Ana Sayfa Eleştiriler Le diable probablement (1977): Bir İntiharın Geçmişi

Le diable probablement (1977): Bir İntiharın Geçmişi

Le diable probablement (1977): Bir İntiharın Geçmişi 6.0
0
Tanrı’ya inanır mısın?
Sonsuz yaşama inandığım kadar Tanrı’ya inanırım. Ama intihar edersem idrak edilemeyeni idrak edemediğim için kendimi lanetlenmiş olarak görmüyorum.

Hayata yönelik anlam arayışını çektiği filmler üzerinden bulmaya çalışan Fransız yönetmen Robert Bresson. Kendisine 1983 yılında düzenlenen Cannes Film Festivali’nde En İyi Yönetmen ve Palme d’Or kazandıran L’argent’dan önce çektiği son filmi Le diable probablement (1977); filmlerinde sürekli göstermeye çalıştığı Tanrı’ya yakarışın şehir/metropol yaşamına geçilmiş modern hali olarak karşımıza çıkıyor. Film bunu temel kabul ederek gençliğin verdiği varoluş sancısı ekseninde hayattan, dinden, siyasetten dolayısıyla bu bütün olguları oluşturan insanlardan umudunu kesmiş bir genç olan Charles’ın intihara meyil etme sürecine odaklanıyor.

İntihar etmeyi kafasına koyan bir insan yaşamaktan zevk almadığı için bu yola başvurur. Zevk almaması da sadece intihar edenin kendisine bağlı değildir. Başka bir insanı cezalandırmak istemesi de bu eyleme başvurması için yeterlidir.  Freud’e göre ise intihar “bilim açısından çözümlenmemiş bir sorun” olarak dile getirilmekte aynı zamanda “egonun süper egodan intikam alması” şeklinde açıklanmaktadır.[1] Charles’ın intihara sürüklenme sebebi ise hayattaki beklentilerinin sonuçsuz kalması ve kendi dünyasını değiştirecek gücü kendinde bulamamasından kaynaklı ürettiği öfkeyi kendine yansıtmasından başka bir şey değildir.


Film Charles’ın intiharını gazete manşetlerinde vererek açılışını yapar. Zamanda geriye giderek de Charles’ın bu noktaya nasıl geldiğini işlemeye başlar.  Charles inancına ve zevklerine düşkün bir hristiyandır. Zamanla beraber bu dünyevi zevkler ve inançlar ona doğru cevaplar sunmaz. Onu hayata karşı daha çok tatminsizleştirir. Bu durumdan kaygılı olan arkadaşları ona yardım etmek istese de Charles’ın düşüncelerine nüfuz etmeye yaklaşamazlar. Gitgide hissizleşen Charles ise çareyi kendi inancı olan Hristiyanlığın “Kişi kendisine ait olmayan hayatı üzerinde herhangi bir eylem yapma hakkına sahip değildir.  İnsan hayatına ancak Tanrı son verebilir.” anlayışına kafa tutarak intiharı seçenek haline getirir.

Le diable probablement Bresson’un kullandığı yalın anlatıma uygun bir film değil. Oyunculuklar da yalın fakat bu yalınlık basitlik seviyesine indirgeniyor. Bu yüzden film Bresson’un filmlerini arasında çok sönük kalıyor. Film daha çok eleştirisel anlatımı ile öne çıkıyor. Belki kendi nezdinde Tanrı’ya yakarış fakat onun üstünde bir sistem eleştirisi barındırıyor. Bunu bir gencin intiharı üzerinden genel bir eleştiri olarak yapıyor. Filmin barındırdığı replikler sırasıyla siyasete, dine, yozlaşmış topluma dokunduruyor. Film bazı kısımlarda zayıf kalsa da diyaloglarla sinema dünyasında varolmayı başarabilen, mesajları net bir şekilde olan bir yapım. Yine de Bresson sinemasının yıldızlarından biri değil.
Kaynakçalar
[1]Durkheim E. “İntihar” Çev: Prof. Özer Ozankaya, 2. Baskı, İmge Kitabevi,
[2]İntiharın Kısa Tarihçesinden Sebep ve Yöntemlerine Genel Bir Bakış, Erkut Ragıp Bulut

Puanlama

6.0

6.0
Kullanıcı Oyu: ( 0 oy ) 0

Hürrem Celil Erdoğan Denizli’de doğup büyüdükten sonra üniversite okumak için aynı zamanda şu anda yaşadığım şehir olan İzmir’e geldim. Ege Üniversitesi Matematik Bölümünü stresli uzun bir yolculuktan sonra bitirdim. Sinemaya olan ilgim ise, sinemanın dertleri unutturan tarafını keşfetmekle oldu ve ben de bu sayede sinemanın büyülü dünyasına kapılanlar tarafına geçtim. Bu büyülü dünyayı somutlaştırmak içinse birdunyafilm.co’yu kurdum.

Bir Cevap Yazın