Ana Sayfa Eleştiriler Paisà (1946): Savaş Çığlığı

Paisà (1946): Savaş Çığlığı

Paisà (1946): Savaş Çığlığı 8.0
0
İtalyan sinemasında, yeni gerçekçilik akımının etkisindeki filmlerin önemli bir yeri vardır. Bu anlamda Roberto Rossellini’nin, İtalyan yönetmenleri arasında gerçekliğin sınırlarını en çok zorlayan yönetmenlerden biri olduğunu söyleyebiliriz. Çünkü, onun gerçekçiliğinin kuralları göz alıcılıktan uzaktır. O, dünyayı dolaysız bir şekilde filmlerine aktarmaktadır. Filmin senaristlerinden biri olan usta yönetmen Federico Fellini, Rossellini’ye olan  saygısını şu sözlerle ifade etmiştir: “Rossellini; sinemayı, yaşamın en doğal olgusu olarak  sevmeyi öğretti bana. O, benim gözümde sinemanın tek yaratıcısıdır.”

Roberto  Rossellini’nin  savaş üçlemesinin ( Roma, Citta Aperta (1945), Paisa (1946), Allemania Anno Zero (1948) ) ikincisi olan Paisa filmi, İtalyan sinemasında önemli bir yere sahiptir. Birbirinden bağımsız altı bölümden oluşan film, farklı insanların ve bölgelerin hikayesini bir bütün olarak anlatmıştır. Senaryo, konusunu gerçek hayattan almıştır. Referans aldığı nokta insandır. Rossellini bunları sade, yalın ve en gerçekçi hali ile göstererek kurgulamıştır. Rossellini bu anlamdaki hassasiyetini “Önemli olan insandır. İnsanların içindeki ışığı, ruhlarını, onların gerçeklerini yansıtmaya çalıştım. Bu tümüyle içe dönük, tek bir gerçektir. Her bireyin tek gerçeği. Çevredeki nesneler, olaylar ancak bir insanın gözüyle gördükleri zaman bir anlam kazanırlar.” sözlerinden anlayabiliyoruz.



Paisa filminde yıldız oyuncular yerine amatör oyuncular oynamıştır. Film, doğrudan olayların yaşandığı yerden toplanan figüranlarla çekilmiştir. Bu yüzden filmde saf bir oyunculuk dünyası dikkati çeker. Bu da filme ayrı bir gerçeklik boyut kazandırıyor. Mesela filmin ilk öyküsünde karşımıza çıkan Sicilyalı Carmela karakteri rıhtımda okuma yazma bilmeyen biridir.

Rossellini bu filmde gerçekleri yönetmiştir. Filmin montajına gerçekte var olmayan hiçbir şey eklenmemiştir. Savaşta yıkılan binaların enkazı karşımıza sık sık çıkar. Bu anlamda gerçek hayat dekorunun kullanıldığını söyleyebiliriz. Film boyunca görüntünün sanatsal güzelliği, toplumsal doyumu ve şiirselliği ön planda değildir. İtalyanın savaştaki konumu daha çok hikayelerle sembolleştirilerek verilmiştir. Hikayedeki karakterlerin psikolojik çözümlemelerinden ziyade onların, duyumları bir bütün olarak  ele alınır ve bunlar birbirinden ayrılmayan unsurlar olarak bir arada incelenir. Dönemin ahlaki, ekonomik, dini, sosyal, siyasi unsurları bu nesnel gerçekliğin arkasına saklanarak anlatılsa da hikayedeki karakterler yaşanan trajedinin birer tanığı olarak karşımıza çıkar.

Filmde dikkat çeken bir diğer nokta, savaş sırasındaki sosyal ve teknik gerçeklerin kaynaklarının kullanılmasıdır. Filmde bu anlamda güzel anlatımdan çok belgesellik ön plana çıkar. Bölümler arasında verilen haber görüntüleri ile bu gerçeklik pekiştirilmiştir. Böylece film belgesel film özelliği taşımaktadır.

Paisa filminin başarısı sinema sanatına getirdiği yenilikten ve yaşanan yıkımı, savaşın izlerini cesur ve net bir şekilde anlatmasından kaynaklanıyor.

Puanlama

8.0

8.0
Kullanıcı Oyu: ( 4 oylar ) 4.8

Bir Cevap Yazın