Ana Sayfa Kırmızı Halı ve Festivaller Oscar 90. Oscar Ödül Töreni Kısa Film (Animasyon) Dalında Oscar Adayları ve Şansları

Kısa Film (Animasyon) Dalında Oscar Adayları ve Şansları

Kısa Film (Animasyon) Dalında Oscar Adayları ve Şansları
1
Bu sene animasyon dalındaki filmlerin niteliği ne kadar zayıfsa kısa animasyon dalındakilerin niteliği o kadar kuvvetli gözüküyor. Animasyonda Coco ile Loving Vincent arasında bir rekabet olduğu açık ancak ödül sezonu ve eleştirmenlerin görüşleri Coco’nun şansının çok daha yüksek olduğunu gösteriyor. Kısaca bu sene animasyon dalında Oscar’ı alacak film belli gibi. Öte yandan kısa animasyonları izlediğimde: ‘‘Vay canına işte rekabet böyle olur!’’ dedim. Birbirinden iddialı 5 kısa film bu sene Oscar yarışında boy gösteriyor. Ben de bir kısa film tutkunu olarak hepsini izledim ve sizler için sıralayarak Oscar şanslarını değerlendirdim.

5- Dear Basketball
Dear Basketball için, yakın zamanda basketbola veda eden ünlü basketbol oyuncusu Kobe Bryant’ın basketbola yazdığı veda niteliğindeki mektubun filme dönüştürülmüş bir versiyonu denebilir. Müziğini John Williams’ın bestelediği tatlı ve duygusal bir film Dear Basketball ancak görsellik açısından adaylar arasındaki en zayıf iş. Zaten Bryant’ın bu filmin yapılmasını istediğinde Oscar adaylığı gibi ciddi bir hedefinin olduğunu sanmıyorum. Ancak Oscar bu tarz samimi işleri seven bir akademi. Bu yüzden içerik olarak mektuptan farkı olmayan ve görsellik olarak da idare eden bu filmin adaylar arasında olması tatlı bir sürpriz oldu (özellikle oyuncunun fanları için). Oscar Şansı: Yok gibi. Aday olması bile Kobe ve hayranları için güzel bir hatıra olacaktır.


4- Negative Space
Bu senenin birçok yönden en ağır işi Negative Space. Yönetmenler Ru Kuwahata ve Max Porter hem içeriği hem de atmosferi açısından melankolik bir işe imza atıyor. İşi gereği oğluna pek vakit ayıramayan bir babayla oğlunun bir araya gelme çabasına şahit oluyoruz. Baba oğluna bavulunu nasıl hazırlaması gerektiğini öğretmeye çalışırken onunla ilişkisini güçlendirme peşine düşüyor. Film stop-motion olma özelliğiyle bu senenin zor işlerinden biri. Sahne geçişleri oldukça hoş fakat senaryosu yeterince tatmin edici değil. Oscar şansı: Zor.

3- Lou
Pixar bu sene sadece Coco ile değil aynı zamanda Lou ile de Oscar yarışında boy gösteriyor. Film, kayıp eşya dolabı ve içinde yaşayan canavarın okuldaki çocuklarla ilişkisini gözler önüne seriyor. İlginç bir hikayeyle önemli bir mesajın bir araya getirildiği Lou, öncelikli hedefi çocuklar olan animasyon dünyasının önemli bir parçası olarak hatırlanacaktır. Oscar Şansı: Bir hayli yüksek. Hatta adaylar arasında en güçlüsü Lou. Sadece görsel olarak iyi olmakla kalmıyor aynı zamanda çocuklar için güzel bir mesajla bitiyor. Bilindiği gibi Oscar’ın Pixar filmleriyle arası iyi. Zaten en önemli nedeni de bu değil mi?


2- Garden Party
Benim için bu senenin en büyük sürprizi Garden Party oldu. Diyalogsuz ve cesur senaryosuyla oldukça güçlü bir Oscar adayı. Film terkedilmiş bir zengin evinde birbirlerini ve çevreyi keşfeden amfibi hayvanlara odaklanıyor. Etkileyici, kışkırtıcı ve yetişkinleri hedef alan senaryosuna, senenin en iddialı uzun metraj animasyonlarının birçoğunda görmediğimiz kalitede görsel efektler eklenince benim için bu senenin en iyi işlerinden biri oldu. Oscar şansı. Yarı yarıya. Her yönüyle oldukça iyi ancak dediğim gibi daha çok yetişkinleri hedef alarak risk alınmış.

1-Revolting Rhymes
Revolting Ryhmes bu senenin en zeki ve kıvrak senaryolarından birine sahip. Filmde, alışık olduğumuz ‘’Kırmızı Başlıklı Kız’’, ‘’Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler’’ gibi masallar bir araya getirilerek adeta bir yetişkin masalı ortaya konmuş. Görselliğinden kurgusuna kadar iyi olan yapım, uzun süresi ile yine adaylar arasındaki en iddialı yapımlardan biri. Revolting Rhymes uzun süresine rağmen hiç sıkmayan, sinemanın yapısına uygun parçaların birleştirilmesiyle oluşmuş bir puzzle gibi. Oscar Şansı: Bana göre Lou’den sonra en önemli aday. Lou’nin arkasına düşmesinin sebebi ise yine sadece yetişkinlere göre dizayn edilmiş bir dünyaya sahip olması. Buradan izleyebilirsiniz.

Özetle, Benim iki favorim Revolting Rhymes ve Garden Party ama ödülü Lou alacak gibi duruyor. Yine de kısa animasyon dalının oldukça sürprize açık olduğunu unutmamak gerek.
Anıl Meydan 14 Aralık 1996'da doğdum. Orta Doğu Teknik Üniversitesi'nde Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi okuyorum. Sinema hayatımda önemli bir yer kaplıyor. Insanların sinemayla ilgilenmelerini sağlamak ve filmler hakkında izleyiciye bilgi vermek en büyük gayelerimden biri.

Yorum(1)

Bir Cevap Yazın