MV5BMTQ2NDg4MDU3NF5BMl5BanBnXkFtZTcwMjg5Njc1Mg-._V1_SY850_SX575_

Kız Kardeşimin Hikayesi / My Sister’s Keeper (2009)

Fizyolojik hastalıkların, kişiyi ve kişinin çevresindekileri derinden etkilediği su götürmez bir gerçektir. Kişinin yaşamını tehdit eden hastalık, bireyi depresyona sürükleyebilmektedir. Çoğu kez, çeşitli operasyonlardan, olumsuz denemelerden ve hastane odalarından sıkılan birey pes etmek ister; fakat çevresi buna izin vermez. Biraz daha dayanması, şu yolu da denemesi, moralini yüksek tutması gerektiği sürekli dillendirilir. Oysa bu süreçte kişinin ne kadar yıprandığı ve hangi derin duyguları hissettiği çoğu kez göz ardı edilir.
2009 yapımı bu film, tam olarak bu konuya odaklanmaktadır. Kız Kardeşimin Hikayesi, aile olabilmenin önemini vurgularken, ailedeki kanser hastası bir çocuğun hikayesini anlatmaktadır. Kate (Sofia Vassilieva), neredeyse bebek yaşlarında amansız bir hastalığa yakalanır: kanser. Tüm aileyi derinden etkileyen bu durum, kızlarını kaybetmek istemeyen ebeveynleri bir anda çaresiz bırakır. Ne yapacağını bilemeyen anne-baba, kızlarına donör olabilmesi için bir çocuk yapmaya karar verirler. Genetik biliminin de katkısıyla laboratuvar ortamında döllenen, Kate ile tam doku uyuşması sağlayacak özel bir canlı oluşturulur: Anna (Abigail Breslin). İstenilen olmuştur; Anna başarılı bir laboratuvar ürünü olarak ailenin yeni üyesi olur ve ablası Kate’ in sağlığına kavuşması için vazifelerini bir bir yerine getirir. 11 yaşına kadar çeşitli operasyonlar geçirmek zorunda kalan küçük kız Anna, birgün bir anda tüm bu tıbbi işlemlerden sıkıldığını ve artık kendi bedeniyle ilgili söz sahibinin kendi olması gerektiğini söyleyerek avukata başvurur. Ünlü avukat Alexander (Alec Baldwin) sayesinde ailesine dava açan Anna, tüm aileyi bir anda şaşırtmıştır. Kızını hayatta tutabilmek için yıllarca elinden gelen herşeyi yapan fedakar anne Sara (Cameron Diaz), küçük kızının bu ani kararıyla dağılır. Aile üyeleri, Anna’ nın artık ablası için operasyon geçirmek istememesini söylemesiyle bir anda ne yapacaklarını şaşırırlar. Öte yandan Kate her geçen gün daha kötüye gitmektedir. Kardeşinden böbrek nakli yapılması gerekmektedir. Mahkeme derhal sonuçlanmalı ve Kate’ in akıbeti netleşmelidir.
Seyircisinin gözyaşlarını tutmasını zorlaştıran film, dram türündedir. Hep bildiğimiz konuları farklı şekilde işlemesi ve bu konulara değişik açıdan bakmasıyla hatırlanacak Kız Kardeşimin Hikayesi, başlarda şaşırtan ancak sonlara doğru empatik yanımızı güçlendirerek hikayeyi içselleştirip netleştirdiğimiz bir yapım. Sağlığın en önemli zenginlik olduğunu, kaderin çoktan yazılmış olduğunu hatırlamamızı sağlayacak film, dram severlerin fazlaca ilgisini çekeceği için şiddetle tavsiye edilir.
Jodi Picoult’un aynı isimli romanından sinemaya aktarılan Kız Kardeşimin Hikayesi, hastaların haklarını, kronik bir hastalığın sonuçlarını ve aile temellerini nasıl etkilediğini bir kez daha düşünmemize sebep oluyor. Öyküyü 109 dakika ile sürükleyici şekilde sinemaya aktaran isim, Not Defterim’den anımsadığımız yönetmen Nick Cassavetes. Filmin IMDB puanı 7.4’tür. İyi seyirler.
Yazan: Ceren Gökdağ

Fizyolojik hastalıkların, kişiyi ve kişinin çevresindekileri derinden etkilediği su götürmez bir gerçektir. Kişinin yaşamını tehdit eden hastalık, bireyi depresyona sürükleyebilmektedir. Çoğu kez, çeşitli operasyonlardan, olumsuz denemelerden ve hastane odalarından sıkılan birey pes etmek ister; fakat çevresi buna izin vermez. Biraz daha dayanması, şu yolu da denemesi, moralini yüksek tutması gerektiği sürekli dillendirilir. Oysa bu süreçte …

Genel Puanlama

0%

Okuyucu Oylaması İlk olun!
0

Ceren Gökdağ Hakkında

Bir Cevap Yazın