Ana Sayfa Halil Dusak

Halil Dusak

1982 yılında Şanlıurfa’da doğdum. 2010 yılında Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi’nin Sosyoloji Bölümü’nden mezun oldum. Şu anda bir kamu kurumunda sosyolog olarak çalışıyorum. Ulusal ve uluslararası sosyoloji kongrelerinde sunumlar yaptım. Sinema ve tiyatroyla, uzun zamandır yakından ilgiliyim. Ayrıca yönetmenliğini yaptığım; Ekmek ve Su(2017), Tomurcuk(2017), Siyah ve Sarı(2018) adında kısa metrajlı filmlerim var. Kısa filmlerim ile yarışma ve festivallere de katıldım. Sosyal projelerim var. Madde bağımlılığı, sokakta çalışan çocuklar, mevsimlik tarım işçilerinin sorunları bu çalışmalarım arasındadır. En son ise; “Çek Bir Kitap” adlı proje ile ülkemizdeki kitap okuma oranına ve alışkanlığına dikkat çekmeye çalıştım.

Pokot(2017): Avcılık Ve Bakirelik Tanrıçası Duszejko

Nobel ödüllü Polonyalı şair Wislawa Szymborska’ın şu dizeleri:‘’İlkbahar olacaktı yolunda,ve mutluluk da, öteki şeyler arasında.Korku dağları ve vadileri terk edecekti.Gerçek yalanın hakkından gelecekti.Bazı felâketlerhiç yaşanmayacaktı bir dahasavaş gibi ve açlık gibi ve ötekiler gibi.Bunlara saygı gösterilecekti:Savunmasızların savunmasızlığına,güvene ve benzeri şeylere.’’*Doğa ve insan arasındaki savaşı hayvanların avlanılması üzerinden anlatan, 2017’de Berlin Film Festivali’nde Gümüş Ayı ödülünü […]

Time(2006): Ruhun Kusurları Botoksla Düzelmez

 “sana bakmakbir beyaz kağıda bakmaktırher şey olmaya hazırsana bakmaksuya bakmaktırgördüğün suretten utanmaksana bakmakbütün rastlantıları reddedipbir mucizeyi anlamaktırsana bakmakAllah’a inanmaktır.”Yılmaz ErdoğanSevgiyle bakarken Allah’a inanan, diğer taraftan da inandığının yarattığı suretleri beğenmeyerek sözde sevgi adına yeniden yorumlayan biz insanlar…  Aşk ve sevgi; insanların duygularında yaşanan küresel ısınmayla buharlaşıp yapay bir dünyadan gökyüzüne yükseldi. GDO’lu aşklar; insan bedenlerindeki […]

Ahlat Ağacı (2018): Bilge’yle Konuşan Bir Sisyphos Gördüm

‘’ … Sisyphos’u gördüm, korkunç işkenceler çekerken: yakalamış iki avucuyla kocaman bir kayayı ve de bacaklarıyla dayanmıştı kayaya, durmadan itiyordu onu bir tepeye doğru, işte kaya tepeye vardı varacak, işte tamam, ama tepeye varmasına bir parmak kala, bir güç itiyordu onu tepeden gerisin geri, aşağıya kadar yuvarlanıyordu, o da yeniden itiyordu kayayı, kan ter içinde ….’’Homeros’’*Nuri […]

L’insulte (2017): Biraz Daha Empati

‘Harese nedir?  Bilir misin oğlum? Arapça kökenli bir kelimedir. Bildiğin o hırs, haris, muhteris sözleri buradan türemiştir. Harese şudur evladım: Develere çöl gemileri derler bilirsin, bu mübarek hayvan üç hafta yemeden içmeden, aç susuz çölde yürür de yürür;  o kadar dayanıklıdır yani. Ama bunların çölde çok sevdikleri bir diken vardır. Gördükleri yerde o dikeni koparır […]