Ana Sayfa Etiket "film incelemesi"

Yannick (2023): Quentin Dupieux ve Anti-Sineması

Tam da absürt sinema öldü derken Quentin Dupieux adında bir Fransız, filmlerine konu olan ilginç fikirleriyle gündem olmaya başladı. Rubber, Reality, Deerskin, Smoking Causes Coughing ve Yannick gibi filmleri sayesinde son dönemlerde alışkın olmadığımız ancak sinema tarihi boyunca peşimizi bırakmayan absürt dile dönüş yaşanmakta. Merak uyandırıcı filmlerin yönetmeni, yakın tarihli bir röportajında hayatının en iyi […]

The Servant (1963): Öz-Bilinç Mucizesi, Evet ve Hayırın Diyalektiği

Yönetmen Joseph Losey’in The Servant’ı, insanların insan olma serüveninde birbirleriyle yaşadığı tarihsel sürüncemeyi bir evin sınırları içinde yansıtmayı başarıyor. Burjuva sınıfı mensubu Tony, yeni taşındığı evle ilgilenmesi için Barrett’ı uşağı olarak işe alır. Düzenini yeniden oluşturmaya çalışan Tony, bir yandan ilgi duyduğu Susan ile yakınlaşmaya çalışırken, diğer yandan Brezilya ormanlarına sözüm ona batı medeniyetini getirmenin […]

Sevmek Zamanı (1965): Metaya Âşıklar Aşka Yabancılar

Sevmek Zamanı, ilk bakışta klasik bir zengin kız fakir oğlan filmiymiş izlenimi uyandırabilir. Fakir bir boyacı zengin bir ailenin evini boyamaya çağrılır. Evin duvarında asılı olan bir kadının portresine âşık olur. Kadın evin sahibinin kızıdır. Adam öyle bir tutku besler ki işini bitirmesine rağmen düzenli aralıklarla eve girmeye ve resimle uzun uzun bakışmaya devam eder. […]

25th Hour (2002): En Uzun Gece

David Benioff’un aynı adlı romanından uyarlayıp yazdığı, Spike Lee’nin yönettiği ve Edward Norton’un hem yapımcılarından biri olduğu hem de başkarakteri canlandırdığı 2002 yapımı film, Monty’nin, dayak atıldıktan sonra ölmesi için bırakılmış yaralı ama ele avuca sığmayacak kadar vahşi duran bir köpeği güç bela kurtarışıyla açılır. Köpeğin felaketi aslında kurtuluşu olur ve köpek, onunla güzel bir […]

Dream Scenario (2023): Post- Modern Toplumda Cadı Avı, Mağdur Freddy Krueger Arketipi ya da Bilinçdışının Ekonomi-Politik Bir Yorumu

Üniversite profesörü Paul Matthews, sıradan bir yaşamın yıllanmış şarabı, milyonların rüyasına giren bir fenomen haline gelir. Önce tanıdıkları sonra öğrencileri derken herkesin tanıdığı bir isim oluverir. Bir anlam atfedemeden olayın güçlü şoku ailenin etrafına yayılır. Rüyaların ortak özelliği her ne olursa olsun rüya içinde yaşananlara karşı Paul’un takındığı pasif tutumdur. Dream Scenario’nun ilk vurgusu, akademinin […]

The Tree of Life (2011): Spinoza ve Ötekiler

The Tree of Life, 1956 yılında Teksas’ta yaşayan bir aileyi merkezine alıyor gibi dursa da Teksaslı bir aile üzerinden aslında hayatın kendisini odak noktası haline getiriyor. Sinemanın insan ve insan doğası üzerine düşkünlüğü alışılageldik bir durum olabilir ama yaşamın üzerine yapılan güçlü filmler bulmak her zaman rastlanılan bir şey değil. Hele ki saf dini kaygılarla […]