Sinema Akımları: İtalyan Yeni Gerçekçiliği

İtalya’nın 1940’lı yıllarına kadar Mussolini rejimi etkisini göstermişti. O zamana kadar faşist yönetim dokunduğu her yere biz iz bırakıyordu. Bunlardan biri ise dönemin İtalyan sinemasıydı. Başka faşist rejimlere nazaran Mussolini sinema sektöründe kalıcı hasarlar bırakmamıştı. O dönemde yedi yüzü aşkın film çekildi. Bazıları propaganda ve rejimi destekler nitelikte olsa da çoğu bağımsız olarak oluştu. Hatta rejimin o dönemlerde sinema için büyük bir sinema okulu olan The Centro Sperimentale di Cinematografia ve aynı şekilde büyük bir tesis olan Cinecitta’yı kurdu. İtalyan Yeni Gerçekçiliği ise tam da bu aralar kendini göstermeye başladı. Literatürlerde Rosselini’nin Roma, Citta Aperta (1945)’sı bu akımın başlangıcı olarak kabul edilse de 1943 yapımı Visconti’nin Ossessione’nun akımın bütün özelliklerini taşıdığı için bazı kaynaklar tarafından asıl başlangıç olarak kabul edilir. Bu ayrıntılarda boğulmamak için İtalyan Yeni Gerçekçiliği’nin altın dönemine Savaş Sonrası İtalyan Yeni Gerçekçiliği demekte fayda var.

Akımın kendini belli eden en önemli özelliğinin kameranın stüdyolardan taşıp sokağa inmesi olarak söyleyebiliriz. Bunun yanında amatör oyuncuların kullanılması, düşük bütçeler harcanılması ve güncel konulara değinilmesi,  bu akımın diğer en önemli özellikleri olarak nitelendirilir. Ayrıca yeni gerçekçilik Hollywood’un ‘mutlu son’ olgusunu da tepetaklak etmeyi başarmıştı. Akımın en önde gelen yönetmenleri Rossellini, De Sica ve Visconti olarak gösterilir. 

İtalyan yeni gerçekçiliği sadece kendine ve İtalyan film endüstrisi içinde olanlara yarar sağlamamıştır. Stüdyoları yıkarak basmakalıp düzene ilk baş kaldırış olarak adını sinema tarihine yazdırmıştır. Hemen arkasından ondan körü körüne etkilenen Fransız yeni dalgası ise dünya sinemasına adını yazdırmakla kalmaz aynı zamanda ona yön vermiştir. Düşük bütçelerle, amatör oyuncularla bu işin gerçekleşmesinin mümkün olduğunu gören Godard, Traffaut, Rivette, Rohmer gibi yönetmenler koltuklarına oturdular ve durmadan film üretmeye başladılar. Akımın en önemli filmleri ise;

Ossessione

Rome, Citta Aperta (Eleştirisi için)

Paisan

Shoeshine

Germany Year Zero (Eleştirisi için)

Bitter Rice (Eleştirisi için)

The Bicycle Thief

The Earth Trembles

Stromboli (Eleştirisi için)

Miracle in Milan

Umberto D. (Eleştirisi için)

Journey to İtaly

La Strada

 

 

 

Hürrem Celil Erdoğan Hakkında

Denizli’de doğup büyüdükten sonra üniversite okumak için aynı zamanda şu anda yaşadığım şehir olan İzmir’e geldim. Ege Üniversitesi Matematik Bölümünü stresli uzun bir yolculuktan sonra bitirdim. Sinemaya olan ilgim ise, sinemanın dertleri unutturan tarafını keşfetmekle oldu ve ben de bu sayede sinemanın büyülü dünyasına kapılanlar tarafına geçtim. Bu büyülü dünyayı somutlaştırmak içinse birdunyafilm.co’yu kurdum.

Bir Cevap Yazın