Yerli Sinema

Muhsin Bey (1987): Musiki Tınısında Bir Hayat

Ömrünü musiki ile geçirmiş, “ağlamakla, inlemekle, ömrüm gelip geçiyor” diyen Müzeyyen Senar’da kendini bulmuş, vakur duruşlu onurlu bir adam Muhsin Kanadıkırık.  Organizatörlük mesleğini icra ederken, sevdiği musiki camiasında, ‘musiki’ müziğin edebi duruşu ile kendi ev yaşamının her hâlinde ve karakterinin her bir zerresine işlemiş olarak nefes alır.  Çiçeklerini dahi sularken isimleri ile seslenip onları zarif ibriği ile yeşerten Muhsin Bey, ...

Devamını okuyun »

İşe Yarar Bir Şey (2017): Edebiyat İşimize Yarar Mı?

11’e 10 Kala (2009) ve Gözetleme Kulesi (2012) filmlerinin ardından üçüncü uzun metrajı ile seyirci ile buluşan Pelin Esmer, şair olduğunu açık etmeyen avukat Leyla’yı ve stajyer hemşire Canan’ı, Ankara-İzmir arasındaki tren yolculuğuna ortak ediyor. Bu ikili, boyundan aşağısı felçli olan Yavuz’un isteğini yerine getirmek maksadıyla ortak harekete geçme kararı alıyor. İçinden şiirler geçen şiirsel bir film yapma amacıyla yola çıkan yönetmen, edebiyatın, yaşamın, ...

Devamını okuyun »

Gölge Oyunu (1992): Mağara* Duvarlarında İzlenilen Raks

Gülşen-i  Raz‘ın  yorumcularından  biri, Zahir’i  görenin  çok geçmeden  Gül’ü  de  göreceğini  söyler;  bunu  söyleyerek  arkasından  Attar’ın  Esrârnâme‘sinde  geçen  bir  dizeyi  aktarır:  ‘Zahir,  Gül’ün  Gölgesi  ve  Perde’nin  Açılması’dır.’ J.L. Borges – ZâhirZaman ve mekanın adem olduğu ve fakat sayılamayacak çoklukta gözün ki bu bahçede su verdiğin ağaçtır ve âdem olarak sadece bakmakla ‘sınırlı’ kaldığın ‘şeyler’ tarafından ‘görüldüğün’ zamanın mekanın ve o markajından ...

Devamını okuyun »

Eşkıya (1996): Eşkıyalar Hâlâ Ölünce Yıldız Olur Mu?

80’lerden itibaren Yeşilçam’ın yavaş yavaş etkisini kaybetmesiyle beraber Türk sineması hem üretim hem de seyirci bakımından büyük bir kriz yaşamaya başlamıştır. Ancak 1996 yılında Eşkıya’nın beyaz perde ile buluşması her şeyi değiştirmiştir. Birçokları tarafından Türk sinemasının kaderini değiştiren film olarak görülen Yavuz Turgul – Şener Şen işbirlikli Eşkıya, vizyona girdiği tarihte o dönemki en yüksek gişe hasılatını elde etmiş ve ...

Devamını okuyun »

Gönül Yarası (2005): Adı Konulamayan Sevgi

Bundan yaklaşık 40 yıl önce sinema sektöründe ürün vermeye başlayan Yavuz Turgul, Türk sineması için sayısız filmin altına imzasını attı. Bu filmleri kimi zaman yazdı, kimi zaman yönetti. İlk olarak Nazım Hikmet’in romanından uyarlanan Tosun Paşa’nın beyaz perdeye aktarılmasına vesile oldu. Hemen ardından Türkan Şoray’ın meşhur Sultan’ının senaristliği üstlendi. Sultan’ı Banker Bilo, Çiçek Abbas gibi karakter odaklı filmler takip etti. ...

Devamını okuyun »

Çiçek Abbas (1982): Şoförsen Bas Gaza

Yavuz Turgul, gazetecilikle başladığı hayatına, ilk yönetmenliğini yaptığı Fahriye Abla’dan (1984) önce, Kartal Tibet ve Ertem Eğilmez’in filmlerinde senaryo yazarı olarak devam etmiştir. “Arzu Film Ekolü”nün kurucusu Eğilmez ile birlikte, Türkiye sinemasının Yeşilçam melodramından, “Yeni Türkiye Sineması”na geçişinde köprü görevi yapmıştır. Bu geçişin son filmi olarak nitelendirilebilecek, Turgul’un senaryosunu yazıp yönettiği Eşkıya (1996) önemli bir dönüm noktasıdır. Atıf Yılmaz ve Ömer Kavur‘un da ...

Devamını okuyun »