Ana Sayfa Berlinale 2019 #BerlinaleNotları 1: The Kindness of Strangers, Gully Boy, Fourteen

#BerlinaleNotları 1: The Kindness of Strangers, Gully Boy, Fourteen

#BerlinaleNotları 1: The Kindness of Strangers, Gully Boy, Fourteen
0

The Kidness of Strangers (Ana Yarışma)

2009 yapımı An Education ile 3 Oscar adaylığı kazanan Lone Scherfig‘in filmi, New York Manhattan’a iki oğluyla beraber taşınan yalnız bir kadını odağına alıyor. Tahmin edilebilecek bir hikâyeyi benzer karakterlerle ve güçlü oyunculuklara tutunarak farklı bir tarzda yorumlamaya çalışıyor. Duygu sömürüsüne gidebilecek filmi araya mizah sıkıştırırarak doğallaştırıyor. Yönetmen bir iki çok güçlü sekans yakalamayı başarsa da tahmin edilebilir mutlu sonu ile zayıf bir filme imza atıyor. Eleştirmenler tarafından da pek beğenilmeyen film, festivalin açılış filmi olarak akıllarda kalacak. 5/10



Gully Boy (Berlinale Special Gala)

Yönetmen Zoya Akhtar’ın alt kesimden bir gencin yükselme ve rap müzisyeni olma hikâyesini bir müzikal şeklinde sunma çabası, çoğunlukla klişe bir şekilde ilerliyor. Coğrafyasının kodlarına karşı çıktığında ve kadın sorununu ele aldığında bir miktar güçlense de sonu tatmin etmiyor. Kırılma, çözülme ve babayla yüzleşme çok kolay geçiştiriliyor. Youtube’da virale dönüşen ve Murad’ın popüler olduğu videoda en güçlü anlarını yakalıyor. Koca bir Youtube klibini andıran film, Bollywood tarzı dans/müzik sahnesi daha çok barındırsa daha etkileyici olabilirdi belki de. 2/10



Fourteen (Forum)

Film, Mara ve Jo adlı iki genç kadının zamanla değişen yakın arkadaşlıklarını konu alıyor. Yönetmen Dan Sallitt’in yaptığı biçimsel tercihler, ilk bakışta çok basit görünen hikâyeyi ilgi çekici kılıyor ve ayakta tutuyor. Özellikle diyalog olmayan bölümlerde kamerasını çok iyi kullanarak zamanın akışını çok iyi aktarıyor. Son dönemde Lady Bird, Eighth Grade gibi filmlerde karşımıza sıkça çıkan büyüme hikâyesi temasının farklı bir yorumu var karşımızda. Aslında bu daha çok büyüyememe hikâyesi. 14 yaşında mahsur kalmış, bir anneye ihtiyaç duyduğunu film ilerledikçe anladığımız Jo’nun yavaş yavaş yıkılışını izliyoruz. Güçlü görünen Mara ise bir bakımdan çocuklara ihtiyaç duyuyor. Filmin dingin tavrının dramasını büyütmekte ters orantılı bir katkısı var. New York’da geçen, bir erkek yönetmen tarafından kadınları anlatan bir film izlemek de sevindirici. Buna ek olarak Tallie Medel’in etkili oyunculuğu filmi güçlü kılan etmenlerden en önemlisi. 7/10

Tuncay Uravelli 91 doğumlu. Pamukkale Üniversitesi Gıda Mühendisliği bölümü mezunu. ESOGÜ Tarımsal Biyoteknoloji bölümünde yüksek lisans yapıyor. Lise döneminde izlediği Fight Club'ın dövüş filmi olmadığını anladıktan sonra sinemaya ilgisi tutkuya dönüştü. Bu tutku üniversitede edebiyata yönelse de film bitip jenerik aktığında sinemasız yapamayacağını her seferinde yeniden idrak ediyor.

Bir Cevap Yazın