1

Bir Avuç Dolar / Per un pugno di dollari (1964)

Amerikan halkı için oluşturulan kahramanlık öyküleri ve süper kahraman kovboy karakterleri ile 20. Yüzyılın ortalarına damga vuran Western filmleri 1960’lara gelindiği zaman popülerliğini yitirmişti. Western’in söyleyeceği sözler tükenmiş, konular sıradanlaşmış ve sinema estetiği açısından getireceği bir farklılık kalmamıştı. Ta ki Spagetti Western adında yeni bir tür ortaya çıkana kadar. Spagetti Western pek çok tür gibi kendi kaderini kendi çizdi, kendi özelliklerini tek tek süreç içinde oluşturdu.

Spagetti Western 1960’larda İtalyan kökenli yapımcı ve yönetmenlerin, düşük bütçelerle çektikleri Western filmlerinin genel adıdır. Sinema dünyasında küçük görülerek Spagetti lakabı takılan bu tür sinema estetiğine getirdiği yeniliklerle kimsenin beklemediği bir efsanenin doğuşunu başlatmıştır. Bu efsanenin en önemli bayrak taşıyıcılarından biri ise şüphesiz ki Sergio Leone olmuştur. Dolar üçlemesi ile hem Spagetti Western türüne hem de sinema tarihine 3 tane kült eser bırakan Leone’un bu üçleme için ilk çektiği film Per un pugno di dollari, Türkçe adıyla Bir Avuç Dolar’dır.3

Akira Kurosawa’nın Yôjinbô(1961) adlı filminden çok etkilenen Sergio Leone, bu filmi Western türüne uyarlamak istedi. Döneminde henüz ismini duyuramamış bir aktör olan Clint Eastwood’un başrolde oynadığı Bir Avuç Dolar’ın çekimleri İspanya’nın Almería bölgesinde tamamlandı. Bu bölge hem Amerika’nın çorak arazilerine benzer bir yapıdaydı, hem de düşük bütçeli bir film için Avrupa’da çekim yapmak daha uygundu.

Filmde gezgin kovboyumuz Clint Eastwood San Miguel kasabasına gider. Her Western kasabasında olduğu gibi burada da yabancılar sevilmemektedir. Pek de hoş karşılanmayan kovboyumuz Rojo ve Baxter adlı iki ailenin San Miguel’de ebedi ve ezeli bir çekişme içinde olduğunu öğrendikten sonra ikili oynayarak iki aileyi de alt etmenin hesaplarını yapacaktır.

Spagetti Western’in süreç içinde kendini yarattığını söylemiştik. Bir Avuç Dolar’da da göze çarpan en büyük özellikler kendi türünün anahatları diyebiliriz. Film boyunca sürekli tercih edilen yakın çekimler ve ani zoomlar hem bütün karakterleri filmin tam merkezine alırken hem de bizlere filmin içinde olduğumuzu hissettiriyor. Özellikle düello sahnelerinde yaşanan gerilimi izleyiciler de birebir yaşıyor. Kahramanımız kovboyun ismini ise film boyunca hiç öğrenemiyoruz. Bu isimsiz olma durumu Sergio Leone’un Dolar üçlemesindeki diğer filmlerde de devam ettireceği bir uygulama olmuştur. İsmi olmayan kahramanlar ile anti-kahraman yaratılmış durumdadır. Filmde kovboyumuz bir kahramanda olması gereken iyi silah kullanımı, cesaret gibi özellikleri taşıması yanında genel ahlaki ilkelere uymaması, iç çellişkileri ile anti-kahraman olduğunu göstermektedir. Kovboy, ismi olmayan, geçmişi bilinmeyen, büyük aşk acıları yaşadığı sezdirilen, yeri geldiğinde yalan söyleyip çıkarları için ikili oynayan bir bireydir. Sergio Leone burada kahranımızı mitleştirmekten ziyade yeryüzüne indirmiş ve onun da aslında bizler gibi biri olduğunu göstermek istemiştir. 2

Bir Avuç Dolar’ın müziklerine ayrı bir paragraf ayırmamak haksızlık olur. Filmin müzikleri Ennio Morricone’ye aittir. Dolar üçlemesinin diğer filmleri Per qualche dollaro in più(1965) ve Il buono, il brutto, il cattivo(1966)’nun da müzikleri de usta müzisyene aittir. Morricone, The Untouchables(1987), Nuovo Cinema Paradiso(1988) gibi ünlü filmlerin müziklerini yapsa da en çok Dolar üçlemesi için yaptığı müzikler ile hatırlanmaktadır. Mızıka, org, insan sesleri ile oluşturduğu müzikler Bir Avuç Dolar’ı kült haline getiren en önemli ana etmenlerden biridir.

Clint Eastwood’un karizması, Sergio Leone’un usta yönetmenliği ve Ennio Morricone’nun muazzam müzikleri ile Bir Avuç Dolar, Spagetti Western türünün en önemli eserlerinden birisi olmuştur. Senaryosu, Dolar üçlemesinin diğer filmlerine oranla zayıf kalsada Bir Avuç Dolar Western takipçisi sinemaseverlerin kaçırmaması gereken önemli bir eser.

Amerikan halkı için oluşturulan kahramanlık öyküleri ve süper kahraman kovboy karakterleri ile 20. Yüzyılın ortalarına damga vuran Western filmleri 1960’lara gelindiği zaman popülerliğini yitirmişti. Western’in söyleyeceği sözler tükenmiş, konular sıradanlaşmış ve sinema estetiği açısından getireceği bir farklılık kalmamıştı. Ta ki Spagetti Western adında yeni bir tür ortaya çıkana kadar. Spagetti Western pek çok tür gibi …

Genel Puanlama

Senaryo - 62%
Yönetmen - 88%
Oyunculuk - 82%
Teknik - 79%
Müzik - 100%

82%

Okuyucu Oylaması İlk olun!
82

Alper Karakullukçu Hakkında

Sıradan bir insan, iyi bir Beşiktaşlı ve tutkulu bir sinemaseverim. İnsanın, sinema yoluyla farklı yaşamları gördükçe kendini daha iyi tanıyacağına, kendini tanıyan insanın ise dünyaya evrensel barışı getireceğine inanmaktayım.

Bir Cevap Yazın