17583_1

Truman Şov / Truman Show (1998)

Dünya’nın gerçekliğini, bize sunulan haliyle kabul ederiz. Christof rolündeki Ed Harris’ın söylediği bu söz filmi özetlemek için az da olsa yeterli denebilir. Ama bu sözün ilk duyulduğundaki soyut tarafını değil, aksine somut tarafını gösteriyor Truman Show. Zaten başlangıç sekansında Christof bu olaya değinse de canlandırmakta ilk başta güçlük çekiyoruz bu somutluğu.
Sırasıyla Ace Ventura, The Mask filmlerindeki gibi rolleriyle aklımızda güldüren Jim Carrey olarak kalsa da, Eternal Sunshine of  the Spotless Mind ve izlemeyi ertelediğim için büyük pişmanlık duyduğum Truman Show filmleri ile düşündüren Jim Carrey. Film içinde ara sıra geçen  “Olur ya belki görüşemeyiz, iyi günler, iyi akşamlar, iyi geceler…” selamlamasıyla ondan sonraki filmlerinde yer alan 32 diş gülümsemesinin temellerini atıyor adeta.
Konusundan bahsedecek olursak Truman Burbank, her gün işe gelip giden, şirin bir eve ve güzel bir eşe sahip olabildiğince sıradan bir memurdur.  Güzel bir eşe sahip olmasının yanı sıra aşık olduğu kadınla evlenmemiş olması bir o kadar ‘kader’inde yazılmış olmasındandır. Truman bir gün yaşadığı çevrede bir şeylerin olağandan farklı olduğunu hisseder. Ve bu olağandışılığın peşinden gitmeye karar verir, karşılaştığı gerçekle hayatı kökten değişime uğrar.

 

Truman Show  televizyon izleyicilerine inceden inceye dokunduran bir yapım. Televizyonun hayatımızdaki yerini sorguluyor. Truman Burbank’le yatan kalkan insanların televizyona düşkünlüğünü anlatıyor. Ayrıca filmin son onda birlik kısmında yer alan sahne; Truman’ı kendi dünyasının sınırlarıyla yüzleştiriyor ve bir insanın Tanrı’ya seslenişini farklı bir betimlemeyle anlatıyor.
“Bütün hayatın boyu seni izledim.
Doğarken seni izliyordum.
İlk adımını attığında seni izliyordum.
Okulunun ilk günü seni izledim.
İlk dişini düşürdüğün bölümü…

70 yaşına yaklaşan yönetmen Peter Weir Truman Show ile 1999’da en iyi yönetmen dalında Oscar’a aday gösterildi. Fakat Oscar’ı Affliction’ın yönetmeni Paul Schrader’e kaptırdı. Benim fikrime göre yönetmenden ziyade pastanın büyük kısmı Lord of War ve Gattaca gibi filmlerin senaristi Andrew Niccol’a ait.

Geç izlediğim fakat iyi ki de izlemişim dediğim filmlerdendir, 90lar sinemasının ve emin olarak söyleyebilirim ki tüm zamanların kült filmlerindendir, Truman Show.  Sadece bir buçuk saatinizi ayırarak Truman Burbank’in hayatına bir an önce ortak olun derim.

Dünya’nın gerçekliğini, bize sunulan haliyle kabul ederiz. Christof rolündeki Ed Harris’ın söylediği bu söz filmi özetlemek için az da olsa yeterli denebilir. Ama bu sözün ilk duyulduğundaki soyut tarafını değil, aksine somut tarafını gösteriyor Truman Show. Zaten başlangıç sekansında Christof bu olaya değinse de canlandırmakta ilk başta güçlük çekiyoruz bu somutluğu. Sırasıyla Ace Ventura, The …

Genel Puanlama

Senaryo - 93%
Oyunculuk - 85%
Teknik - 80%
Yönetmen - 87%
Müzik - 75%

84%

Okuyucu Oylaması İlk olun!
84

Hürrem Celil Erdoğan Hakkında

Denizli’de doğup büyüdükten sonra üniversite okumak için aynı zamanda şu anda yaşadığım şehir olan İzmir’e geldim. Ege Üniversitesi Matematik Bölümünü stresli uzun bir yolculuktan sonra bitirdim. Sinemaya olan ilgim ise, sinemanın dertleri unutturan tarafını keşfetmekle oldu ve ben de bu sayede sinemanın büyülü dünyasına kapılanlar tarafına geçtim. Bu büyülü dünyayı somutlaştırmak içinse birdunyafilm.co’yu kurdum.

Bir Cevap Yazın