Ana Sayfa Tuncay Uravelli

Tuncay Uravelli

91 doğumlu. Hiç bitmeyecekmiş gibi duran öğrencilik hayatına Eskişehir’de, yüksek lisans eğitimi ile devam ediyor. Okuyor, yazıyor, dinliyor, anlatmak için yaşıyor.

And Then We Danced (2019): Gürcü Dansına Kuir Reform

İsveç doğumlu Gürcü yönetmen Levan Akin‘in, ilk olarak Cannes Film Festivali’nin “Yönetmenlerin On Beş Günü” (Directors’ Fortnight) bölümünde görücüye çıkan filmi, hemcinsiyle yasak aşka girişen karakteri üzerinden Gürcü gelenekleri ve toplumuyla bir çatışma kuruyor. Geleneksel Gürcü dansından yola çıkan film, ana karakter Merab’ın kendini keşfetme ve özgürleşme öyküsünü beyaz perdeye aktarıyor.Gürcü dansı veya Kafkasya halkları tarafından […]

Lucrecia Martel Sineması: Analar ve Kızları

Adrián Caetano, Pablo Trapero ve Lucrecia Martel isimlerini kapsayan Arjantin Yeni Dalgası (Nuevo Cine Argentino), düşük bütçeli, profesyonel olmayan aktörlerin yer aldığı ve Holywood karmaşıklığının aksine basit, temel sinematografi tekniklerinin kullanıldığı filmleri içerir. Yönetmenler, tema olarak, sınırlı alanlarda geçen, askeri diktatörlük (1976-1983) ve 90’ların neoliberalizm etkisine bağlı olarak yaşanan sosyal ve ahlaki çöküşün anlatıldığı minimal öykülere odaklanır […]

#BerlinaleNotları 5: The Ground Beneath My Feet, Kız Kardeşler, God Exists, Her Name Is Petrunya

The Ground Beneath My Feet (Ana Yarışma)Graz doğumlu yönetmen Marie Kreutzer‘in senaryosunu yazıp yönettiği film, büyük şirketlere danışmanlık yapan Lora isimli ana karakter ve ruhsal hastalıklarla boğuşan ablası arasındaki ilişki üzerinden psikolojik gerilim kurmayı hedefliyor. Abla Conny intihar girişiminde bulunuyor ve uzun süre hastanede kalıyor. Kapitalist sistemde işi dışında hiçbir şeye sahip olmayan ve stres bozukluğu […]

#BerlinaleNotları 4: Out Stealing Horses, The Golden Glove, Mr. Jones

Out Stealing Horses (Ana Yarışma)Per Petterson’un aynı isimli romanından uyarlanan film eşinin ölümü üzerine Oslo’dan Norveç’in küçük bir kasabasına taşınan Trond’un anılarını takip ediyor. Trond karakterinin gençliğine yapılan geri dönüşlerdeki estetik Terrence Malick’in Tree of Life (2011) filmini hatırlatıyor. Yönetmenin Norveç ve İsveç arasındaki dağlarda, nehirlerde, güzel doğada yaptığı çekimler ve yakaladığı görüntüler filmin değerini yükseltiyor. […]

#BerlinaleNotları 3: Öndög, Aidiyet, A Russian Youth

Öndög (Ana Yarışma)2006’da Altın Ayı, 2010’da en iyi senaryo ile Gümüş Ayı kazanan Çinli yönetmen Quan’an Wang’ın Berlinale’e döndüğü film, Moğolistan kırsalında insan, doğa, hayvan ilişkilerini anlatımına alıyor. Geniş planlar ile doğa karşısında insanın/hayvanın acizliğini anlatma hevesinde olan film kırsalı kullanımı ve otopsi sahnesi ile Nuri Bilge Ceylan’ın Bir Zamanlar Anadolu’da (2011) filminden çok esinlenmiş […]

#BerlinaleNotları 2: Grâce à Dieu, Systemsprenger

Grâce à Dieu (Ana Yarışma)Gerçek bir hikâyeden uyarlanmış film kiliseye karşı açılan bir soruşturmayı üç ana karakteri üzerinden takip ediyor. Sağı solu belli olmayan Fransız yönetmen François Ozon’dan beklenilmeyecek denli politik ve politik doğrucu bir film. Çoğunlukla Lyon’da geçen film bir kiliseyi, çevresini ve Fransız toplumunu Fransız ailesi aracılığı ile inceliyor. Olaydan 20 sene sonra dava […]