Ana Sayfa Kaan Aslan

Kaan Aslan

24 yaşındayım. Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesini bitirdim. Şuan Barcelona'da Marketing yüksek lisansında eğitimime devam etmekteyim. Sinema ve edebiyat benim için ilk zamanlar bir tutku olmuşken şu an yaşamam için birer ihtiyaçlar. Bu ihtiyaçlar çerçevesinde çevremdeki herkese yardım etmekten hep mutlu olmuşumdur.

Y tu mamá también (2001): Bir Kadına ve Cennetine Yolculuk

Son dönemde çekmiş olduğu filmler ile ismini sık sık duyduğumuz özellikle 2018 yılında Netflix yapımı Roma filmi ile aldığı ve alacak olduğu ödüllerin sahibi Meksikalı yöneten Alfonso Cuaron’un 2001 yılında çekmiş olduğu dram/yol filmi Y tu Mama Tambien.Film bazı ülkelerde içermiş olduğu cinsellikten dolayı yaş sınırı ile gösterime girdi. Meksika tarihi hasılat rekoru kırarken ülke […]

Los lunes al sol (2002): Sosyal Adaletsizlik Masalı

Los lunes al sol, 2002 yapımı İspanyol filmi. Fernando León de Aranoa, İspanya’nın 90’lardan itibaren adından söz ettirmeye başlayan yönetmen. Toplumsal gerçekçi filmleriyle, zekice yazılmış senaryolarında işçi sınıfını ve insan ilişkilerini belli bir mizah ile anlatıyor. Akıcı hikâye anlatışı ve kendini belli etmeyen sahne geçişleri ile doğallığı yakalamış. Javier Bardem‘in oynadığı filmde, İspanya’nın liman kenti Vigo’da […]

Amerikan Sosyo-Kültürel Eleştirisi İçerisinde Bir Sarı Minibüs: Little Miss Sunshine (2006)

Little Miss Sunshine, komedi/dram yol ve kara-komedi yol filmi kategorilerine uyan 2006 yapımı film. Amerikan bağımsız sinemasının en iyi örneklerinden biri olarak gösterilen film, vizyona girdiği yıl çok ses getirdi. 79. Akademi Ödülleri’ne En İyi Film dahil 4 dalda aday oldu ve bunlardan ikisini kazandı. Kadrosunda Greg Kinnear, Toni Collette, Steve Carell, Abigail Breslin, Alan […]

Leaving Las Vegas / Elveda Las Vegas (1995)

O dönem için yazılmış en iyi toplum dışı romanlardan biri, Mike Figgs’in perspektifinden beyazperdeye uyarlanıyor. Aslında 16mm ile televizyon filmi olarak tasarlanıyor daha sonra kıyılamıyor (e-haliyle) ve beyaz perdeye aktarılıyor.Ailesini, işini ve hatta kendisini kaybetmiş ortalama bir senaristin problemlerle ‘drink to death’ ile başa çıkışını izliyoruz. Benjamin Sanderson! Nicolas Cage’in hayat verdiği yegane karakter!. Farkındayım […]