MV5BMTQ2MTgyMDAzN15BMl5BanBnXkFtZTcwOTAwNTkxNA@@._V1__SX1857_SY903_

Uykusuz / Insomnia (2002)

Tıp literatüründe Insomnia; uyumama veya uykuya bir türlü dalamama sorunu olarak yer almaktadır. Filmde Al Pacino’nun oynadığı Dedektif Will Dormer karakteri de bu uyku sorunundan muzdariptir ve sürekli diğer karakterler tarafından uykusuz olduğu yüzüne vurulur. 1997 Norveç yapımı aynı isimli filmden Christopher Nolan tarafından uyarlanan Insomnia; polisiye ve suç tarzından ziyade psikolojik gerilim ve gizem türünde öne çıkmaktadır. Nolan’ın filmografisine baktığımız zaman; son zamanlarda kendi tarzının oluşmasını sağlayan filmlerden ziyade Nolan’ı Nolan yapan filmlerin; gizem ve gerilim tarzında yaptığı filmler olduğunu rahatlıkla görürüz.

Insomnia, açılış sekansı eşsiz ormanlar, oldukça heybetli buzullar ve içine düştüğünüzde soğuktan donacağınız izlenimi veren okyanus manzarası ile başlıyor. Daha sonrasında bu manzaranın Alaska’ya ait olduğunu anlıyoruz. Hikayemiz ise filmde sık sık Halibut balığının başkenti olarak vurgulanan Nightmute’da geçiyor. Los Angeles polis departmanında görevli iki dedektif Dormer (Al Pacino) ve Eckhart (Martin Donovan) bu küçük balıkçı kasabasına henüz 17 sinde olan genç bir kızın cinayetini araştırmak için gidiyorlar. Onları karşılayan ise Hilary Swank’in canlandırdığı yerel bölgede polis memuru olan Ellie. Ellie, Dormer’ın Los Angeles’daki cinayet soruşturmalarını çok yakından takip eden ve ona hayranlık besleyen, istekli ve acemilikten çıkmaya çalışan bir polistir. Zaten hayranlığını ilk karşılaşmalarında da belli eder. Dormer ise LAPD’da sorumlu olduğu bir davadan adına soruşturma açıldığı için oldukça dalgındır. Kasabadaki bu cinayet çaylak memur Ellie için nasıl bir sınav ise Dedektif Dormer için de kendini ispatlamaya ve adını bir nevi temize çıkarmaya çalıştığı bir sınavdır. Aynı zamanda Will adına açılan soruşturma Will’in ortağı Hap ile arasında bir gerginliğe sebep olur. Bu gerginliği filmin bir kısmı boyunca sürekli hissediyoruz. Daha sonra ise tecrübeli Dedektif Will’in yakaladığı bir ipucu sonrasında bir kitap yazarı olan Finch’in peşine düşüşüne şahit oluyoruz. Onu tam yakalayacak iken ava gidip de avlanan avcı konumuna düşüp kendi içinde psikolojik gerilimini yaratıyor. Finch’i canlandıran oyuncu ise neredeyse hiçbir filmde kötü rolde oynamamış Robin Williams. Onu böyle bir rolde izlemek ise izleyicide ilginç duygular uyandırıyor. Ona bir süre katil etiketini yapıştıramıyoruz.MV5BMTg0NTc5MTc4NF5BMl5BanBnXkFtZTcwNDEwNTkxNA@@._V1__SX1857_SY859_

Alaska’da gecenin görülmediği mevsimde küçük kasabanın dinginliğini hissettiren, Al Pacino’nun film boyunca uykusuz bir dedektifin nasıl olabileceğini çok iyi aksettirdiği bir yapım Insomnia.

Nolan filmlerinde özellikle kurgu ve oyuncu kadrosu kalite yönüyle oldukça öne çıkar. Belki de bunu ilk zamanlar can simidi olarak gördüğündendir belki de gişeye daha çok ilgi çekmek istemesindendir.

Memento ve The Prestige’in de soundtracklerini yapan David Julyan burda da Nolan’ı yalnız bırakmıyor fakat Nolan bir süre sonra sadakatini yitiriyor ve Zimmer ile yola çıkıp onun yakasını hiç bırakmıyor.

Son birkaç şey söylemek gerekirse Insomnia genel olarak bakıldığında klasik bir polis-katil kovalamacasından ibaret. Bu şablon dışına çıkmıyor. Bu kategoride onu ön plana çıkaran tek unsur ise bir tarafta Al Pacino’nun diğer tarafta Robin Williams’ın yer alması. Bu iki oyuncunun karşılıklı performanslarını izlemek için oldukça iyi bir fırsat olduğunu düşünüyorum. İyi seyirler.

Tıp literatüründe Insomnia; uyumama veya uykuya bir türlü dalamama sorunu olarak yer almaktadır. Filmde Al Pacino’nun oynadığı Dedektif Will Dormer karakteri de bu uyku sorunundan muzdariptir ve sürekli diğer karakterler tarafından uykusuz olduğu yüzüne vurulur. 1997 Norveç yapımı aynı isimli filmden Christopher Nolan tarafından uyarlanan Insomnia; polisiye ve suç tarzından ziyade psikolojik gerilim ve gizem …

Genel Puanlama

Senaryo - 70%
Yönetmen - 74%
Oyunculuk - 89%
Teknik - 71%
Müzik - 74%

76%

Okuyucu Oylaması İlk olun!
76

Hürrem Celil Erdoğan Hakkında

Denizli’de doğup büyüdükten sonra üniversite okumak için aynı zamanda şu anda yaşadığım şehir olan İzmir’e geldim. Ege Üniversitesi Matematik Bölümünü stresli uzun bir yolculuktan sonra bitirdim. Sinemaya olan ilgim ise, sinemanın dertleri unutturan tarafını keşfetmekle oldu ve ben de bu sayede sinemanın büyülü dünyasına kapılanlar tarafına geçtim. Bu büyülü dünyayı somutlaştırmak içinse birdunyafilm.co’yu kurdum.

Bir Cevap Yazın