Ana Sayfa Etiket "film incelemesi"

Never Rarely Sometimes Always (2020): Kendine Ait Bir Karar

“Kararın ne olursa olsun, senin olduğu sürece uygundur”. Henüz 18’ine basmamış Autumn’a (Sidney Flanigan) kürtaj kararını verdiğinde hastanedeki sosyal hizmet danışmanının verdiği bu cevap, basit gibi görünen hayati bir ilkenin, kadın özgürlüğünün feda edilemez bir parçası olduğunu yeniden hatırlatıyor. Eliza Hittman’ın senaryosunu kaleme alıp yönettiği Never Rarely Sometimes Always filmi, bir genç kadının, 18 yaş […]
zemlyaad6590d8c991f4666ad38793c10a8e3c
8.0

Zemlya (1930): Sessiz Sinemada Politik Şiirselliğin Öncü Filmi

Ukraynalı yönetmen Alexander Dovzhenko’nun başyapıtı olarak gösterilen Sovyet filmi Earth (Zemlya) sinema tarihinde yeterince değeri bilinmemiş saklı başyapıtlardan biri olarak gösterilir. Film Sovyet montaj sinemasının en ünlü yönetmeni Eisenstein’ın başyapıtı Potemkin Zırhlısı’ndan farklı olarak Sovyet devriminin öncesindeki siyasal başkaldırıdan ziyade devrim etkisindeki tarım toplumunu, devrimin Rus köylüsü üzerindeki etkilerini ve tarımdaki modernleşmenin yarattığı sonuçları şiirsel […]

Lee Chang-dong Sineması: Acının Muhasebesi ve Yeni Başlangıçlar

İçinde bulunduğumuz 2020 senesinde, Şubat ayında gerçekleşen Akademi Ödülleri çok önceden kapanmış bir dönemin ilanı gibiydi. Düşüşe geçen Holywood sineması, 2000’lerin başında ağırlığını göstermeye başlayan Uzak Doğu sinemasına mağlup olmuştu. 2018 senesinde çoğu sinema eleştirmeni tarafından zirveye konulan ve dünya prömiyerini yaptığı Cannes Film Festivali’nde eleştirmenlerden rekor puan alan Burning (bana göre son 20 yılın en […]

Ema (2019): Özgürlük Ateşi

Psikanalizin kurucusu olarak bilinen Sigmund Freud*, “Yaşam, tıpkı genel olarak insanlık için olduğu gibi birey için de katlanılması güçtür. İçinde yerini aldığı uygarlık, bireye belirli bir miktar yoksunluğu zorla kabul ettirir” der. Her çocuk toplumla, dille, yasayla, otoriteyle kısacası kültürle tanışmadan önce ilkel arzulara sahip, özgür bir bebek olarak doğar. Fakat uygarlığın gelişmesi ve çocuğun […]

Taxi Driver (1976): Topluma Karşı, Toplum İçin

Bazı filmler, meselesini ele alış biçimiyle dahil oldukları türlerin sonraki filmleri için neredeyse metodolojik bir örnek teşkil ederler. Taxi Driver da 44. yılını devirmişken, hâlâ anti-kahraman filmlerine ilham kaynağı olan, sinema dünyasının üzerinde hayaleti dolaşan o büyüleyici filmlerden biri. Henüz çok yakın dönemde, tesadüftür ki her ikisinde de ana karakterlere Joaquin Phoenix’in hayat verdiği 2017 […]

Mean Streets (1973): Arka Sokaklar

New York City doğumlu Martin Scorsese, okula başladığında, ailesi ile birlikte, sinemasının kalbi denebilecek, Manhattan’ın “Little Italy” bölgesine taşınır. Aile kökleri Sicilya’nın Palermo bölgesine dayanan yönetmen, astım hastalığı sebebiyle çocukluğunu spor yapamadan, diğer çocuklarla oynayamadan geçirir. Fakat bu hastalık, ailesinin onu sürekli sinemaya götürmesi sebebi ile başka bir tutku geliştirmesine sebep olacaktır. Scorsese ve Robert […]