Ana Sayfa Anıl Meydan

Anıl Meydan

14 Aralık 1996'da doğdum. Orta Doğu Teknik Üniversitesi'nde Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi okuyorum. Sinema hayatımda önemli bir yer kaplıyor. Insanların sinemayla ilgilenmelerini sağlamak ve filmler hakkında izleyiciye bilgi vermek en büyük gayelerimden biri.

The Host (2006): “Yaratıklar”

Bong Joon-Ho’nun 3. uzun metraj filmi The Host birçok izleyici için ilk bakışta sıradan bir canavar filmi gibi duruyor olsa gerek. Afişinden tutun, yaratığın CGI efektine kadar Joon-Ho, oldukça düşük beklentiler içine girmemize neden oluyor. Aslında bu noktada bile çabası sadece düşük beklentilere sokmak değil, aynı zamanda bir eleştiri örneği daha sunmak. İlk önce yukarıda dile […]

Amadeus (1984): Bir Delikanlı Kadar Genç, Bir Yaşlı Kadar Bilge

1984 yılında yönetmenliğinde Milos Forman, senaristliğinde Peter Shaffer’i bulunduran Amadeus isimli bir film vizyona girdi. Film birçok övgüyle karşılaşıyor, Oscar’dan ‘Best Picture’ kategorisi dahil olmak üzere 8 ödülle dönüyordu. Yıllar önce filmi fark ettiğimde ilgimi çeken ufak bir mesele vardı. Her şeyiyle mükemmel olan yapım, Wolfgang Amadeus Mozart’ın hayat hikâyesini konu alıyor. Ancak filme daha […]

Immortal Beloved (1994): Lanetli Bir Maestro, Hasta Bir Dahi

Ludwing van Beethoven… O bir maestro, hasta bir dahi. Çocukluğundan itibaren birçok sıkıntılara göğüs geren bu hastalık koleksiyonerinin trajik hayat hikayesi Immortal Beloved ile bir nebze aktarılabiliyor. Fakat 2 saate sığması mümkün olmayan bir hayat hikayesinin varlığından söz etmek gerek. Buna rağmen yönetmen Beethoven’ın hayatındaki 3 önemli kırılma noktasına değinmeyi ihmal etmiyor ve ilgi çekici […]

Being There (1979): Masumiyet Siyaseti

Peter Sellers‘ın harika performans sergilediği, ölümünden önce seyircilerle buluşan son başyapıtı: Being There. Jerzy Kosiński‘nin aynı isimli romanında uyarlanan filmde, hayatını ─gerçek anlamda bütün hayatını─ bir ev ve onun bahçesi etrafında bahçıvanlık yaparak geçiren sosyal zekâsı gelişmemiş, toplumsal bağları olmayan bir adamın hikâyesi karşımızda. İsmi gibi şans üstüne şans sayesinde hiç ummadığı hayat basamaklarını ardı […]

Frankenstein (1931): Dr. Frankenstein’ın Leviathan’ı

Frankenstein, yönetmen koltuğunda James Whale’in oturduğu 1931 yapımı kült bir korku filmidir. Mary Shelley’in aynı isimli romanından uyarlanan filmi değerlendirirken kitabın yazarının etkilendiği filozof ve felsefeden bahsetmemek elde değil. Film, bir korku yapımı olarak değerlendirildiğinde yılların eskitemediği bir atmosfere sahip. Özellikle bilimsel çalışmaların yapıldığı mekânın kasabadan uzak bir yerde oluşu, canavarın yaratılış sürecindeki ─ve bir […]

Jane Campion Sineması: Feminizmi Çok Boyutlu Değerlendiren Bir Kadın

Yeni Zelandalı Jane Campion az ama öz filmleri sayesinde sinema dünyasına kattıklarıyla kayda değer bir yönetmen. Tüm filmlerinde ana karakterler her zaman kadın olmuştur. Kadınların hikâyesini anlatmayı seven, cinsiyetlerin tabularını kıracak cinsten senaryolar yazan bir auteur ile karşı karşıyayız. 2009 yılında vizyona giren son filmi Bright Star‘dan bu yana yaklaşık 10 senedir film yapmaya ara […]