Ana Sayfa Etiket "javıer bardem"

Bu Hafta Öne Çıkan Haberler ve Fragmanlar (7 – 12 Mayıs 2018)

İlk olarak haftanın öne çıkan haberleri;Sylvester Stallone yeniden Rambo olarak izleyicilerin karşısına çıkacak. Rambo bu sefer Meksikalı kartellerle mücadele edecek. Filmi kimin yöneteceği ise henüz belli değil.Quentin Tarantino‘nun 2019’da çıkacak yeni filmi Once Upon A Time in Hollywood‘un kadrosuna Burt Reynolds, Tim Roth, Kurt Russell ve Michael Madsen‘da dahil olabilir, görüşmeler sürüyor.Avengers: Infinity War, 1 […]

Cannes Film Festivali Yarışma Filmleri Açıklandı!

Merakla beklenen 2018 Cannes Film Festivali yarışma filmleri bugün gerçekleştirilen basın toplantısı ile açıklandı.Jüri başkanlığını Cate Blanchett’in yapacağı 2018 Cannes Film Festivali 8 – 19 Mayıs tarihleri arasında gerçekleştirilecek.Festivalin yukarıda bulunan bu yılki resmi afişi dün paylaşılmış ve festivalde yarışacak kısa filmler açıklanmıştı.Bu yılki festivalin en önemli merak edileni Netflix filmlerinin durumunun ne olacağıydı. Festival […]

Los lunes al sol (2002): Sosyal Adaletsizlik Masalı

Los lunes al sol, 2002 yapımı İspanyol filmi. Fernando León de Aranoa, İspanya’nın 90’lardan itibaren adından söz ettirmeye başlayan yönetmen. Toplumsal gerçekçi filmleriyle, zekice yazılmış senaryolarında işçi sınıfını ve insan ilişkilerini belli bir mizah ile anlatıyor. Akıcı hikâye anlatışı ve kendini belli etmeyen sahne geçişleri ile doğallığı yakalamış. Javier Bardem‘in oynadığı filmde, İspanya’nın liman kenti Vigo’da […]

mother! (2017): Benzersiz Bir Metafor Kullanımı

Darren Aronofsky’nin son filmi Mother!, başyapıt mı, çöp mü tartışmaları devam ededursun, filmin; sinemada izlediğim en riskli, en zekice anlatımlardan biri olduğunu itiraf ederek başlamalıyım.İlk gösterimi Venedik Film Festivali’nde gerçekleşen Mother!, festivale katılan izleyicilerin bir kısmının ayakta alkışlaması ve bir kısmının yuhalaması ile karşılaştı. Övenlerin ve yerenlerin tepkileri hızla sosyal medyaya düşerken, kimi eleştirmenler filmi göklere […]

mother! (2017)

Sürekli bir anlam, varoluş arayışı içerisinde olan yönetmen Darren Aronofsky, bu konuda ilk denemesini Pi ile yaptı. Pi’deki yöntemi bana sorarsanız, en riskli ve seyirci tarafından en anlaşılmaz olanıydı. Sonra 2010 yılında The Fountain ile farklı bir yöntemle bu arayışı sürdürdü. The Fountain’in beğenmeyeni, beğeneni kadar çoktur. Her kesime ulaşamadı. Sonra ‘çocukluk hayalim’ dediği Noah […]