Ana Sayfa Dosyalar Yerli Sinema

Yerli Sinema

Bir Zamanlar Anadolu’da (2011): Anadolu’nun Soğuk Topraklarında Hiyerarşi ve İş Ahlakı

Bir Zamanlar Anadolu’da 2011 yılında Nuri Bilge Ceylan tarafından Türk sineması ve seyircisine armağan edilen bir başyapıttır. Ceylan, bu başyapıtla özellikle kamu yönetimi ve ülkenin 3 organının (yasama/yürütme/yargı) işleyişi bakımından hem fikir sahibi olmamızı sağlıyor hem de işlevsel bozuklukları gözümüzün önüne seriyor. Eleştirisini küçük bir kar topunu yuvarlayarak büyüten, kocamanlaştıran bir çocuk edasıyla yavaşça izleyiciye […]

Daha (2018): İnsanlığın Bittiği Yer

Dünya prömiyerini Karlovy Vary Film Festivali‘nde yapan film, Adana Film Festivali ve 54. Ulusal Yarışmadaki gösterimlerinin ardından yeni yılın ikinci vizyon haftasında sinema salonlarında seyircisiyle buluştu. Onur Saylak‘ın ilk uzun metrajı olan “DAHA”, Hakan Günday’ın aynı adlı eserinden uyarlandı. Hakan Günday‘ı aynı zamanda filmin senaryo kadrosunda da görüyoruz. Onur Saylak ve Doğu Yaşar Akel de […]
arif v 216
8.5

Yeşilçam’a Saygı Duruşu: Arif V 216 (2018)

Cem Yılmaz, 2004 yılında G.O.R.A. ile hayatımıza yerleştirdiği Arif Işık karakterini 2008 yılında A.R.O.G. ile 1 milyon yıl öncesine götürmüştü. Aradan geçen 10 yılın ardından Cem Yılmaz, Arif Işık karakterini alıp, yanına kadim dostu 216’yı da ekleyerek onları zamanda bir yolculuğuna çıkarıyor. Yönetmenliğini Kıvanç Boruönü’nün (Patron Mutlu Son İstiyor, Kocan Kadar Konuş, Görümce) üstlendiği “Arif […]

Muhsin Bey (1987): Musiki Tınısında Bir Hayat

Ömrünü musiki ile geçirmiş, “ağlamakla, inlemekle, ömrüm gelip geçiyor” diyen Müzeyyen Senar’da kendini bulmuş, vakur duruşlu onurlu bir adam Muhsin Kanadıkırık.  Organizatörlük mesleğini icra ederken, sevdiği musiki camiasında, ‘musiki’ müziğin edebi duruşu ile kendi ev yaşamının her hâlinde ve karakterinin her bir zerresine işlemiş olarak nefes alır.  Çiçeklerini dahi sularken isimleri ile seslenip onları zarif […]

İşe Yarar Bir Şey (2017): Edebiyat İşimize Yarar Mı?

11’e 10 Kala (2009) ve Gözetleme Kulesi (2012) filmlerinin ardından üçüncü uzun metrajı ile seyirci ile buluşan Pelin Esmer, şair olduğunu açık etmeyen avukat Leyla’yı ve stajyer hemşire Canan’ı, Ankara-İzmir arasındaki tren yolculuğuna ortak ediyor. Bu ikili, boyundan aşağısı felçli olan Yavuz’un isteğini yerine getirmek maksadıyla ortak harekete geçme kararı alıyor. İçinden şiirler geçen şiirsel bir film yapma amacıyla […]

Gölge Oyunu (1992): Mağara* Duvarlarında İzlenilen Raks

Gülşen-i  Raz‘ın  yorumcularından  biri, Zahir’i  görenin  çok geçmeden  Gül’ü  de  göreceğini  söyler;  bunu  söyleyerek  arkasından  Attar’ın  Esrârnâme‘sinde  geçen  bir  dizeyi  aktarır:  ‘Zahir,  Gül’ün  Gölgesi  ve  Perde’nin  Açılması’dır.’ J.L. Borges – ZâhirZaman ve mekanın adem olduğu ve fakat sayılamayacak çoklukta gözün ki bu bahçede su verdiğin ağaçtır ve âdem olarak sadece bakmakla ‘sınırlı’ kaldığın ‘şeyler’ tarafından ‘görüldüğün’ […]