Ana Sayfa Eleştiriler Dream Scenario (2023): Post- Modern Toplumda Cadı Avı, Mağdur Freddy Krueger Arketipi ya da Bilinçdışının Ekonomi-Politik Bir Yorumu

Dream Scenario (2023): Post- Modern Toplumda Cadı Avı, Mağdur Freddy Krueger Arketipi ya da Bilinçdışının Ekonomi-Politik Bir Yorumu

Dream Scenario (2023): Post- Modern Toplumda Cadı Avı, Mağdur Freddy Krueger Arketipi ya da Bilinçdışının Ekonomi-Politik Bir Yorumu 9.0
0

Üniversite profesörü Paul Matthews, sıradan bir yaşamın yıllanmış şarabı, milyonların rüyasına giren bir fenomen haline gelir. Önce tanıdıkları sonra öğrencileri derken herkesin tanıdığı bir isim oluverir. Bir anlam atfedemeden olayın güçlü şoku ailenin etrafına yayılır. Rüyaların ortak özelliği her ne olursa olsun rüya içinde yaşananlara karşı Paul’un takındığı pasif tutumdur. Dream Scenario’nun ilk vurgusu, akademinin teoriye batmış halinin metaforik bir anlatımıdır. Üniversite hocası olarak Paul, kendisini rüyasında gören herkese aynı sorar: “..ve ben öylece durup hiçbir şey yapmıyor muydum?”. Bu onun için oldukça rahatsız edici bir durumdur çünkü bilinçdışının bir tezahürü gibidir. Üretmek ve pratikte karşılığı olan, insanlara hitap edebileceği bir şey yaratmak ister (yıllardır tek kalem oynatmadığı ama yazacağı günü iple çektiği kitabını düşünelim.) fakat girdiği rüyalarda olduğu gibi hayatın içinde de olanları seyirci koltuğundan izlemeye devam etmektedir.

Ayrıca İlginizi Çekebilir: Pig (2021): Yas ve Hayatın Değeri Üzerine

Bu elbette Paul’un gözünden kendisinin bir panoramasıdır. Diğer yandan onunla daha önce tanışmış veya tanışmamış milyonlarca insanın Paul’u rüyasında görmesinin sebebi merak uyandırıcıdır. Herkes filmin ilk yarısında Paul’u hareketsiz ve tepkisiz şekilde rüyasında görür. Hatta şeytani bir varlık tarafından kovalanan birisi ısrarla kendisinden yardım ister ama Paul adeta kendinde değilmiş ya da anlamıyormuşçasına uzaklara bakmaya devam eder. Filmde birkaç defa ismini duyduğumuz Carl G. Jung ve günümüzde bir hayli ilgi gören konsepti “kolektif bilinçdışı” kavramı, yaşananları idrak etmek açısından kritiktir. Jung, Sigmund Freud’tan farklı olarak bilinçdışını sadece bireysele indirgemez. Kolektif olan yani tüm insanlığın zihinlerine işleyen, zamanın başından beri bizle olan bazı arketipler vardır.  Örneğin “kahraman” bir arketiptir. Her toplumda aynı çağrışımı uyandıran bazı karakteristik özelliklere sahiptir. Cesur, önündeki engelleri bir bir kaldırıp hedeflerine ulaşan ve bu yolda kötülüğü alt eden o kahraman… Hepimizin tanıdık olduğu ve zaten filmlerin de vazgeçilmez klişesidir. Kahramanın yanı sıra Jung’un 11 tane daha arketipi vardır ve bunlardan birisi Paul’a oldukça uymaktadır: Bilge.

dream-scenario konusu

Bilge arketipi, bilginin peşinden giden, kendini ve çevresini gözlemlerken anlamaya çalışan tiptir. Tam da Paul’un ilk rüya tiplemesinde olduğu gibi. Bu arketip sıra dışı bir şekilde Paul biçiminde insanlığın rüyasında yer bulur. Kolektif bilinçdışında yer alan bilge arketipi, rüyalar aracılığıyla ortaya çıkar ve insanların bilinç düzeyine ulaşmaya çalışır. Rüya yorumlamak biraz da buradan kaynaklanır, rüyalar bilincimize bir şeyler anlatmak gayretindedir. Şimdi işin tekrar sosyolojik tarafına dönelim. İnsanların nedenini anlamadığı bu kolektif rüya silsilesi Paul’a ciddi bir ün katar. Öyle ki dersleri birçok öğrenci ile dolar ve tanımadığı kişilerden “seni bir yerden tanıyorum” reaksiyonları alır. Paul ve eşi yaşanan bu şöhreti pek sevmez. Kendi halinde olmaktan hoşnut bir çift olduklarını dile getirirler. Fakat durum söylendiği gibi işlemez. Paul ününü hep yazmak istediği kitabın basılması için kullanmaya çalışır. Fakat kimin ünü, ünün de kimi kullanacağı belli değildir. Bir reklam ajansı Paul’un popülerliğini Sprite markasıyla bir araya getirmenin peşindedir. Dream Scenario bu noktada çok ilginç bir noktaya parmak basar: Kolektif bilinçdışı aracılığıyla rüyalara reklam koyabilmek ihtimali…

Anaakım ekonomi-politiğin bir muhalifi olarak Dallas Smythe, Kapitalist ekonomide göz ardı edilen iletişimin önemine parmak basar. Ona göre ticari iletişim izleyici üretir. Kapitalist ideoloji, kitle iletişim araçları sayesinde kendisini benimsetir. Hans Magnus Enzensberger tarafından üretilen “Bilinç Endüstrisi” kavramı Smythe’ın görüşlerini destekleyici şekildedir. Kapitalizmin medya aygıtları, günümüzde sosyal medya başta olmak üzere, halkların bilincini endüstriyel dünyaya adapte etme görevine sahiptir. Dev markalar -Sprite gibi- ürünlerinin tanıtılması ve dolayısıyla tüketilmesi için reklama ihtiyaç duyar. Smythe’a göre, reklamlar aracılığıyla bu şirketler genel kabulün aksine zaman değil tüketici satın alır. Dolayısıyla, sanıldığının aksine medya ve reklamlar üstyapı değil altyapının bir parçasıdır. Meta üretiminde başat rol oynarlar. Seyircinin kendisi de bir metadır. Satın aldıkları izleyici istenilen şekilde üretilmiş olur. Soru işareti oluşturan durum, reklam verenin reklamı izleyenden nasıl emin olduğudur. Gündelik hayatta reklamı izlemesi için satın alınan izleyicinin tüm özellikleri göz önünde bulundurularak bir strateji izlenir. Öte yandan, Dream Scenario’da Paul’a gelen Sprite teklifi Smythe’ın tüketici üretme kavramını hem gözler önüne serer hem de alt üst eder. Çünkü, artık zamansallık ortadan kalkmış ve reklamın verimi %99’luk bir ihtimale yükselmiş olur. Sebebi herkesin rüyasına sokulabilecek bir reklam mekanizmasının gelişmesidir. Filmin sonlarında gelişen ve sunulan bu teknoloji, gündüz televizyonlarda, gazetelerde, reklam panolarında yeniden üretilen seyircinin mola vermeksizin uykusunda bu üretim sürecine devam etmesini sağlar. Dream Scenario psikanaliz etrafında şekillenen bir linç kültürü filmi olmakla kalmaz, ekonomi-politik açıdan radikal ve olası bir geleceğin ihtimalini gözler önüne sererek izleyiciyi dehşete düşürür.

rüya senaryo

Diğer yandan Paul, ününü çıkarları için kullanmaya çalışırken istediği şeyleri elde etmekte zorlanır. Kitabının basılması için yeterli ilgiyi göremez. Ayrıca eşimi aldatmak için sahip olduğu ilk fırsatı da trajikomik bir şekilde kaybeder. Önceki sıradan yaşantısında kızları için pek kafa dengi olmayan klasik bir baba portresi çizen Paul, rüyalardaki arketipi değişince ailesi tarafından da güvenilmez biri hale gelir. Eşi tarafından etik sorgulamalara tabi tutulur. Yeni arketip bu sefer herkesin rüyasına musallat olan bir Freddy Krueger imajı çizer. İkinci arketip, Jung’un 12 arketipinden “Asi” olana denk gelir. Asi, Genellikle alışılmış davranış kalıplarının dışına çıkmaya ve kendi çıkarlarına odaklanmaya eğilimlidir. Baskı altında kalmaktan hoşlanmaz ve istediği şeyler için vahşileşip sınırları aşabilir.  Öncekinin aksine pasif halini bir kenara bırakan Paul, kendini insanlara saldırırken ve hatta onları öldürürken bulur. Elbette yaşananların gerçek Paul’la bir ilgisi yoktur. Linç kültürünün sebebi, arketipin gerçek hayatta var olmasının yarattığı travmatik ve paranoyak durumdur. İlk defa Freddy Kruger bir mağdurdur. Çünkü kendisi dahi Asi arketipi tarafından ok ile vurulan bir kurbandır. Bu hikâyede yaşananlar onun psikopat arzularından değil kolektif bir bilinçdışının varlığından kaynaklanır.

dream-scenario

Rüyalarda insanları bir bir öldüren Paul, gerçek hayatta bir tehdit haline gelir. Öyle ki kızının gösterisini izlemesine izin verilmez, toplumdan uzaklaştırılmak istenir. Yaptığı reklam anlaşmaları bozulur, eşinden boşanır. Bu durum linç kültürünün simgesel gücünü ve aynı zamanda sığlığını gösterir. Paul’a yüklenen anlam Paul’un kendisiyle örtüşmemesine rağmen bu simgesel salgın, bir kişinin hayatı mahvetmiştir. Paul’un arabasına yazılan “loser” sıfatı tesadüfi değildir. O her şeyiyle bir kaybedendir ve bu sadece yaşanan linçin bir sonucu olarak değil öncesinde sahip olduğu ünü bir türlü yararına kullanamamasının da bir neticesidir. Dolayısıyla Paul gerçekte ne bir bilgedir ne de asi. Bu arketiplerin bir kurbanı olarak yiten bir ruhtur. Final sahnesi, kalabalıklardan uzaklaşan bu yitik karakterin trajedisini hat safhaya çıkarır. Bir zamanların rüyaları süsleyen adamı, eski eşine ulaşabilmenin tek yolunu düşlerde bulur. Toplum cadı avının sonunda, yaşadığı anomalinin etkisini hızlı bir şekilde atar. Hatta herkes birer Paul’a dönüşür. Fakat Paul için gerçeklik, bir muamma olarak asla hayatının merkezine oturamaz hale gelir.

Kaynakça:

Carl Gustav Jung, Kırmızı Kitap

Nihal Kocabay Şener, İletişimin Ekonomi Politiğine Dallas W. Smythe’ın Perspektifinden Bakmak

Cem Gülcan, Psikolojik Tipler ve Jung Psikolojisi Üzerine Bir Değerlendirme

https://livetobloom.com/12-jung-kisilik-arketipi/

Puanlama

9.0

9.0
Kullanıcı Oyu: ( 0 oy ) 0

Bir Cevap Yazın