Ana Sayfa Etiket "film analizi"

The Suicide Shop (2012): Mesele Şu ki Yarın Yine Yaşamak Gerekecek

”Hayatta başarılı olamadınız mı? Bize gelin, ölümünüzü başaracaksınız! ’’ ”Bu zehir biraz pahalı ama unutmayın ki son harcamanız olacak bu. Ayrıca her zaman şunu söylerim, insan bir kez ölür ve bunun unutulmaz bir an olması gerekir.’’ ”Ben hazırladığım siyanüre ağzı serinletsin diye nane yaprağı katıyorum, bunlar küçük ikramlarımız. Ama son kez üzülmek, sıkılmak isterseniz zehrinizi […]

Disgrace (2008): Hepinizin ya da Hiçbirinizin İçindeki Utanç

“Bulutlar dağıldı, görüş açıldı. Ancak bakamayacak kadar kederliydik.’’ “Kötü bir adam değil, ama iyi de değil. Soğuk değil ama sıcak da değil, en sıcakken bile sıcak değil. Giyeceği hüküm bu mu, evrenin ve her şeyi gören Tanrı’nın hükmü?’’ “İtiraflar… Özür dilemeler… İnsanı alçaltmak için duyulan bu açlık niye?’’ “Bir Film Bir Roman ve Kurmacanın Kendiliği’’ […]

Kuru Otlar Üstüne (2023): Kaçış Nereye ya da Kimeydi?

”Muhakkak ki bütün karakterlerim, duygularını kendi ruhumda da hissettiğim en azından ipuçlarını gördüğüm insanlardı. Ben, ruhunun karanlık taraflarına ilgi duyan bir insanım. Benim hayatta anlam yaratma şeklim bu. İnsanlar bazen bu karakterlere kötücül antikahramanlar olarak bakıyorlar, bana öyle gelmiyor. Bu, hayata ne kadar romantik baktığınızla ilgili. Ben bunları hepimizin içinde olan sıradan duygular olarak görüyorum. […]

My Dinner with Andre (1981): Değişmeyen Pratikler, Pratikleşmeyen Değişim

Tiyatro oyuncusu Wallace’ın, eskiden tiyatro yönetmeni olan arkadaşı Andre ile yıllar sonra bir akşam yemeği için sözleşmesini konu alan My Dinner with Andre, tek mekânda geçen ve hayatın manasını sorgulatırken seyirciyi hipnotize edici alışkanlıklarıyla yüzleştiren bir Louis Malle filmi. Wallace daha filmin başında yemeğe gitmeden önce eskiden zengin ama şimdi fakir bir oyuncu olarak tek […]

Yeraltı (2012): Bir Varoluş Düellosu

‘Yavaş yavaş delirdim, kimse bunu fark etmedi.” – Bir İntihar Notu ”Tanrı yoksa her şey yapılabilir. ” – Dostoyevski ”Sonlu varlığı ile sonsuz varlığı arasına sıkışan insan kendi olma sürecini umutsuzluk içinde yaşar.” – Soren Kierkegaard Modern insanın gündelik hayatın seyri içerisinde rutin eylemlere sıkışan yaşamı, zaman zaman duygularından kesin çizgilerle tecrit ederek sıralı biçimde […]

Toronto Film Festivali Günlüğü 6 & 7: Wildcat, Evil Does Not Exist, The Beast

Gün 6 Wildcat Ethan Hawke’ın yönetmenlik koltuğunda oturduğu Wildcat Amerikalı romancı Flannery O’Connor’ın yaratım sürecine, daha doğrusu sancısına odaklanıyor. Filmin başrolünüyse Ethan Hawke’ın kızı Maya Hawke üstleniyor. Maya Hawke’ın etkileyici performansının filmin oldukça düzensiz ve dağınık yapısının arasında kaybolduğunu söylemek gerekiyor. Ethan Hawke, Flannery’nin yazdığı öyküleri hem seslendirme hem de canlandırma yolunu tercih ederek ana […]