Ana Sayfa Burak Yılmaz

Burak Yılmaz

1990 yılında Denizli’de doğdu. ODTÜ Sosyoloji bölümünden mezun oldu. İstanbul Şehir Üniversitesi Sosyoloji bölümünde yüksek lisansını tamamladıktan sonra aynı bölümde doktoraya başladı. Deleuze’ün de teşhis ettiği üzere, sinema aracılığıyla kendine bir yer-yurt arama çabası içindedir.

TIFF Notları 2 ve 3: This Place, Women Talking, Kar ve Ayı

Gün 2 TIFF’in ikinci gününe dair önce kısa bir not. Bugün görmeyi planladığım Avusturyalı yönetmen Ulrich Seidl’ın son filmi Sparta’nın tüm gösterimleri filmin çekimleri sırasında sette çocuk oyuncuların şiddete ve istismara maruz kaldığı iddialarıyla tam da prömiyer gününde apar topar iptal edilmiş, film festivalin seçkisinden kaldırılmış. Bir diğer not da 2018 yapımı filmi The House […]

TIFF Notları 1: Holy Spider, Decision to Leave, R.M.N

Holy Spider 2018 yılında çektiği Border filmiyle Cannes Film Festivali’nde kazandığı Belirli Bir Bakış ödülüyle dikkatleri üzerine çeken İranlı yönetmen Ali Abbasi yine Cannes’da açılışını yaptığı Holy Spider filmiyle Toronto seyircisinin karşısına çıktı. Holy Spider, Abbasi’nin Farsça’da çektiği ilk film olsa da sansür sebebiyle filmin çekimleri İran yerine Ürdün’de tamamlandı. Filmin konusu, 2000-2001 yılları arasında […]

Vortex (2021): Rüya İçinde Kötü Bir Rüya

Climax (2018) filminin bitiminde salondan çıktıktan sonra filmin bende bıraktığı sarhoşluğa benzer sersemletici bir etkiyle Gaspar Noé’nin sinemayı seyirlik olmaktan çıkarıp neredeyse fiziksel olarak nüfuz etmeyi becerebilen bir deneyime dönüştürmeye yaklaştırdığını düşünmüştüm. Filmin senaryosu itibariyle tepetaklak giden bir uyuşturucu deneyiminin kolektif bir deliliğe dönüşmesini takip eden baş döndürücü kamera hareketleri, epileptik ışık kullanımı ve hipnotik […]

Uysallar (2022): Estetize Edilmiş İsyan, ‘Part-Time’ Kaos

Çünkü önceleri, hatta daha dün, kusursuz bir centilmen olarak yaşamım boyunca kibirle kaçındığım; adi, bayağı ve avam bulduğum her şey yeni uyanan içgüdülerimi büyülercesine çekiyordu; sanki hayvansı, dürtüsel ve bayağı olanla kendi aramda ilk kez bir ya­kınlık hissediyordum. Burada şehrin döküntülerinin, as­kerlerin, hizmetçi kızların, serserilerin arasında kendimi bir şekilde iyi hissediyordum ve bu benim için […]

Drive My Car (2021): Aşınmış Bir Hayatı Sür(dür)mek için Bir Kullanma Kılavuzu

2021 sinema yılına Ryûsuke Hamaguchi’nin damga vurduğunu iddia etmek sanırım pek çokları için tartışma götürmeyecektir. Aynı yıla iki film birden sığdıran Japon yönetmen, Wheel of Fortune and Fantasy ile Berlinale’den Jüri Büyük Ödülü’yle dönerken Drive My Car filmiyle yarıştığı Cannes Film Festivali’nde ise en iyi senaryo ödülüyle onurlandırıldı. Hem görece daha prestijli bir festivalin daha […]

Don’t Look Up (2021): Hicivle Karikatürleşme Arasında Bir Yerde Kapitalist Kıyamete Bakmak

Mark Fisher’ın başyapıtı olan Kapitalist Gerçekçilik isimli kitabı Alfonso Cuaron’un Children of Men (2006) filmine bir referansla açılır. Bir geç kapitalist dönem distopyası olarak Children of Men, Fisher’a göre Zizek ve Jameson’ın ikisine birden atfedilen o meşhur “dünyanın sonunu tahayyül etmek kapitalizmin sonunu tahayyül etmekten daha kolaydır” tespitine tam olarak karşılık gelirken, aynı zamanda Fisher’ın […]