star wars force awakens birdunyafilm (3)

Star Wars: Güç Uyanıyor / The Force Awakens (2015)

1980lerde başlayan Star Wars çağı 2000li yıllarda tekrar boy gösterdiğinde orijinal üçlemenin bir ölçü gölgesinde kalmıştı. Fakat ilk Star Wars üçlemesi ile bilimkurgu ve fantastik türüne merak salanların oluşturduğu fanatizm sayesinde Star Wars’a olan ilgi hiç azalmadı aksine onu diri tutarak nesilden nesile artmasına sebep oldu. 2012 yılında ise Lucasfilm’in Disney’e satılmasının ardından yeni bir Star Wars dönemine girileceği duyuruldu. Yönetmen koltuğunda ise George Lucas’ı beklerken Disney, geçmişinde iki Star Trek filmi bulunan J. J. Abrams’a güvenerek koltuğu ona emanet etti. Lucas sadece karakterlerin inşaasında Abrams’a yardım etti. Bütün bu gelişmelerin ardından Star Wars: The Force Awakens gösterime girdi.

Yazıda sürprizbozanlar ile karşılaşabilirsiniz.

+Bir uyanış oldu hissettin mi?

-Evet.

Galaktik İmparatorluğunun parçalanmasından 30 yıl sonrasını konu alan filmde, Star Wars evrenine temiz bir giriş yapılıyor. İlk olarak seriyi hiç izlememiş sinemaseverlerde filme dahil edilmeye çalışıyor. Orijinal üçleme ile bağlantılı olan ve ondan enstantaneler taşıyarak ilerleyen filmde J. J. Abrams eskiyi öldürmüyor. Ondan yararlanarak işini kolaylaştırmaya çalışıyor. Filmi serinin bir halkası olarak ele alırsak, filmi ilk kısmını yeni katılan karakterlerin filme adapte oluşunu ve hikayenin nerelerinde olacaklarına dair fikirler edinmek ile geçiriyoruz. Ve yeni bir kötülük propagandası olarak doğan İlk Düzen’in yükselişine tanık oluyoruz. Yönetmenin eskiden yararlandığı ve seyircinin her türlü olumlu tepkiyle karşılayacağını düşündüğü unsurlardan biri ise eski oyuncuları teker teker filme dahil ediyor oluşu. Hepsini bir anda değil de eşit aralıklarda bunu yapması Force Awakens’ı canlı tutmayı beceren detaylardan biri olarak karşımıza çıkıyor.star wars force awakens birdunyafilm page

Yeni katılan karakterler ve onların yeni Star Wars çağına tahmini etkisinden bahsedecek olursak; Daisy Ridley’in canlandırdığı Rey karakteri başı çekerken bu karakterde yalnız, yemek bulmak dışında herhangi bir gayesi bulunmayan fakat içinde iyiliğin olduğu anlaşılan biriyle yüzleşiyoruz. Fiziki özellikleri itibariyle de hep ön planda kalacağını düşünüyorum. Finn karakteri ise tıpkı Anakin Skywalkervari bir tavır ile içinde iyilik ile kötülük arasında seçim yapmak zorunda kalan ve filmin yerinde olan espri yükünü çeken isim olarak karşımıza çıkıyor. Filmin kötüsü rolünde ise kıyafeti Darth Vader’dan esinlendiği apaçık belli olan ve filmin başından sonuna kadar kötülüğünü temsil etmekten vazgeçmeyen Kylo Ren karakteri karşımıza çıkıyor. Oyuncu seçimlerinde gayet başarılı olan J. J. Abrams’ın burada daha iyi bir seçim yapabileceğini düşünüyorum. Bunun sebebi ise kostüm içinde oldukça sert bir mizaç sergileyen Kylo Ren’in maskesini çıkardığında küçük bir hayal kırıklığı yaratıyor. Fakat bu karakterin seri ile aile bağının güçlü olmasından ötürü ana villainlardan biri olarak karşımıza çıkmaya devam edeceğini düşünüyorum.  

Serinin diğer filmlerinin oldukça ekmeğini yediği ve zaten bu konuda hiç itiraz etmediğimiz Baba-Oğul kavramından J. J. Abrams’da istifade etmesini biliyor. Belki bayağılaşmış bir konu olarak düşünülebilir. Fakat orijinal üçlemeye atıfta bulunulduğu için bu gibi bir durumun bizi rahatsız etmesine film boyunca izin vermiyoruz.star wars force awakens birdunyafilm (1)

Tarihsel sıralama baz alındığında ilk üç sıradaki film başta olmak üzere kamera oyunları kullanılarak set ortamında kurulan ölçekçe küçültülmüş mekanların üzerinde filmin çekilmesi sinemanın illüzyonist tarafını yansıtıyordu. Force Awakens’da ise doğa ile bütünleşmiş setlerde tercih edilerek, Star Wars’un normal dokusunda değişikliğe gidiliyor.

Serinin bu kadar sevilmesi ve saygı gösterilmesinin ardında fantastik ve bilimkurgu ögelere rastlanılmasından ziyade alt metninde politik kurguya sahip olması vardı. Force Awakens’da ise güçsüzün güçlü ile savaşmasından farklı olarak General Hux’ın konuşmasında bir an için Hitler’in konuştuğunu zannediyoruz. Aşağıdaki fotoğraf filmden bir karede ne demek istediğimi net bir şekilde ifade ettiğimi düşünüyorum.theforceawakensfirstorder

Yönetmen Abrams müzik konusunda da riske girmeyi tercih etmiyor. Star Wars’un akıllardan bir an için çıkmayan John Williams’ın bestelediği müzikleri burda da film boyunca karşımıza çıkıyor. Genel olarak işini şansa bırakmamayı tercih eden bir yapıda da olsa J. J. Abrams bana sorarsanız bu işi iyi kıvırıyor. Şok etkisi yaratmamak için eskilerle yenileri harmanlıyor ve yumuşak bir geçiş yapmayı tercih ediyor ve bu konuda gayet başarılı bir profil sergiliyor. Fanatikleri çok olan Yüzüklerin Efendisi Hobbit ile Jurassic Park ise Jurassic World ile olağanüstü gişe başarıları yakaladı. Tüm zamanların en fazla izlenen filmleri arasında yer alan ve fanatizm oranında diğer serilere fark atan Star Wars’un 7. filmi olan Force Awakens ile gişeye ambargo koyup tüm zamanların en fazla gişe hasılatı yapan filmi olacağını düşünüyorum. Uzun bir bekleyişin ardından iyi ya da kötü bir şeyler bekliyorduk. Şanslıyız ki güzel bir şeyle karşılaştığımızı düşünüyorum. Serinin yeni gelecek filmlerine umut vermesi bakımından güzel bir işleyişe sahip. Star Wars hayranlarının yanı sıra hiçbir şekilde ilgisi olmayanlarında bir şekilde seri ile bağ kurmasına sebep olacağını düşünüyorum. Keyifli seyirler.

1980lerde başlayan Star Wars çağı 2000li yıllarda tekrar boy gösterdiğinde orijinal üçlemenin bir ölçü gölgesinde kalmıştı. Fakat ilk Star Wars üçlemesi ile bilimkurgu ve fantastik türüne merak salanların oluşturduğu fanatizm sayesinde Star Wars’a olan ilgi hiç azalmadı aksine onu diri tutarak nesilden nesile artmasına sebep oldu. 2012 yılında ise Lucasfilm’in Disney’e satılmasının ardından yeni bir …

Genel Puanlama

Senaryo - 83%
Yönetmen - 84%
Oyunculuk - 93%
Teknik - 95%
Müzik - 94%

90%

Okuyucu Oylaması 4.8 ( 1 Oylamalar)
90

Hürrem Celil Erdoğan Hakkında

Denizli’de doğup büyüdükten sonra üniversite okumak için aynı zamanda şu anda yaşadığım şehir olan İzmir’e geldim. Ege Üniversitesi Matematik Bölümünü stresli uzun bir yolculuktan sonra bitirdim. Sinemaya olan ilgim ise, sinemanın dertleri unutturan tarafını keşfetmekle oldu ve ben de bu sayede sinemanın büyülü dünyasına kapılanlar tarafına geçtim. Bu büyülü dünyayı somutlaştırmak içinse birdunyafilm.co’yu kurdum.

Bir Cevap Yazın