Ana Sayfa Sesil Yersu Uncu

Sesil Yersu Uncu

İstanbul’da doğup büyüdüm. İstanbul Teknik Üniversitesi’nde sevdiğim iki bölümü okumaktaydım. İlk bölümüm İşletme Mühendisliği’nden yeni mezun olmuş durumdayım. Makine Mühendisliği’ne ise devam etmekteyim. Müzik, sinema ve spor üçlüsünün olmadığı bir hayatı asla düşünemeyen biriyim. Sinemanın büyülü dünyasına ise daha çocukken gittiği filmlerle kapılmış ve her zaman güvenebileceği bir dünya olduğunu bulmuş bir sinemaseverim.

I, Tonya (2017): Hem Sevmek Hem de Nefret Etmek İsteyeceğiniz Biri

Spor tarihinin en büyük skandallarından biri nedeniyle 90’ların popüler kültürüne damgasını vurmuş Amerikan buz pateni yıldızı Tonya Harding’in yükseliş ve düşüşlerle dolu hikayesinin anlatıldığı sıra dışı bir spor filmi var karşımızda. Harding’in olimpiyatlar, ödüller ve skandallarla dolu hayatı klişeleşmiş ödül sezonu anlatımından uzak bir anlatımla beyazperdede. I, Tonya kara komedi formatına sahip ve bu türün […]

Kill Bill: Vol 1. ve 2. (2003): Feminist İntikam

Bol kanlı ve şiddet içerikli sahneleriyle tanıdığımız Quentin Tarantino, özel sinema diliyle kendine bağımsız sinemada ayrı bir kulvar yaratmayı başarmış bir sinema dehası. Filmlerinin her karesine imzasını atan Tarantino’nun sinemasında aşırı yakın planlardan bagaj perspektifli çekimlerine kadar birçok görsel kod bulunmakta ancak Tarantino’nun en önemli özelliklerinden biri de yazdığı muhteşem senaryolardır. Farklı tarzlarda filmlerle dolu […]

Star Wars: The Last Jedi: Umudun Başlangıcı (2017)

Evrenin en güzel serisi Star Wars, iki yıl önce uzun süre hayali kurulan yeni üçlemesinin başlangıç filmi The Force Awakens’la karşımızdaydı. Yönetmen koltuğunda J.J. Abrams’ın oturduğu, vizyona büyük ses getirerek giren film genel anlamda beklentileri boşa çıkarmayan bir başlangıç filmi olmuştu. Ancak yaratıcı fikirler sunmak yerine ilk üçlemeye yakın durması nedeniyle oldukça eleştirilmişti. Abrams’ın bu […]

Eşkıya (1996): Eşkıyalar Hâlâ Ölünce Yıldız Olur Mu?

80’lerden itibaren Yeşilçam’ın yavaş yavaş etkisini kaybetmesiyle beraber Türk sineması hem üretim hem de seyirci bakımından büyük bir kriz yaşamaya başlamıştır. Ancak 1996 yılında Eşkıya’nın beyaz perde ile buluşması her şeyi değiştirmiştir. Birçokları tarafından Türk sinemasının kaderini değiştiren film olarak görülen Yavuz Turgul – Şener Şen işbirlikli Eşkıya, vizyona girdiği tarihte o dönemki en yüksek […]

Ritim Kazandırır: Patti Cake$ (2017)

Patti Cake$, “Şişman kızlardan rapçi olmaz.” klişesi nedeniyle hayallerine ulaşma mücadelesinde cinsiyetçilik ve ırkçılıkla da savaşması gereken Patricia Dombrowski’nin hikayesi. Filmi yazan-yöneten ve film müziklerini de besteleyen Geremy Jasper, ilk filminde alışılagelmiş bir hikayeyi, klasik bir senaryo formülüyle uyarlıyor. Bu nedenle sıradanlığa yakın duran filmi bu yoldan kurtaran kişi ise başarılı performansıyla başroldeki Danielle McDonald […]

Battle of the Sexes (2017)

20 Ekim 1973’te tenis tarihinin en önemli olaylarından biri olan “Battle of the Sexes” gerçekleşmiştir. O dönemde Amerika Açık’ta ücret ayrımı yapılmasıyla birlikte kadın-erkek tartışmaları alevlenmiştir. Eski bir Grand Slam şampiyonu olan Bobby Riggs’in kadın tenisçilerden herhangi birini yenebileceğini söylemesi ile başlayan meydan okumalar ise tenisteki “cinsiyet savaşını” hepten uç noktalara taşımıştır. Riggs’in meydan okumaları […]