Meraklısına Filmekimi Rehberi

 29 Eylül – 8 Ekim tarihleri arasında bu sene ilk olarak İstanbul’da gerçekleşecek olan Filmekimi her sene üstüne koyarak seyirciyle buluşuyor. Senenin vizyona girmesini merakla beklediğimiz filmlerini bizlere sunan Filmekimi bu sene her zamankinden çok daha iddialı. Biz de birdunyafilm.co olarak yılın en fazla beklediğimiz festivalinin en fazla beklediğimiz filmlerini sizler için seçtik. 

Filmekimi’nin yer aldığı diğer şehirlerde gösterim tarihi şu şekilde;

Eskişehir: 13-15 Ekim
İzmir: 20-24 Ekim
Ankara: 13-17 Ekim
Edirne: 6-8 Ekim
Diyarbakır: 20-22 Ekim
Bodrum: 27-29 Ekim


Dosyayı Derleyen: Tuncay Uravelli  | Editör: Hürrem Erdoğan

Liste yazarlarımızın seçtiği filmlerin sıraya konulmasıyla oluşmuştur.


20170530023026623263 
1. KUTSAL GEYİĞİN ÖLÜMÜ (The Killing of a Sacred Deer)

2015 senesinde The Lobster ile büyük sükse yapan Yunan yönetmen Yorgos Lanthimos’un Cannes Film Festivali’nden senaryo ödülü ile dönen son filmi, bir cerrahı ve ailesini mercek altına alıyor. Lanthimos, kendini dünyaya duyurduğu Dogtooth filminde yaptığı gibi yine eleştiri oklarını aile kurumuna yönlendiriyor. Başrollerini Colin Farrell ve Nicole Kidman’ın paylaştığı film, yönetmenin en rahatsız edici filmi olarak nitelendiriliyor.


the_square_h_2017

2. KARE (The Square)

Force Majeure
filmi ile çokça övgü alan İsveçli yönetmen Ruben Östlund, son filminde bir sanat galerisi direktörü vasıtasıyla alaycı eleştirilerine devam ediyor. Cannes’dan Altın Palmiye ile dönen filmde, sanat, politika, ticaret, kimlik ve göçmen sorunu gibi girilmedik bölge bırakmayan yönetmen, sivri dilini ve özgün mizahını kullanarak medeniyetin ve insanlığın geldiği noktayı deşiyor. İronisi ve ele aldığı konular bakımından Toni Erdmann’ı hatırlatan film, İsveç’in Oscar adayı.


Three_Billboards_01
3. ÜÇ BİLLBOARD EBBING ÇIKIŞI, MISSOURI (Three Billboards Outside Ebbing, Missouri)

In Bruges ve Seven Psychopaths ile ismini duyuran Martin McDonagh’ın filmi, kızının ölümünün üstünden bir sene geçmesine rağmen katilin yakalanmaması sonucu ipleri eline alan bir annenin hikâyesini trajikomik bir dille anlatıyor. Venedik Film Festivali’nden En İyi Senaryo ödülü ile ayrılan film oyuncu kadrosu ile dikkat çekiyor. 20 sene önce Fargo ile Oscar’a uzanan Frances McDormand, yine o performansını hatırlatan başarılı oyunculuğu ile bu senede Oscar adaylığına ve hatta ödüle ulaşabilir.

 
you-were-never-really-here
4. YOU WERE NEVER REALLY HERE

Glasgow doğumlu yönetmen Lynne Ramsay’in Cannes Film Festivali’nden En İyi Senaryo ödülü ile ayrılan filmi, bir Körfez Savaşı gazisini ana karakter olarak alıp bizleri suçlar sarmalının içine sürüklüyor. Joaquin Phoenix’e Cannes’da En İyi Oyuncu ödülü kazandıran film, yenilikçi kurgusu ile dikkat çekiyor. We Need to Talk About Kevin ile hâlihazırda bir başyapıta sahip olan yönetmenin, çıtayı nerelere çektiği konusunda sabırsızlanıyoruz.

 
the-shape-of-water-1300x667
5. AŞKIN GÜCÜ (The Shape of Water)

Filmekimi’nin bu seneki son dakika sürprizlerinden olan film, Meksikalı yönetmen Guillermo del Toro’nun Pan’s Labyrinth’den beri çektiği en tatmin edici işi olarak yorumlanıyor. 1 hafta önce Venedik’den Altın Aslan ile dönen film, Soğuk Savaş döneminde, gizli bir devlet laboratuvarında çalışan bir kadın ile kurtardığı amfibik yaratık arasındaki ilişkiye odaklanıyor. Çağın en fantastik masal anlatıcısı, bizleri yine zanaatkârlığını kullanarak kurduğu büyüleyici dünyaya davet ediyor.

 
Thelma-933x445
6. THELMA

Kuzey Avrupa sinemasının son dönem başarılı temsilcisi Joachim Trier’in çektiği film, taşrada büyümüş bir kızın üniversite okumak için büyük şehre taşınması ve sınıf arkadaşlarından birine aşık olması ekseninde ilerliyor. Bu süreçte kendini ve fantastik güçlerini keşfeden ana karakterin değişen psikolojisini irdeliyor. Oslo, 31 August ve Louder Than Bombs gibi dramlarla tanıdığımız yönetmen bu kez gerilim türünü deniyor.


image-1
7. BENİ ADINLA ÇAĞIR (Call Me by Your Name)

Sundance Film Festivali’ndeki ilk gösteriminden itibaren aldığı övgüler sebebiyle Ocak ayından beri merakla beklediğimiz Luca Guadagnino filmi, bizleri 1983 yazına, bir ailenin Kuzey İtalya’nın ufak bir kasabasındaki tatiline götürüyor. Hikâyesini bir romandan alan film, eve konuk olan bir yabancıyı önce merakla sonra tutku ile seyreden 17 yaşındaki erkek çocuğunun gözünden hisler, tutkular yardımıyla özel bir seyirlik sunuyor. Melissa P., I am Love ve A Bigger Splash filmleri ile ismini duyuran İtalyan yönetmen, şimdiden başyapıt olarak anılan filmi ile Akademi Ödülleri’nde de adından sıkça söz ettirecek gibi görünüyor.


8335657

8. PARAMPARÇA (In the Fade)

Hamburg’da Neo-Naziler tarafından gerçekleştirilen terör saldırısında kocasını ve oğlunu kaybeden bir kadının adalet ve intikam mücadelesini konu alan filmi Fatih Akın yönetiyor. Başrol oyuncusu Diane Kruger’a Cannes’da En İyi Kadın Oyuncu ödülü kazandıran film, görüntü yönetmeni Rainer Klausmann’ın yarattığı gerçekçi atmosfer ile dikkat çekiyor. Her yeni çıkan filmi Duvara Karşı (Gegen die Wand) ile karşılaştırılan ve son dönemde eleştirmenlerden iyi yorumlar alamayan yönetmenin çıkış filmi olabilir.


GoodTime

9. SOYGUN (Good Time)

2014 yapımı Heaven Knows What ile isimlerini duyuran yönetmen ikilisi Josh ve Benny Safdie, New York’da tek gecede geçen nefes nefese bir suç kovalamacasına imza atıyor. Sürükleyici kurgusu ve Robert Pattinson’ın başarılı oyunculuğu ile öne çıkan film, Safdie Kardeşler’in Cannes’daki gösteriminde uzun süre ayakta alkışlanmasıyla merakları üzerine çekiyor.


battle-of-the-sexes

10. EZELİ REKABET (Battle of Sexes)

Little Miss Sunshine filminin yönetmen ikilisinin çektiği film, 1973 yılında yaşanmış bir tenis rekabetinin izini süren eğlenceli bir seyirlik sunuyor. Dünya 1 numarası Billie Jean King ile eski şampiyon Bobby Riggs arasında yapılan bu tenis maçının öncesine ve cinsiyetler mücadelesine dönüşen efsane maça odaklanan filmde Emma Stone ve Steve Carell yıldızlaşıyor.


3336b9fe70bbabc7b65df6710c54dba7c285b27c
11. MUTLU SON (Happy End)   

Uzun zaman sonra Alman yönetmen Michael Haneke’yi Cannes Film Festivali’nden eli boş gönderen film, fazlasıyla yozlaşmış bir aile üzerinden Avrupa burjuvasinin günümüzde geldiği noktaya bakıyor. Yönetmen, önceki filmlerinde kullandığı temaların bir karışımını yöntem edinerek güncel dünya sorunlarının irdelendiği aynı zamanda ürkünç ve komik olabilen bir taşlamaya imza atıyor.


120_battements_par_minute_filme_aids_gay_palma_ouro_cannes_queer_juri

12. KALP ATIŞI DAKİKADA 120 (120 BPM)

Cannes Film Festivali’nden Büyük Jüri ve Kuir Palmiye ödülleriyle dönen film, 90’lı yıllarda Paris’te AIDS konusunda doğrudan eylem yoluyla farkındalık yaratmaya çalışan Act-Up grubunun hikâyesini anlatıyor. 2008 senesinde Altın Palmiye kazanan The Class filminin senaryosunda Laurent Cantet ile beraber imzası olan yönetmen Robin Campillo, karakterler üzerinden ilerleyen, isminin hakkını veren tempolu ve dramatik bir filmle geliyor. Film, Fransa’nın Oscar Adayı seçildi.


18-aronofsky-lede.w710.h473
13. anne! (Mother!)

Bir önceki filmi Noah ile sevenlerini hayal kırıklığına uğratan yönetmen Darren Aronofsky, ilk gösteriminin yapıldığı Venedik Film Festivali’nden beri beğeneni, nefret edeni, alay edeni ile büyük gürültü kopartan filminde bir çiftin evine gelen davetsiz misafirlerin evde huzursuluk yaratması üzerinden ilginç bir gerilim filmi yaratıyor. Jennifer Lawrence, Javier Bardem, Ed Harris ve Michelle Pfeiffer’ın oyuncu kadrosunda başı çektiği film, dinler tarihi üzerine 2 saatlik bir kabus izletiyor.
 

zama-lucrecia-martel-movie
14. ZAMA

Antonio di Benedetto’nun 1956 basımı aynı isimli romanından uyarlanan film, 18. yüzyılda Paraguay’da geçen bir sömürge distopyası olarak nitelendiriliyor. Arjantinli kadın yönetmen Lucrecia Martel’in çektiği bu dönem filmi, Don Diego de Zama adında bir İspanyol subayın eve dönmek için beklediği süreci tuhaf bir bunalıma dönüştürüyor.


Loveless-1-620x414
15. SEVGİSİZ (Loveless)

Çağdaş Rus sinemasının en yaratıcı yönetmeni Andrey Zvyagintsev’in Cannes’dan Jüri Ödülü ile dönen filmi, başarısız bir evlilik üzerinden toplumun yozlaşmış taraflarını gözler önüne seriyor. Boşanmak üzere olan çiftin evde yarattığı mutsuz ortam sonucu evden kaçan çocuklarını arama çabalarını konu edinen film, yönetmenden aşina olduğumuz Tarkovskivari planlarla dikkat çekiyor.


GÖZDEN KAÇMAMASI GEREKEN DİĞER FİLMLER

DERİN SULAR (Submergence)
UYSAL BİR RUH (Krotkaya)
SADAKAT (Le Fidéle)
THE BEGUILED
ERTESİ GÜN (Geu-Hu)
HAKARET (L’insulte)
JÜPİTER’İN UYDUSU (Jupiter’s Moon)
FOXTROT
LUCKY
 

Tuncay Uravelli Hakkında

91 doğumlu. Pamukkale Üniversitesi Gıda Mühendisliği bölümü mezunu. Ankara'da yaşıyor. Lise döneminde Fight Club'ı izledikten ve dövüş filmi olmadığını anladıktan sonra sinemaya ilgisi tutkuya dönüştü. Bu tutku üniversitede edebiyata yönelse de film bitip jenerik aktığında sinemasız yapamayacağını her seferinde yeniden idrak ediyor. (Ayrıca) Je est un autre.

Bir Cevap Yazın