Ana Sayfa Etiket "film incelemesi"

Le livre d’image (2018): Bildiğimiz Sinemanın Sonu

Ulus Baker, Jean-Luc Godard’ın “montajı kolaja doğru itmek gerektiği” fikrini savunduğunu yazmıştı. Le livre d’image [İmgeler ve Sözcükler], bu anlamda Godard’ın bir fikri-takip eseri olarak, imajlar, anlatılar ve seslerin kimi zaman bütünlük içinde kimi zamansa kaotik bir düzlemde bir araya getirilmesinden oluşuyor.Godard’ın, François Truffaut, Alain Resnais ve Eric Rohmer gibi sinemacılarla birlikte öncülerinden biri olduğu […]

Jane Campion Sineması: Feminizmi Çok Boyutlu Değerlendiren Bir Kadın

Yeni Zelandalı Jane Campion az ama öz filmleri sayesinde sinema dünyasına kattıklarıyla kayda değer bir yönetmen. Tüm filmlerinde ana karakterler her zaman kadın olmuştur. Kadınların hikâyesini anlatmayı seven, cinsiyetlerin tabularını kıracak cinsten senaryolar yazan bir auteur ile karşı karşıyayız. 2009 yılında vizyona giren son filmi Bright Star‘dan bu yana yaklaşık 10 senedir film yapmaya ara […]

Agnès Varda Sineması: Yolculuk

Agnès Varda çok yakın bir tarihte aramızdan ayrıldı, onun bu uzun yolculuğunun son dönemine tanık olabilmek bile büyük bir şanstı. Onun hakkında yazabilmek hiç kolay değil, tarihte hep Fransız Yeni Dalgası’nın kadın yüzü olarak görülecek olsa da Varda büyük bir sanatçıydı ve tüm bunları gösterişsiz ve mütevazı bir şekilde yapmıştı. Belki bu yüzden gidişi herkese […]

Chantal Akerman Sineması: Gündelik Hayat Hapishanesine Yersiz Yurtsuz Bir Başkaldırı

İlk kısa filmi Saute ma ville’i tamamlamak için bankalarda, mağazalarda, restoranlarda, heykel modellemesinde, fotoğraf stüdyosunda ve hatta New York’ta porno film gösterimi yapan bir sokak sinemasında kasiyer olarak çalışan; yeterli parayı biriktirdikten sonra bir diğer kısa filmi La Chambre’ı ve ilk belgesel filmi Hotel Monterey’i çeken Belçika doğumlu yönetmen Chantal Akerman’ın 1968 yılında kısa filmiyle […]

Dönersen Islık Çal (1993): Ayrık Otlarına Bir Güzelleme

‘’Bu barda yıllardır envai çeşit insan tanıdım;  çoğu senden daha kadın, benden daha cüceydi.’’Kabul görenler, normal olanlar, çizgide yürüyenler, dengeyi bozmayanlar…Kabul gör(e)meyenler, anormaller, çizgiden sapanlar, dengeyi umursamayanlar…Ait olduğunuz yeri siz mi seçersiniz, yoksa sizin seçme şansınız hiç olmadı mı?‘’Dönersen ıslık çalarsın,  Yol uzun, su karanlık,  Otur bir çardak altına  Bırak biraz yağmur yağsın.’’Uzun bir yalnızlık […]

Sofia Coppola Sineması: Narin, Sessiz ve Soğukkanlı

“İzleyerek iyi bir yönetmen olabilirsin ama gözlemlemeden mükemmel bir yönetmen olamazsın.”Francis Ford Coppola‘nın film setlerinde geçen bir çocukluk, parklar yerine cep sinemalarında kurulan oyunlar ve çizgi filmler yerine izlenen film çekimleri… Sofia Coppola‘nın doğduğu dünya göz önüne alındığında bir yönetmen olmak onun için yazılmış bir son gibi duruyor. 1972’de The Godfather‘ın baptizm sahnesinde, Francis Ford […]