JIN POSTER_1-crop

Jin (2013)

JIN POSTER_1‘Kadının toplumsal yaşama tutunma çabası’ dediğimizde aklımıza çoğunlukla şehir hayatını temel alan, kadınların gördüğü şiddeti ve ayrımcılığı konu edinen filmler gelir. Bu filmde ise bir gerillanın bilinmeyen bir sebeple örgütünden ayrılıp şehir yaşamına katılma çabası sırasında yaşadıkları üzerinden hiç alışık olmadığımız şekilde işlenmiş bir kadın kimliği görüyoruz.

Eski bir gerilla olması yüzünden gerçek kimliğini gizlemek zorunda kalan Jin, dağdan bir şekilde inmeyi başarır. Ne yazık ki cinsel kimliği onun erkekler tarafından sürekli taciz edilmesine ve bir insan olarak değil bir tatmin aracı olarak görülmesine sebep olur. Ne kadar çabalarsa çabalasın hayat ona sürekli bir çelme takmaya, çocukluğundan beri zor olan yaşamını daha da zorlaştırmaya kararlıdır.

Reha Erdem bu filminde daha önceki filmlerinden alışık olduğumuz çokça metafor kullanmış. Özellikle dağda çekilen sahnelerin gerçekçiliği ve etkileyici görselliği konuşmanın oldukça az olduğu bu filmde izleyicinin filme adaptasyonunu kolaylaştırıyor. Bu metaforlardan biri Jin kelimesinin anlamında yatıyor. Jin Kürtçe’de hayat demek, Jîn ise kadın ve her iki kelimenin de okunuşu aynı. Filmin isminde bile bir ‘kadın’ın kendi ‘hayat’ına hükmetme çabası ve bunun için verdiği savaşın tezahürünü görmek mümkün.pagejin

Bana göre değinilmeden geçilmemesi gereken bir diğer önemli nokta da filmin alt metinde ekofeminizmi işlemiş olması. Patlama ve silahlı çatışma sahnelerine bir çok filmden defalarca aşina olmamıza rağmen bu çatışma ortasında kalan masumlar dediğimizde aklımıza hep insanlar geldi. Reha Erdem’se bu filminde daha önce başka filmlerinde de vurguladığı gibi hayvanların yaşadıklarını da bizlere gösteriyor. Belki de filmi en ilginç kılan noktalardan biri işte bu doğal denge içinde kadınların en büyük düşmanlığı erkek egemenliğinden, en büyük vefayı da hayvanlardan ve tabiattan gördüğü fikrinin işlenmiş olması.

Filmin başrol oyuncusu Deniz Hasgüler gerçekten mimikleri ve jestleriyle kendisine hayran bırakıyor. Öte yandan filmin neredeyse tüm diyalogları Kürtçe ve Hasgüler ne yazık ki Kürtçeye çok hakim değil. Bu sebeple şive konusunda oldukça fazla eleştirilmiş. Yine konuştuğu Türkçe de doğu Anadolu şivesinden oldukça uzak.jin_pubs

Filmle ilgili değinmek istediğim o kadar çok nokta var ki yazmaya kalksam sayfalar sürer bu nedenle mutlaka değinilmesi gerektiğini düşündüğüm diğer noktaları kısa kısa notlar halinde bir özetlemekte fayda görüyorum.

  • Filmle ilgili Kürt sorununa suya sabuna dokunmadan geçtiği ve taraflı yaklaştığı ile ilgili çok fazla eleştiri gelmiş. Bence filmin temel anlatısı bir Kürt kadını üzerinden (klişe tabirle) kadın bedeninin metalaşması ve doğa-kadın dengesinin ataerkil düzen karşısındaki uyumu.
  • Film esas olarak Deniz Hasgüler’in tekelinde gibi görünse de aldığı kısa rolle Onur Ünsal’ın sergilediği performans da oldukça başarılı.
  • Müzikleri Hildur Ingveldardottir Gudnadottir yapmış ve sadece müzikleri için bile izlenebilecek bir yapıt olmasını sağlamış.
  • Filmin afişinden de anlayabileceğimiz üzere film içindeki en büyük metaforlardan biri Kırmızı Başlıklı Kız göndermesi. Normal şartlarda hiçbir gerillanın kullanmayacağı bir renk olan kırmızı film boyunca Jin’in başında. Bu noktada film kadın-doğa uyumunu anlattığı sahneler ile kırmızı başlıklı kız masalına bir eleştiri midir yoksa kırmızı başlıklı kız masalındaki masumiyetin Jin’deki yansıması mı ortaya konmak istemiştir bu kısmın yorumunu izleyicilere bırakmak gerekir.
  •  Bir çok diyaloğun Kürtçe olması anlaşılabilirliği zora sokuyor. Bu nedenle filmin Kürtçe bilen ve tercüme edebilecek biriyle veya (varsa) Türkçe alt yazı ile izlenmesi seyir keyfini artıracaktır. Ancak konuşma o kadar az ki bu şekilde izlendiğinde bile anlaşılmasında büyük sıkıntı olmuyor.
  • Son olarak filmin sinematografik anlamda muhteşem olduğunu söylemeden geçmemek gerekir. Patlama sahneleri aksiyon filmlerinde gördüğümüz sahneler kadar gerçekçi olmasa da ormanda ve dağda geçen sahneler son derece etkileyici. Hatta görsel bir ziyafet sunduğunu söylesem abartmış olmam sanıyorum ki.

Filmi eleştirmek için izleyenlere malzeme çok fakat alt metinleri yorumlamaya çalışıp keyif almak için izleyenleri tatmin edeceğine eminim. İyi seyirler.

‘Kadının toplumsal yaşama tutunma çabası’ dediğimizde aklımıza çoğunlukla şehir hayatını temel alan, kadınların gördüğü şiddeti ve ayrımcılığı konu edinen filmler gelir. Bu filmde ise bir gerillanın bilinmeyen bir sebeple örgütünden ayrılıp şehir yaşamına katılma çabası sırasında yaşadıkları üzerinden hiç alışık olmadığımız şekilde işlenmiş bir kadın kimliği görüyoruz. Eski bir gerilla olması yüzünden gerçek kimliğini gizlemek …

Genel Puanlama

Senaryo - 60%
Oyunculuk - 70%
Teknik - 85%
Yönetmen - 80%
Müzik - 90%

77%

Okuyucu Oylaması İlk olun!
77

konuk yazar Hakkında

Bir Cevap Yazın