Ana Sayfa Tuncay Uravelli

Tuncay Uravelli

91 doğumlu. Hiç bitmeyecekmiş gibi duran öğrencilik hayatına Eskişehir’de, yüksek lisans eğitimi ile devam ediyor. Okuyor, yazıyor, dinliyor, anlatmak için yaşıyor.

Minari (2020): Toprağa Ekilen Bir Tohum Olarak Aile

2020 yılının henüz başında, Sundance Film Festivali’nde gösterilen Minari, drama dalında “Seyirci” ve “Büyük Jüri” ödülünü kazanarak sezona hızlı bir giriş yapmıştı. Beklentileri yükselten film, Oscar ödülleri için 6 adaylık elde ederek geniş kitlelere ulaşmayı şimdiden garantiledi. Parasite filminin 2020 yılındaki ödüllerde elde ettiği şaşırtıcı başarının da katkısıyla bütün dünyanın Güney Kore sinemasına bakışının değiştiği ve […]

Rohmer’in Komedileri ve Yeşil Işın

Fransa’nın, Fransız insanının ruhunu yakalayabilen nadir yönetmenlerden olan Éric Rohmer, Fransız Yeni Dalgası akımını başlatan yönetmenlerden biri olsa da Truffaut ve Godard kadar ün yapamamıştır ve bu isimlerden sonra anılır. Kendilerinden önceki sinemayı yıkmak için önce kalemle sonrasında ise ellerine aldıkları kamerayla saldıran Cahiers du Cinéma dergisi ekibi, ürettikleri anti-sinema (counter cinema) ile kurgu, anlatıcı, […]

Lee Chang-dong Sineması: Acının Muhasebesi ve Yeni Başlangıçlar

İçinde bulunduğumuz 2020 senesinde, Şubat ayında gerçekleşen Akademi Ödülleri çok önceden kapanmış bir dönemin ilanı gibiydi. Düşüşe geçen Holywood sineması, 2000’lerin başında ağırlığını göstermeye başlayan Uzak Doğu sinemasına mağlup olmuştu. 2018 senesinde çoğu sinema eleştirmeni tarafından zirveye konulan ve dünya prömiyerini yaptığı Cannes Film Festivali’nde eleştirmenlerden rekor puan alan Burning (bana göre son 20 yılın en […]

Mean Streets (1973): Arka Sokaklar

New York City doğumlu Martin Scorsese, okula başladığında, ailesi ile birlikte, sinemasının kalbi denebilecek, Manhattan’ın “Little Italy” bölgesine taşınır. Aile kökleri Sicilya’nın Palermo bölgesine dayanan yönetmen, astım hastalığı sebebiyle çocukluğunu spor yapamadan, diğer çocuklarla oynayamadan geçirir. Fakat bu hastalık, ailesinin onu sürekli sinemaya götürmesi sebebi ile başka bir tutku geliştirmesine sebep olacaktır. Scorsese ve Robert […]

Monos (2019): Vahşete Çağrı

Yılın henüz başında, Sundance Film Festivali’nde gösterildiğinden beri tüm önemli festivalleri dolaşan ve kulaktan kulağa yayılarak bir külte dönüşen, Güney Amerikalı yönetmen Alejandro Landes‘in ikinci kurmaca filmi, Kolombiya’da bir dağın zirvesinde, Amerikalı bir kadın rehineyi kollaması için görevlendirilen 8 çocuğun giderek çığırından çıkan öyküsünü anlatıyor. Bigfoot, Rambo, Smurf, Swede, Wolf, Perro, Bum Bum ve Lady […]

And Then We Danced (2019): Gürcü Dansına Kuir Reform

İsveç doğumlu Gürcü yönetmen Levan Akin‘in, ilk olarak Cannes Film Festivali’nin “Yönetmenlerin On Beş Günü” (Directors’ Fortnight) bölümünde görücüye çıkan filmi, hemcinsiyle yasak aşka girişen karakteri üzerinden Gürcü gelenekleri ve toplumuyla bir çatışma kuruyor. Geleneksel Gürcü dansından yola çıkan film, ana karakter Merab’ın kendini keşfetme ve özgürleşme öyküsünü beyaz perdeye aktarıyor. Gürcü dansı veya Kafkasya halkları […]