Ana Sayfa Eleştiriler Deadpool 2 (2018): Ayrıksı Bir Süper Kahraman (?)

Deadpool 2 (2018): Ayrıksı Bir Süper Kahraman (?)

Deadpool 2 (2018): Ayrıksı Bir Süper Kahraman (?) 7.0
1
Avengers, X-Men, Guardians of Galaxy, Fantastic Four ve daha niceleri Marvel Sinematik evreninin sinemaya kazandırdığı süper kahraman karakterleri/filmleri olarak önümüze çıkıyor. Geçtiğimiz günlerde Avengers: Infinity War sinemaseverle buluşmuştu. Çoğu eleştirmen ve izleyiciden üst seviyede geçer not aldı. Tabii bu tarz filmlerin sinemaya bir şey katmadığını düşünen sinemaseverlerden geçer not almayı başaramadı. İlk olarak Avengers’da solo filmlerde öne çıkan karakterlerin ilk buluşmasına tanıklık etmiştik. Sonra zamanla bunların kombinasyonu olacak birçok film bu düzeni takip etti. Fakat X-Men ve Fantastic Four gibi süper kahraman ekipleri henüz herhangi bir kombinasyona maruz kalmadı. Deadpool solo yapım tarzında ilk olarak 2016 yılında karşımıza çıksa da 2009 yılında X Men: Origins yapımında izleyicilere sunulmuştu. Orada kötü karakter olarak giriş yapan Deadpool daha adını temize çıkarabilmiş değildi. Temelde acıma duygusu barındırmayan Deadpool diğer süper kahramanlar gibi kan dökülmeyen şiddetten ziyade vadettiği +18 lik bir şiddet tercih ediyor.

Yazı bu andan itibaren spoiler barındırır.



Deadpool her zamanki gibi muzip ve sinemada 4. duvarı tepetaklak eden bir edayla açılışı yapıyor. Bu sefer işi kendi ülke civarı içerisinde tutmayarak dünyadaki tüm suçlara müdahale etmek istiyor. İster istemez düşmanda kazanıyor. Sevgilisi Venessa ile aile kurmanın hayalini yine muzip bir şekilde kuran ikiliye ani bir baskın yapılıyor. Deadpool’un hatası sonucu sevgilisi ölüyor. Bununla beraber kendi içinde depresif moda bürünen Deadpool sürekli kendini öldürmeyi deniyor. Yine o denemelerinden birinde kadim dostu Colossus ona sahip çıkıyor. X-Men ‘adayı’ olarak ilk görevine çıkan Deadpool, Russell adında bir çocukla tanışıyor. Sevgilisi Venessa’nın rüyalarında verdiği mesajları Deadpool, o çocuğa sahip çıkması gerektiği şeklinde yorumluyor. Gelecekten gelen Cable ise gelecekte ailesinin ölümüne sebep olan Russell’ı öldürmek için onun peşine takılıyor, dolayısıyla Deadpool’unda.

Sevgilisini kaybettikten sonra biraz daha uysal bir tavır takınan Deadpool, “Aile önemlidir.” olgusunun altını sık sık çiziyor. X-Men’in cinsiyetçi adına dem vuran Deadpool mülakatla topladığı ekibine X-Force adını koyuyor. Domino hariç sıradan karakterlerden oluşan ekibin kurulması ile dağılması arasındaki kısa süreçte bir o kadar komik oluyor. Filmdeki espriler genel olarak göndermelerden ibaret oluyor. Bazı göndermeleri hemen yakalamanıza rağmen bazılarına yabancı kalabiliyorsunuz. Deadpool karakterinin başrolde espriler 4. duvarı yıkmayı merkeze koyuyor. Fakat yan rolde taksi şoförü Dopinder süper kahraman rolüne bürünüp çoğu kez Deadpool’dan rol çalmayı başarıyor.

En son Avengers: Infinity War’da kötü karakter olarak karşımıza çıkan Josh Brolin’in bu filmde öylesine bir performans sergiliyor. Thanos’la beraber harika bir kötü karakter duruşu gösteren Brolin Cable ile beraber altı boş bir karaktere imzasını atıyor. Zazie Beetz’in canlandırdığı Domino karakteri dikkatleri üzerine çekmeyi başarıyor. Büyük ihtimal bu evrende kendine yer açmayı başardı. Ayrıca Brad Pitt‘in oldukça ufak ve tuhaf rolü ise şok etkisi yaratıyor.

4. duvarı yıkmasıyla, ayrıksı bir süper kahraman profili çizmesiyle ve reklam çalışmalarıyla kendi kitlesini oluşturmayı başaran Deadpool ilk filmde zeminini oluşturduğu ögelerden besleniyor beslenmesine ama her sahnenin espri yapmaya elverişli hale getirilmesiyle de tam olarak aksiyonun veya nadir de olsa duygulu sahnelerin içine giremiyor. Bu ilk filmde yaratılan olumlu imaj abartılı düzeyde kullanıyor. Bütün bu olumlu olumsuz yorumların yanı sıra Deadpool güzel bir seyirlik olmanın ötesine geçemiyor.

Puanlama

7.0

7.0
Kullanıcı Oyu: ( 2 oylar ) 7.9

Hürrem Celil Erdoğan Denizli’de doğup büyüdükten sonra üniversite okumak için aynı zamanda şu anda yaşadığım şehir olan İzmir’e geldim. Ege Üniversitesi Matematik Bölümünü stresli uzun bir yolculuktan sonra bitirdim. Sinemaya olan ilgim ise, sinemanın dertleri unutturan tarafını keşfetmekle oldu ve ben de bu sayede sinemanın büyülü dünyasına kapılanlar tarafına geçtim. Bu büyülü dünyayı somutlaştırmak içinse birdunyafilm.co’yu kurdum.

Yorum(1)

Bir Cevap Yazın