Ana Sayfa !f Bağımsız Filmler Festivali 17. !f Bağımsız Filmler Festivali Önerileri

17. !f Bağımsız Filmler Festivali Önerileri

17. !f Bağımsız Filmler Festivali Önerileri
0
2002 senesinde ilk adımı atılan !f İstanbul Uluslararası Bağımsız Filmler Festivali, bu sene 17. kez, yine üç ilde düzenlenecek. Film sezonunu geç de olsa kapatma şansına sahip olduğumuz festivalde, Galalar, Keş!f, Karanlık & Köşeli ve Aşk & Başka Bi’ Dünya bölümleri öne çıkıyor.

Yılın merakla beklenen festivalleri arasında en önlerde yer alan !f Bağımsız Filmler Festivali’nin programı 2018 yılına şimdiden damgasını vuracak filmlerden oluşuyor. Bu kadar çok ve güzel film arasından hangisini seçeceğinde kararsız kalan sinema tutkunları için 10 filmden oluşan bir seçki hazırladık. 

İstanbul 15-25 Şubat
Ankara 1-4 Mart
İzmir 1-4 Mart


Sinemaseverler için hazırladığımız öneri listemiz şöyle:


1. PHANTOM THREAD


Amerikan bağımsız sineması ile başladığı kariyerinde, There Will Be Blood (2007) ile ana akım sinemanın zirvesine ulaşan Paul Thomas Anderson‘ın son filmi, seyirciyi 1950’ler Londra’sının moda çevrelerine götürüyor. Bir tasarımcı ve ona ilham kaynağı olan kadın arasındaki aşkı anlatımına alan film, emekliliğini açıklayan 3 Oscar’lı aktör Daniel Day-Lewis‘i sinemada seyretmek açısından önemli bir fırsat.


2. SON KAHRAMAN (Last Flag Flying)

Çok konuşulan filmi Boyhood (2014) sonrası sessiz sedasız filmlerini çekmeye devam eden Richard Linklater, Vietnam’da savaşmış üç eski arkadaşın 30 yıl sonra bir araya gelmeleri üzerinden bir yol hikâyesi anlatıyor. Kuvvetli oyunculuklar ve iyi yazılmış diyaloglar ile ilerleyen film, yer yer hüzünlü yer yer komik bir savaş-karşıtı. 


3. STALİN’İN ÖLÜMÜ (The Death of Stalin)



Veep (2012-2017) isimli TV dizisinin yaratıcısı Armando Iannuci‘den Sovyet Rusya’nın faşist lideri Joseph Stalin hakkında bir taşlama. Rusya’da gösterimi yasaklanan film, Stalin’in ölümü sonrası parti içindeki iktidar yarışı üzerine politik bir komedi sunuyor.


4. YILDIZLAR ASLA ÖLMEZ (Film Stars Don’t Die in Liverpool)



Lucky Number Slevin (2006) filmiyle ismini sinema dünyasına duyuran İskoç yönetmen Paul McGuigan, genç bir aktör ve Oscar ödüllü yaşlı bir aktris arasındaki aşkı anlatıyor. Liverpool doğumlu aktör Peter Turner’ın anılarından uyarlanan film, 3 dalda BAFTA adayı. 


5. KARANLIK NEHİR (Dark River)


2013 yapımı The Selfish Giant filmiyle tanıdığımız İngiliz kadın yönetmen Clio Barnard‘ın son filmi, babasının ölümü üzerine 15 sene sonra köyüne dönen Alice ve kardeşi Joe arasındaki çatışma ile ilerliyor. Ken Loach‘un İngiliz toplumcu gerçekçiliği mirasını devam ettiren yönetmen, görselliğiyle dikkat çeken etkileyici bir drama imza atıyor. 


6. VAHŞİ OĞLANLAR (Les Garçons Sauvages)



Zengin ailelerden gelen 5 veledin bir suç işlemesi, bir kaptana teslim edildikten sonra teknedeki yolculukları ve isyanları ana ekseninde gelişen film, yarattığı gerçeküstü atmosferle öne çıkıyor. Görüntüleriyle Jean Vigo filmlerini anımsatan siyah-beyaz olarak çekilmiş bu vahşi ve tuhaf filmde, başroldeki 5 oğlanı da kadın oyuncular canlandırıyor. Cinsiyetlere biçilen kalıpları da sorgulatan film LGBT filmi olarak anılıyor.


7. BEN CADI DEĞİLİM (I Am Not A Witch)


Zambiya doğumlu yönetmen Rungano Nyoni‘nin filmi, Cannes’da ‘Yönetmenlerin On Beş Günü’ bölümünde ilk gösterimini yaptı ve olumlu eleştiriler aldı. En İyi İlk Film (İngiliz Senarist, Yönetmen veya Yapımcı) dalında BAFTA adayı olan film, 8 yaşındaki Shula’nın, cadı olmakla suçlanması ve bir kampa alınmasının ardından özgürlük mücadelesine odaklanıyor. Afrika’nın bir köyündeki batıl inançlar özelinde, çocuk olmak ve kadın olmak gibi güncel sorunları irdeliyor.


8. KASIM (November)


Eston yazar Andrus Kivirähk‘ın Rehepapp ehk November isimli çoksatar romanından uyarlanan film, pagan geleneklerinin hüküm sürdüğü zamanlarda bir Estonya köyünde geçiyor. Bergman estetiği, İskandinav mitolojisi ve folkloru ile gotik ögeler eşliğinde buluşuyor, kaosun hâkim olduğu Tanrısız dünyada sevgi aranıyor.


9. AÇ GEZENLER (Les Affamés)


Kanada’nın, Quebec eyaletinin uzak bir kasabasında geçen film, virüs salgını sonrası zombiye dönüşen insanlardan kaçmaya çalışan az sayıda insanın hayatta kalma mücadelesini, etkileyici bir atmosferde anlatıyor. Yenilikçi bir korku filmi olarak sunulan film, Toronto Film Festivali’nde En İyi Kanada Filmi ödülünü kazandı.


10. ÇÖP KAFA (Junk Head)


Japon yönetmen Takahide Hori‘nin ilk uzun metrajı olan film, stop motion tekniği ile çekilen bir animasyon. Post-apokaliptik dünyada, yeraltında geçen film, endüstri çöplüğünden bir şeyler çıkarmak isteyen insanlık hakkında garip ve eğlenceli bir macera sunuyor.


BONUS: SEVMEK ZAMANI



Sinemamızın kıymeti az bilinen yönetmeni Metin Erksan‘ın ‘surete aşık olmak’ temalı başyapıtını, beyaz perdede seyretme fırsatı kaçırılmamalı.

Bir Cevap Yazın