La Strada

La Strada / Ümitsiz Bir Yol (1954)

İtalyan Sineması diyince akla ilk gelen yönetmenlerden Federico Fellini’nin ’60 öncesi filmlerinin en bilineni ve ilk büyük filmidir La Strada. Gümüş Aslan ve Oscar En İyi Yabancı Film ödüllü bu film kimi eleştirmenler tarafından İtalyan Yeni Gerçekçiliği’ne dahil edilip bu akımın son filmi olarak nitelendirilirken kimi eleştirmenler tarafından ise Fellini’nin kendine has anlatım tarzı sebebiyle akıma ihanet olarak görülür.

Öncülü Şiirsel Gerçekçilik (Réalisme Poétique), ardılı ise Fransız Yeni Dalgası (La Nouvelle Vague) olan Yeni Gerçekçilik (Neo-realismo), toplumsal sorunların öne çıkarıldığı, yoksul insanların çaresizliklerinin, çıkışsızlıklarının anlatıldığı, dönemin siyasal zorunluluklarından doğmuş bir akımdır. Roberto Rossellini, Vittorio De Sica, Cesare Zavattini, Luchino Visconti ve Giuseppe De Santi gibi yönetmenler bu akımla beraber anılır.

059334258f7ccb8b9debdd1cb04185a6
Küçük sokak gösterileri yaparak hayatını idame eden cüsseli Zampanò karakterinin, “enginar”a benzeyen Gelsomina karakterini yanında çalıştırmak için ailesinden satın alması ile giriş yapan film, Giulietta Masina’nın pandomim sanatını hatırlatan oyunculuğuyla ilerliyor. Film boyunca duygu geçişlerini, Gelsomina’nın hayallerini, hayal kırıklıklarını, saf ve masum hâllerini değişen yüz ifadesi yardımıyla seyrediyoruz. Gelsomina, Zampanò’nun yardımıyla trompet ve davul çalmayı, dans etmeyi, küçük roller yapmayı öğreniyor. Birbirlerinden başka kimseleri olmadığı için aralarında nefret ve sevgi arasında gidip gelen bir ilişki başlıyor. Filmin yardımcı karakteri olarak Soytarı (The Fool) karakteri devreye giriyor. Filmin felsefi, açımlayıcı tarafını dolduran bu karakter hayat konusunda bildiklerini Gelsomina’ya iletiyor. Gelsomina bu tanışmadan daha olgun bir kişilik olarak çıkıyor. İlk görüşte ondan etkilenip onu kurtarıcı olarak görse de yol ayrımı vakti geldiğinde Zampanò’yu seçiyor.

StradaGelsominaTrombone

Doğduğu kasaba olan Rimini belleğinde önemli bir yer kaplayan Fellini, rüzgârlı, kimsesiz deniz kıyısı görüntüsünü filmin başında, ortasında ve sonunda kullanarak sinemasının otobiyografik tarafının ilk izlerini gösteriyor. Gelsomina şehir merkezinde bir cambazlık gösterisini izliyor, bir kasaba düğününde hasta bir çocuğu görüyor, boş kırsallardan geçiyor. Hikâyenin arasına serpiştirilen bu anlarda Fellini sinemasının mistik, fantastik ögelerinin ilk sinyallerine rastlıyoruz.

Bütün karşılaştığı insanlar, olaylar, Gelsomina’nın hayatı bir ucundan keşfettiği bir yol hâlini alıyor ve filmin ismi anlam kazanıyor. Filmin sonunda Gelsomina bir melodiye dönüşüyor ve ortadan kayboluyor. Gelsomina’nın trajedisi gibi başlayan hikâye Zampano’nun trajedisiyle bitiyor. Üç ana karakter apayrı yerlerde farklı şekillerde yok olup gidiyor.
İtalyan Sineması diyince akla ilk gelen yönetmenlerden Federico Fellini’nin ’60 öncesi filmlerinin en bilineni ve ilk büyük filmidir La Strada. Gümüş Aslan ve Oscar En İyi Yabancı Film ödüllü bu film kimi eleştirmenler tarafından İtalyan Yeni Gerçekçiliği’ne dahil edilip bu akımın son filmi olarak nitelendirilirken kimi eleştirmenler tarafından ise Fellini’nin kendine has anlatım tarzı sebebiyle …

Genel Puanlama

Senaryo - 80%
Yönetmen - 95%
Oyunculuk - 95%
Teknik - 80%
Müzik - 90%

88%

Okuyucu Oylaması İlk olun!
88

Tuncay Uravelli Hakkında

91 doğumlu. Pamukkale Üniversitesi Gıda Mühendisliği bölümü mezunu. Ankara'da yaşıyor. Lise döneminde Fight Club'ı izledikten ve dövüş filmi olmadığını anladıktan sonra sinemaya ilgisi tutkuya dönüştü. Bu tutku üniversitede edebiyata yönelse de film bitip jenerik aktığında sinemasız yapamayacağını her seferinde yeniden idrak ediyor. (Ayrıca) Je est une autre.

Bir Cevap Yazın