Ana Sayfa Sesil Yersu Uncu

Sesil Yersu Uncu

İstanbul’da doğup büyüdüm. İstanbul Teknik Üniversitesi’nde sevdiğim iki bölümü okumaktaydım. İlk bölümüm İşletme Mühendisliği’nden yeni mezun olmuş durumdayım. Makine Mühendisliği’ne ise devam etmekteyim. Müzik, sinema ve spor üçlüsünün olmadığı bir hayatı asla düşünemeyen biriyim. Sinemanın büyülü dünyasına ise daha çocukken gittiği filmlerle kapılmış ve her zaman güvenebileceği bir dünya olduğunu bulmuş bir sinemaseverim.

Suspiria (2018): Ruhunu Dansa Ver!

Korku sinemasının başyapıtlarından ve giallo klasiklerinden biri olarak sayılan Suspiria, geçen seneye damga vuran yönetmenlerden biri olan Luca Guadagnino tarafından yeniden uyarlanmış haliyle karşımızda. Yönetmenin Call Me By Your Name’den sonra böyle bir korku klasiğini yeniden uyarlaması beklenmedik ancak şahane bir değişiklik olmuş. Yeni Suspiria, Dario Argento’nun kült filminin modern ve çılgınca bir yorumu. Ancak […]

A Star is Born (2018): “Yine” Bir Yıldız Doğuyor

İlk gösterimini Venedik Film Festival’inde yapan ve o zamandan beri övgülere boğulan A Star is Born, sürekli yeniden anlatılan ve her seferinde hem biraz taze hem de biraz tanıdık kalan bir Hollywood miti gibi. İlk kez 1937 yapımı A Star is Born ile izlediğimiz başarılı olmak isteyen sıradan bir sanatçının keşfedilip şöhrete ulaşma hikayesi ardından […]

Mission Impossible – Fallout (2018): Bir Tom Cruise Yapımı

60’ların popüler ve uzun süre yayında kalan Mission: Impossible dizisi ile başlayan “imkansız görevler” serüveni, Tom Cruise’dan ayrı düşünülemeyecek film serisine yüksek tempolu, fazlasıyla gerilimli ve karanlık bir atmosfere sahip, aksiyon şöleni yaşatan yeni bir film eklenerek devam ediyor. Mission: Impossible – Fallout harika bir aksiyon filmi yapmak için gereken tüm teknik unsurların güzel bir […]

Borg/McEnroe (2017): Buz ve Ateşin Çarpışması

Janus Metz’in yönettiği film, spor dünyasının gelmiş geçmiş en büyük, en ilginç rekabetlerinden biri olan Björn Borg – John McEnroe rekabetini anlatıyor. Filmde tamamen zıt karaktere sahip olan bu ikilinin “Ateş ve Buz” (Fire and Ice) diye adlandırılan rekabetinin yanı sıra sonraları aralarında oluşacak güzel arkadaşlığın başlangıcına da ışık tutuluyor. Öyle ki bu iki efsanenin […]

Ready Player One (2018): Bir Pop Kültür Çılgınlığı

Ready Player One, Steven Spielberg’in pek sevdiğimiz bilimkurgu yeteneğiyle uzun bir aranın ardından tekrar karşımızda olduğu, oyun, sinema, müzik ve daha fazlasına dair sayısız popüler kültür referansıyla dolu bir 80’ler nostaljisi. Spielberg’in özenle yarattığı, harika detaylarla dolu görkemli dünya ve anlatımda kullandığı baş döndürücü tempo seyirciyi ilk anından itibaren etkisi altına alarak muazzam bir deneyim […]

Lady Bird (2017): Ya En İyi Versiyonum Buysa?

Bağımsız sinemanın dikkat çekici isimlerinden biri olan Greta Gerwig’in yazıp yönettiği Lady Bird, gençliğin büyülü bir portresi adeta. Yarı-otobiyografik diye tanımlayabileceğimiz filmde büyümenin zorluklarını “Lady Bird” lakaplı Christine’le beraber deneyimliyoruz. Büyüme hikayelerinin bilindik gidişatından pek çıkmayan film, kendine özgü saf bir duygusallıkla farkını ortaya çıkarmayı başarıyor ve bu sırada da sırtını tüm kusurlarıyla karşımızda olan […]