dr strangelove photo2 banner

Garip Doktor / Dr. Strangelove (1964)

1939-1945 yıllarını kapsayan 2. Dünya Savaşı savaşa dolaylı olarak katılan veya katılmayan birçok ülkeyi doğrudan etkilemişti. Almanya, SSCB, Japonya ekonomik anlamda gerilemişti. Şimdiki Dünya tarihine baktığımızda Almanya, Rusya ve Japonya ekonomik seviyesi en yukarda olan ülkelerden olduğunu görürüz. SSCB meşhur Stalingard muharebesinden çıkmış, ABD ise Pearl Harbor saldırısına tanık olmuştu. SSCB’ye oranla ABD’de savaştan daha az etkilenmişti. 1960lı yıllarda ise iki ülke arasındaki gerilim hızla ilerlemekteydi.

Stanley Kubrick’in 1964 yılında çektiği,  Peter George’un “Red Alert” romanından uyarlanan kara mizah türündeki Dr. Strangelove or How I Learned to Stop Worrying and Love the Bomb 2. Dünya savaşı sonrasında SSCB ve ABD’nin politikasını çetrefilli bir dille eleştiriyor. Olası bir 3. Dünya Savaşı için füze depolayan, yayılmacı bir politika izleyen bu iki ülke filmde nükleer bomba krizinin eşiğine geliyor.

drstrangelove photo1Filmin başında General Ripper ve Yüzbaşı Mandrake bir telefon görüşmesi gerçekleştiriyorlar. Ve bu konuşmanın sonucunda General Ripper, yüzbaşına her an tetikte olmaları için sürekli uçan 34 tane bombardıman uçağına Plan R komutunu vermesini istiyor. Peki nedir bu Plan R?  Washington’ın saldırıya uğradığı anda kontratak bir şekilde kendilerini savunmaları için düşmana karşı taarruza geçmeleri emrini veren bir acil savaş planıdır. Oldukça olağan bir komut gibi görünsede General Ripper Washington’a yönelik herhangi bir saldırı söz konusu değil iken bu emri vermesi olağan dışı olarak karşılanabilir.

“Savaş generallere bırakılmayacak kadar önemli bir iştir.” – Georges Clemenceau

Ripper’a göre; savaş politikacılara bırakılmayacak kadar önemlidir. General Ripper’ın çizmiş olduğu karakter; gözü dönmüş, komünist düşmanı, milliyetçi akıma ayak uyduran yapıdadır. Kendi kendine oluşturduğu bir paranoya ise komünistlerin kendi halkının suyuna flor karıştırdığı düşüncesidir. (Flor; kısırlığa sebep olan bir madde) General, bu hipotezini Mandrake ile olan yüz yüze konuşmasında “Bir komünist iyi bir sebebi yoksa asla su içmez.” cümlesiyle sebepleştiyor. Bu cümleyi söyledikten sonra bir anda General Ripper’a inanasınız geliyor. İkili arasında diyaloglarda Mandrake ve Ripepr sürekli birbirini ikna etme tutumu sergiliyorlar. Ripper savaşı ne kadar çağırıyor ise Yüzbaşı Mandrake o kadar uzaklaştırmak için çabalıyor.

dr-strangeloveBütün bunlar olurken bir tane B-52 tipi savaş uçağının kaptanı olan Binbaşı Kong kovboy şapkasını takıp savaş narası atmaya çoktan başlamıştır. Savaş öncesi askerlerle yaptığı konuşmasında “Nükleer savaş hakkında duygusal olmasaydınız zaten insan olmazdınız” sözüyle nükleer savaşın öneminin altını çiziyor. Stanley Kubrick’in Pentagon’dan B-52 tipi uçağın tasarımı için destek istemesi fakat bu isteğin reddedilmesi Kubrick’in yapay B-52 kokpiti yapmaya itiyor. Kokpitin orjinaline baktığınızda neredeyse gerçeğinden farksız olduğunu görüyoruz. Filmin uçak içindeki kısımlarında sürekli arka fonda çalan müzik  (When Johhny Comes Marching Home) izleyici savaşa adapte ediyor.  Bu müzik film boyunca oluşan siyasi muziplikleri unutturuyor.

Başkan Muffley’in başı çektiği sahnelerde ise bir kaos hakim. Fakat kaosun doğurabileceği gerilimden çok izleyicide oluşan duygu merak ve heyecan. Filmin geneline bakarsak esprilerin burda daha yoğun olduğunu söyleyebiliriz. Sarhoş bir SSCB başbakanı ile Başkan Muffley’in müzakare etme çabasından tutunda, ABD Başkanının kendi kara birliklerine saldırması ve kendi savaş uçaklarının koordinatlarını vermesine kadar neredeyse olması imkansız sahnelere tanık oluyoruz. Başkan ve diğer devlet adamları ne kadar ılımlı bir portre çizse de bombayı durdurmak için bu kadar ekstra enerji harcamalarının iki sebebinin olduğunu görüyoruz. İlki SSCB’nin geliştirdiği fakat varlığından emin olmadıkları kıyamet silahından korkmaları, ikincisi ise Başkan Muffley’in tarihe ikinci Hitler olarak geçmek istememesi.

Başrolde yer alan Peter Sellers karşımıza Yüzbaşı Mandrake, Başkan Muffley ve filme de ismini veren karakter Dr. Strangelove olmak üzere üç rolde çıkıyor. İlk bakışta aynı oyuncu olduğu anlaşılmasa da işin aslını öğrenince filmin Peter Sellers güzellemesi olduğu ortaya çıkıyor.  Yan rolde General Ripper’dan daha çok mizacı ile ön plana çıkan isim ise General Turgidson performansıyla George C. Scott oluyor. Filmde çok fazla oyuncu boy göstersede film boyunca Peter Sellers’ın başını çektiği ve yan rolde Scott’ın ona eşlik ettiği bir yapım izliyoruz.

Peter Sellers’ın canlandırdığı Dr. Strangelove karakterine biraz değinecek olursak kadrajda yer aldığı süreye ters oranla oldukça akılda kalıcı bir karakter olarak karşımıza çıkıyor.  Sergilediği tavırlardan nazi sempatizanı olduğu rahat bir şekilde anlaşılıyor.  Kıyamet silahı patlaması halinde oluşacak senaryoda Başkan Muffley Dr. Strangelove’ın fikrini her bulduğu fırsatta alma gereksimininde bulunuyor. Dr. Strangelove’un fikri ise Hitler’in mükemmel Alman ırkı saplantısıyla birebir örtüşüyor. Olası bi felakette bilim adamlarını, siyasileri ve güzel kadınları alın işe yaramayanları ise geride bırakabilirsiniz diyor.

bombİnce göndermelerinde barındırıldığı bir film Dr. Strangelove. Savaşın eşiğine gelinmiş bir durumdayken komünist rejim karşıtı bir düşünceye sahip askerin Coca-Cola makinası ile imtihanı oldukça ince işlenmiş bir sahne. Buna ek olarak askeri üssün her tarafına yazılı olan “Peace is our profession”(Barış bizim işimiz) yazısı askeri üsde en son görmeyi düşünceğimiz yazılardan. Her yere savaş götüren silahlar nasıl olurda barışı temsil edebileceğini aklımız almıyor.

1964 yapımı olmasına rağmen halen diriliğini koruyabilen bir yapım. Sıkmayan kurgusu ve başarılı performansların yer aldığı yapımda iki ülkenin nasıl savaşa girdiğini mizah silahını kullanarak Kubrick çok güzel işliyor. Muhakkak her sinemaseverin bir kaç izlemesi gereken türden bir yapım.

1939-1945 yıllarını kapsayan 2. Dünya Savaşı savaşa dolaylı olarak katılan veya katılmayan birçok ülkeyi doğrudan etkilemişti. Almanya, SSCB, Japonya ekonomik anlamda gerilemişti. Şimdiki Dünya tarihine baktığımızda Almanya, Rusya ve Japonya ekonomik seviyesi en yukarda olan ülkelerden olduğunu görürüz. SSCB meşhur Stalingard muharebesinden çıkmış, ABD ise Pearl Harbor saldırısına tanık olmuştu. SSCB’ye oranla ABD’de savaştan daha …

Genel Puanlama

Senaryo - 93%
Yönetmen - 94%
Oyunculuk - 86%
Teknik - 85%
Müzik - 89%

89%

Okuyucu Oylaması İlk olun!
89

Hürrem Celil Erdoğan Hakkında

Denizli’de doğup büyüdükten sonra üniversite okumak için aynı zamanda şu anda yaşadığım şehir olan İzmir’e geldim. Ege Üniversitesi Matematik Bölümünü stresli uzun bir yolculuktan sonra bitirdim. Sinemaya olan ilgim ise, sinemanın dertleri unutturan tarafını keşfetmekle oldu ve ben de bu sayede sinemanın büyülü dünyasına kapılanlar tarafına geçtim. Bu büyülü dünyayı somutlaştırmak içinse birdunyafilm.co’yu kurdum.

Bir Cevap Yazın