2

Sunset Bulvarı / Sunset Blvd. (1950)

Sinema tarihine Some Like It Hot, The Apartment, Double Indemnity gibi bir çok filmle katkı sağlayan Billy Wilder’ın yönettiği film noir denilince akla gelen ilk filmlerden biri olan  Sunset Blvd. 1950 yılında gösterime girdi. Filmografisinde Ace In the Hole, Double Indemnity, The Lost Weekend gibi film noirlar barındıran Billy Wilder bütün filmlerinde olduğu gibi Sunset Blvd’de de senaryoyu kendisi yazdı.

Hollywood’da senarist olarak çalışan Joe Gillis iş bulmakta zorluk yaşar. Yakın zamanda yazdığı hiç bir senaryo ona para olarak geri dönüş sağlamamaktadır. Bir gün şans eseri sessiz  filmlerin ünlü fakat unutulmuş Hollywood yıldızı olan Norma Desmond ile tanışır. Norma, Joe’nun senarist olduğunu öğrendikten sonra ondan kendi yazdığı filmin senaryosunu düzenlemesini ister. Joe bu durumu zorunlu olarak kabul eder. Çünkü çektiği para sıkıntısından ötürü alacaklılar peşindedir.  Zamanla bu mutualist yaşam Norma’nın tek taraflı aşkına dönüşecektir. Sunset Blvd. varlıklı kadın ile yaşça ondan oldukça küçük olan yoksul bir erkeğin yaşantılarına odaklanıyor.

1

Joe Gillis karakteri William Holden canlandırıyor. Joe, Norma Desmond’a göre oldukça silik bir karakter olarak karşımıza çıkıyor. Rolünü iş arayan bir adamdan öteye taşıyamıyor. Norma ise benim gördüğüm en iyi femme fatale tarzını yaşatan karakterlerden biri olarak öne çıkıyor. Yıldız olduğu dönemlerde hep göz önünde bulunan Norma yılların onu eskittiğini hiç bir şekilde kabul etmiyor. Bu durumun böyle olmasındaki en büyük sebep ise hizmetçisi Max’in onu fazlasıyla önem vermesinden kaynaklanıyor. Norma Desmond sessiz sinemanın yıldızı olduğundan ötürü diğer karakterlere göre mimiklerinin daha belirgin bir şekilde ifade ediyor. Bazı sinemaseverler için bu hareketleri aşırıcılık olarak nitelendirilse filmin içindeki karakterin geçmişine inmede oldukça başarılı bir izlenim yaratıyor. Varlıklı olduğundan ötürü Joe’yu parasıyla kontrol edip istediği şekilde yönetiyor.  Her zaman bir şeyleri kolay bir şekilde elde eden Norma. Bu yüzden kaybetmeye tahammulü yoktur. Joe ile yaşadığı aşkı da kolay kolay kaybetmek istemez. Bunun için kendini öldürmeye bile razıdır.3

Sunset Blvd. Billy Wilder’in Hollywood’a karşı bir zersenişini olarak nitelendirilebilir. Hollywood’ın içindeki kirli düzene karşı çekilmiştir.  Başta sessiz filmlerde oynayan oyuncular olmak üzere oyuncuların sistemden koptuktan sonraki psikolojilerine ve yaşadıkları travmalara Norma Desmond karakteri üzerinden ışık tutuyor.  Filmin bu derecede eleştirisel olmasındaki en büyük sebeplerin başında ise sektördeki oyuncuların, yönetmenlerin ve film stüdyolarının isimlerinin birebir gerçek hayattakiyle aynı olmasından kaynaklanıyor. Sessiz sinemanın Charlie Chaplin ile beraber en ünlü ismi Buster Keaton filmde briç masasında zamanını öldürürken kısa bir süreliğine görünüyor.

Sunset Blvd. ismini filmin genelinin geçtiği evin bulunduğu caddeden alıyor. Film kendi içinde bulunduğu sistemi eleştirmesinin yanı sıra, başrolünün içindeki psikolojiyi iyi işlemesinden ötürü film noirler arasındaki bir kaç adım öne geçiyor. Aynı zamanda filmin son sahneside filmin içindeki en yüksek statüdeki rol ile en düşük statüdeki rolün bir anda yer değiştirmesiyle yüzlerde hoş bir tebessüm bırakıyor. Bu durum bana göre sinema tarihinin en hoş kapanış sekanslarından birini oluşturuyor. Film noir türüne henüz ısınamayanlarınız var ise Sunset Blvd. bu türü ısınmanız için çok iyi bir başlangıç olacaktır.
Sinema tarihine Some Like It Hot, The Apartment, Double Indemnity gibi bir çok filmle katkı sağlayan Billy Wilder’ın yönettiği film noir denilince akla gelen ilk filmlerden biri olan  Sunset Blvd. 1950 yılında gösterime girdi. Filmografisinde Ace In the Hole, Double Indemnity, The Lost Weekend gibi film noirlar barındıran Billy Wilder bütün filmlerinde olduğu gibi Sunset …

Genel Puanlama

Senaryo - 84%
Yönetmen - 92%
Oyunculuk - 84%
Teknik - 86%
Müzik - 76%

84%

Okuyucu Oylaması İlk olun!
84

Hürrem Celil Erdoğan Hakkında

Denizli’de doğup büyüdükten sonra üniversite okumak için aynı zamanda şu anda yaşadığım şehir olan İzmir’e geldim. Ege Üniversitesi Matematik Bölümünü stresli uzun bir yolculuktan sonra bitirdim. Sinemaya olan ilgim ise, sinemanın dertleri unutturan tarafını keşfetmekle oldu ve ben de bu sayede sinemanın büyülü dünyasına kapılanlar tarafına geçtim. Bu büyülü dünyayı somutlaştırmak içinse birdunyafilm.co’yu kurdum.

Bir Cevap Yazın