uzak

Uzak / Distant (2002)

  ‘Uzak’ Kasaba ve Mayıs Sıkıntısı’ndan sonra Nuri Bilge Ceylan’ın üçüncü uzun metraj denemesidir. Filmde Muzaffer Özdemir Mahmut karakteriyle, Mehmet Emin Toprak ise Yusuf karakteriyle başrol oynamaktadırlar.
  Söz konusu film köyden kente iş aramaya gelen köylü gencin (Yusuf) yanında kalmaya başladığı uzaktan akrabası fotoğraf sanatçısıyla (Mahmut) olan gerilimini işlemektedir. Bu gerilim bir kişilik sürtüşmesi, bir kültürel kimlik çatışması değil. Aynı evin, paylaşılmasıyla birlikte o mekânın bir cehenneme dönüşmesinin öyküsüdür “Uzak”ın anlattığı. Bu bağlamda “Uzak” filmi, mekân, bellek, kimlik, aidiyet öğelerinin kesişim noktasında bulunan bir kavrama yönelmektedir.
  Kasabasından kalkıp büyük gemilerde çalışmak ve dünyayı görmek amacıyla büyük kente gelen genç Yusuf (Mehmet Emin Toprak), daha önceden kente yerleşmiş olan akrabası Mahmut’un (Muzaffer Özdemir) evine yerleşir. Bu konaklamanın bir hafta kadar süreceğini söyleyerek gelmiştir fakat iş bulması geciktikçe Mahmut evindeki bu istenmeyen konuktan rahatsızlık duymaya başlar. Mahmut bir fotoğrafçıdır fakat artık sanatsal çekimlere ilgisini kaybetmiştir ve reklam fotoğrafçılığı ile geçinmektedir. Büyük kentin koşulları, çarkları arasında onun estetik ve insani yanlarını öğütmüştür. Bu yüzden taşralılığın tüm naifliklerini kişiliğinde barındıran akrabası Yusuf’a tahammülü gün geçtikçe azalmaktadır. Mahmut (Muzaffer Özdemir), uzun bir süre önce yaşadığı taşra ortamından İstanbul’a göçmüş ve çeşitli sıkıntılarla baş ederek ayakta kalmayı öğrenmiş, yaşamını profesyonel reklam ve tanıtım fotoğrafçısı olarak kazanmaktadır. Geçmişteki muhtemelen kalabalık yaşamına karşın, artık büyük kentte kendi kabuğuna çekilmiş, yalnız ve mabedi haline getirdiği atölye evinde yeni geliştirdiği alışkanlıklarıyla yaşamaktadır. Geçmiş artık “Uzak” ta kalmıştır. Bugün ise başka bir uzaklığın içinde yer almaktadır; yabancılaşma, salt bireycilik, kent soylu değerlerinin kırsal kültürün değerlerini ikame etmeye başlaması ve en yakıcı ve somut olanı yalnızlık. Pompalanmış bir bireycilik anlayışı egemendir, salt bireyci düşünen Mahmut’un zihninde.

  İşte bu bağlamda söz konusu film bir bakıma psikoloji ve sinema alanlarının ortak paydası konumundadır. ‘Modernizm’in tasavvur ettiği seküler, dini, informel normlardan sıyrılmış ‘kendine müslüman’ bir bireyin, yani “Modern insan bencildir” anlayışının ürünü tipik kentli bir karakterin evine köyden bir misafirin gelmesi neticesinde mahremiyeti yaşama doyumunun düşmesi ile baş gösteren sorunlar konu edilmiştir. Bu bağlamda ‘uzak’ kelimesinin kullanılması da manidardır. ‘Uzak’ kelimesi, toplumdan, değerlerden, kolektivizmden ve bunları barındıran geçmişten uzaklığı tezahür etme bazında çağrışımsaldır.
Yazan: Servet Kaçar

Servet Kaçar Hakkında

Bir Cevap Yazın