1

VOL·İ / WALL·E (2008)

Tüketim kültürü ve buna bağlı olarak gelişen gereksiz, fazla tüketim insanlığın karşılaştığı en büyük hastalıklardan bir tanesi. Günümüzün vebası olarak da adlandırabileceğimiz bu hastalığın diğer illetlerden en büyük farkı ise sadece insanlığı değil, bunun yanında dünyayı da ölüme sürüklemesidir. Tüketime programlanmış insan yığınlarının sahte ihtiyaçlarını karşılamak için sömürülen dünya günden güne beklenen acı sonun sınırlarına yaklaşmaktadır. Bu acı sonun devamını anlatan WALL·E, Adem ile Havva’nın çok farklı bir şekilde robotlar üzerinden serbest bir uyarlaması olarak karşımıza çıkıyor.

Işıltılı galaksilerin, yıldızların, gezegenlerin ardından distopik bir dünya tasviri ile karşılaşıyoruz WALL·E’de. Dünyanın her bir yanı çöpler ile dolarken, mavi ve yeşilin hakim olduğu eski günler geride kalmıştır. Dünyada kalan robot kahramanımız Wall·E ise görevi gereği hala çöpleri sıkıştırıp depolamaktadır. Wall·E’nin günlük rutinini izlediğimiz sırada “BUY N LARGE” adlı bir şirketin logolarının şehrin her yanına hakim olduğunu görürüz. Liberal ekonominin getireceği beklenen son gerçekleşmiş ve şirket-devleti kurulmuştur. Günden güne büyüyüp her alanda tekelleşen BUY N LARGE en sonunda iktidarın da tek sahibi olmuştur. Ancak tüketimin getirdiği kirlilik geri çevrilmez boyutlara ulaşınca insanlar büyük bir uzay gemisi aracılığı ile bu yaşlı gezegeni terketmişlerdir.2

Dünyaya gönderilen bir robot olan Eve ise fotosentez yapan canlı form arayışındaki bir sondadır. Müzik dinlemek, yaratıcı eserler yapmak gibi insani özellikler taşıyan Wall·E, Eve ile karşılaştıktan sonra aşk, sevgi, özlem gibi diğer insani özelliklerle de tanışacaktır. Bu duyguların merkezinde olan kahramanımız Eve’nın peşinden insanların seyahatte olduğu uzay gemisi olan AXIOM’a kadar gidecektir.

AXIOM’da hayat sanal gerçeklik üzerine kurulmuş sahte cennet tadındadır. Dünyadan ayrılalı 700 yıl olmuş ve artık insanlar geminin sunduğu hayatı benimsemişlerdir. İnsanlar hareket eden koltuklarında oturup önlerindeki ekrandan işlerini halletmektedirler. Bütün ihtiyaçları bilgisayar yazılımı tarafından karşılanmaktadır. Hareketsizlikten obezite yaygınlaşmış, insani ilişkiler zayıflamıştır. AXIOM’da yaşayanların günümüz insanı ile olan ortak yanları dikkate alınınca aslında çok da uzak olmayan bir teori ile karşı karşıya olduğumuzu anlıyoruz. Etrafımızdaki insanlara göz çevirdiğimizde AXIOM’da yaşayan insanlardan farksız bir şekilde önlerindeki ekrana bağlı olarak yaşayan insan suretleri ile karşılaşıyoruz.3

Eve(Eva)’nın Türkçe anlamı Havva’dır. Wall·E’nin Eve’ya olan aşkı ve dünyada tek başına olması Adem ile Havva öyküsünün WALL·E’nin ana hikayesi olduğunun bir göstergesi. Eve ve Wall·E’nin AXIOM’a taşıdıkları bitki ile dünyada yeniden yaşamı başlatması bu okumayı kanıtlar niteliktedir. Wall·E’nin bulduğu, Eve’nın içinde(rahminde) sakladığı tek bir filiz insanlığı ve dünyayı kurtaracaktır. İnsanlığı kurtaran modern Adem ile Havva’nın birer robot olmaları ise güzel bir ironidir aslında. Kendi eylemlerinin sonucu geleceğini ve dünyayı ölüme sürüklüyen insanoğlu yine kendi yarattığı robotlar tarafından kurtarılacaktır.4

Kahramanımız Wall·E’nin film boyunca yaptığı insanvari eylemler her ne kadar bizleri güldürse de aslında insanoğlu için sert eleştiriler içerektedir. Wall·E’nin bir yüzük kutusunu bulduğunda içindeki pırlanta yüzüğü yere atıp kutusunu ise daha sonra kullanmak için alması insanlığın kendi yarattığı değer paradigmasının tamamen bir yanılsamadan ibaret olduğunun göstergesidir. Eğer insanoğlu bu yanılsamanın farkına varıp başka bir kültür, başka bir değerler bütünü yaratmaya başlamazsa kıyameti kendi elleriyle hazırlayacak demektir.

Sevimli karakterleri ve seslendirmeleri ile küçükler için eğlenceli bir yapım olan WALL·E, animasyon olmasına rağmen içerdiği kuvvetli altmetniyle büyükler için de keyifle izlenilebilecek bir film. Tüketim toplumuna getirdiği sert eleştiriler ve çevreci bakış açısıyla sinemasever herkesin izlemesi gereken önemli bir eser.

Tüketim kültürü ve buna bağlı olarak gelişen gereksiz, fazla tüketim insanlığın karşılaştığı en büyük hastalıklardan bir tanesi. Günümüzün vebası olarak da adlandırabileceğimiz bu hastalığın diğer illetlerden en büyük farkı ise sadece insanlığı değil, bunun yanında dünyayı da ölüme sürüklemesidir. Tüketime programlanmış insan yığınlarının sahte ihtiyaçlarını karşılamak için sömürülen dünya günden güne beklenen acı sonun sınırlarına …

Genel Puanlama

Senaryo - 89%
Yönetmen - 82%
Oyunculuk - 91%
Teknik - 93%
Müzik - 82%

87%

Okuyucu Oylaması 4.7 ( 1 Oylamalar)
87

Alper Karakullukçu Hakkında

Sıradan bir insan, iyi bir Beşiktaşlı ve tutkulu bir sinemaseverim. İnsanın, sinema yoluyla farklı yaşamları gördükçe kendini daha iyi tanıyacağına, kendini tanıyan insanın ise dünyaya evrensel barışı getireceğine inanmaktayım.

nir yorum

Bir Cevap Yazın