heartstone birdunyafilmco1

Heartstone(2017): Yerelden Evrensele Uzanan Bir Büyüme Hikayesi

Bazen öyle iyi ilk filmler izliyoruz ki başka filmler için yaptığımız “bir ilk filme göre çok iyi”, “ilk film olduğu için bazı kusurları görmezden gelinebilir” savunmaları bir anda anlamını yitiriyor. Son of Saul, Das Leben der Anderen, Amores Perros gibi filmleri düşündüğümüzde bir filmin ilk film olması onun başyapıt olmasının önünde engel olmadığını görüyoruz. Guðmundur Arnar Guðmundsson tarafından yazılıp yönetilen 2016 İzlanda yapımı Hjartsteinn veya ingilizce ismiyle Heartstone da böyle bir ilk film. Bu nedenle ‘çok iyi bir ilk film’, ‘çok iyi bir büyüme hikayesi’, ‘çok iyi bir LGBT film’i şeklinde tanımlamaların hepsi doğru olsa da filmin değerini daralttığını düşünüyorum. Heartstone hem içerik hem biçimle öne çıkmayı başaran eserlerden. 2016’da Venedik Uluslararası Film Festivali’nin yarışma bölümünde gösterilen ilk İzlanda filmi olma unvanına sahip film, Kuir Aslan ödülüne layık görüldü.

Heartstone, İzlanda’nın bir balıkçı köyünde geçen Thor ve Kristján adlı ergenliğin sınırında iki arkadaşın büyüme ve kendilerini keşfetme sancılarını konu alıyor. Thor’un cinselliği kasabadaki genç kızlardan Beta, Kristján’ın ise Thor aracılığıyla keşfetme sürecini aile, arkadaşlık, ergenlik gibi kavramlar ve “mahalle baskısı”, farklı olana tahammülsüzlük gibi temel insanlık sorunlarıyla birlikte ele alması ile de yerel bir hikayeden yola çıkarak evrensel bir film olmayı başarıyor. Konu itibariyle alışık olduğumuz klişe büyüme ve dolaptan çıkma hikayesi gibi bir hava oluştursa da özenli yazılmış karakterler, biçim ve içeriğin kusursuz uyumu ve ele aldığı kavramları çorba etmeden harmanlayabilmesi ile hemen türdeşlerinden farklı bir konuma oturuyor.
heartstone birdunyafilmco
İskandinav filmlerinde çokça gördüğümüz doğanın bir anlatı ögesi olarak kullanımı Heartstone’da da başarıyla uygulanmış. Yazın başlayan filmin giderek kışa çevirmesi ve İzlanda’nın acımasız iklimi ve doğası karakterlerin sancılı büyüme ve kendilerini keşfetme süreçlerini vurgulamak adına önemli bir karakter haline gelmiş. Doğanın güzelliği ama acımasızlığı insan doğasının da bir yansıması olarak kullanılmış. Yönetmenin vizyonu ve Victoria (2015), Rams (2015) gibi sinematografisiyle öne çıkan yapımların ödüllü görüntü yönetmeni Sturla Brandt Grøvlen’in de kamerasıyla Heartstone görsel olarak da oldukça etkileyici. Doğal ışık ve pastel renk kullanımı hikayenin gerçekliği başarıyla yansıtırken yakın plan çekimler de karakterlerin iç dünyalarını daha iyi anlayabilmemizi sağlıyor.

Filmde doğayla birlikte hayvanlar da sıkça kullanılmış. Açılış ve kapanışında gördüğümüz balık avlama sekanslarındaki balıklar, kaçabilmek için kendi ayaklarını koparan tavuklar, köpeklerin saldırısına uğrayan sürü gibi pek çok hayvan anlatıya dahil edilmiş. Özellikle iskorpit balığı, izleyicinin belleğinde yer edecek sarsıcı sahnelere konu olarak başarılı bir metafor haline gelmiş.
heartstone birdunyafilmco2
Filmdeki performansların büyük çoğunluğunu çocuk oyuncular oluşturuyor. Hepsi oldukça doğal ve başarılı ancak özellikle ilk performansı olan Thor ile Baldur Einarsson için ayrıca bir parantez açmak gerekiyor zira abartısız ama etkili performansı filmi sırtlayan ögelerden biri. Tabi bu noktada Einarsson’la birlikte oyuncu yönetimindeki başarısından dolayı Guðmundsson’ı da tebrik etmek gerekiyor.

Heartstone yazılarak kolaylıkla anlatılacak/anlaşılacak değil, hissedilecek bir film. Gücünü gerçekliğinden alan ve herkesin kendinden ve çevresinden bir şeyler bulabileceği film kesinlikle görülmesi ve mümkünse beyaz perdede görülmesi gereken film Haziran vizyonunun da en iyi alternatiflerinden biri.
Bazen öyle iyi ilk filmler izliyoruz ki başka filmler için yaptığımız “bir ilk filme göre çok iyi”, “ilk film olduğu için bazı kusurları görmezden gelinebilir” savunmaları bir anda anlamını yitiriyor. Son of Saul, Das Leben der Anderen, Amores Perros gibi filmleri düşündüğümüzde bir filmin ilk film olması onun başyapıt olmasının önünde engel olmadığını görüyoruz. Guðmundur …

Genel Puanlama

Senaryo - 80%
Yönetmen - 85%
Oyunculuk - 90%
Teknik - 95%
Müzik - 80%

86%

Okuyucu Oylaması 3.9 ( 1 Oylamalar)
86

İlkyaz Altuğ Hakkında

1994 yılında Ankara'da doğup büyüdüm. Bilkent'te Endüstri Mühendisliği okumama rağmen asıl tutkumun sosyal bilimler ve sanat olduğunu fark ettim, en çok da sinema. Godard'a göre 'sinema saniyede 24 defa gerçektir' gerçeğin peşine düşmek için daha iyi bir yol bulamadım ben de. Okuyarak, fotoğraf çekerek ve film izleyerek cevaplar aramaya devam ediyorum ve edeceğim.

Bir Cevap Yazın