Ana Sayfa Eleştiriler Son Darbe / The Killing (1956)

Son Darbe / The Killing (1956)

Son Darbe / The Killing (1956)
0
Stanley Kubrick’in ilk filmlerinden olan The Killing kara film türünün başyapıtlarından sayılabilir. Lionel White’ın Clean Break adlı romanından uyarlanan bu filmle Kubrick hem uyarlama film konusunda ustalaşırken hem de noir film türünün de etkili bir örneğini verir. Beş farklı hayatı paralel kurguyla sunarak tek bir suçta birleştiren yönetmen yine kendine has bir yorumla filme espriler yerleştirmiş ve filmini gerek kurgusu gerek senaryosuyla diğer kara filmlerden ayırmıştır.

Genel konusu itibariyle hapisten yeni çıkmış Johnny Clay, sevgilisi Fay ile evlenmek ve yeni bir hayata başlamak için bir soygun planlar ve bu soygunu gerçekleştirecek ekibi kurar. Plan bir yarış sırasında, odalardan birinde bulunan parayı çalmaktır. Türlü aksilikler olsa da parayı ele geçiren Clay sevgilisi ile kaçacakken yakalanır ve kimse başarılı olamaz.

Beş farklı hayatı temellendiren karakterler;  borcu olan polis, eşi tarafından aldatılan gişe görevlisi, malikânesiyle ilgilenen keskin nişancı, satranç oynamaya meraklı güreş tutkunu bir adam (Kubrick’in de satranca büyük ilgi duyduğu bilinir) ve hapisten yeni çıkmış Johnny Clay’dan oluşuyor. İşlenecek olan suça doğru film ilerlerken onların hayatları da flashbackler aracılığıyla izleyiciye sunuluyor.
killing page
Filmde en çok yer verilen hikâye: George Peatty’nin (gişe görevlisi) hayatı. Peatty, karısı Sherry’yi çok seviyor ve onun tarafından aldatılmak istemediğinden planı ona anlatıyor (aslında zaten aldatılıyor ) ve bunu soygundan sonra koşarak evine geldiğinde karısının sevgilisine seslenmesiyle öğreniyor. Sevdiği birine körü körüne bağlı bir adamın en çok desteğe ihtiyacı olduğu anda aldatıldığını öğrenmesi sinema da nasıl anlatılır? Bu sorunun cevabı 1956 yapımı olan The Killing’de. İşin en yaratıcı kısmı da bu sahnede Kubrick’in odadaki papağana bazı kelimeler öğreterek bu ciddi durum içinde eğlenceli kuş seslerine yer vermesidir.

Bütününe baktığımızda filmde ne abartı var ne de herhangi bir mantık hatası, soygun saat saat planlanmış, detaylandırılmış ve bu beş adamın farklı farklı görevleri var.  Hiçbir görev aksamadan yerine getiriliyor. Zaman kurgusu günümüz filmleri kadar heyecan verici, film ne zaman bitiyor anlamıyorsunuz bile. İç içe geçmiş olayların içinde senaryoda en ufak bir hata yok; olaylar önceden düşünülmüş ve paralel kurgularla, flashback’lerle güçlendirilmiş.  Öyle ki bugün güçlü kurgusal düzene sahip filmlere imza atan Quentin Tarantino  (özellikle Reservoir Dogs ) gibi yönetmenlerin Kubrick’ten etkilendiği söylenmektedir.

Film temelde kirli bir dünyanın içinde temiz bir hayat kurmaya çalışma çabasının başarısız bir sona ulaşacağını anlatıyor. 1940’ların başından 1950’lerin sonuna dek süren film noir döneminin izlenmeye değer filmlerinden olduğunu söylemek mümkün.

Yorum Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir