Venedik 2019 Notları 8

Venedik 2019 Notları 8
0

Saturday Fiction
 (Venezia 76 Competition)

Gizli görevde çalışan bir aktrisin etrafında gelişen film, 1941 yılında Shanghai’da geçiyor. Başroldeki Gong Li’nin karizması ve başarılı performansıyla izleyenleri etkisi altına aldığı film, zaman zaman minik sıkıntılara sahip olsa da oldukça güzel çekilmiş bir casus draması. Filmdeki aşk hikâyesi zaman zaman sendelese de filmin ana hikâyesi ile film içindeki tiyatro oyunundaki hikaye arasındaki paraleller ve bunun gösteriliş şekli oldukça başarılıydı. Ayrıca siyah beyaz çekilmesi de filme ayrı bir güzellik katmış. 7/10



Babyteeth (Venezia 76 Competition)

Sharp Objects ile adını duyuran ve dikkatleri üzerine çeken Eliza Scanlen’ın başrolünde bulunduğu Babyteeth, üzücü bir büyüme hikâyesi. Kanser hastası Milla’nın bir uyuşturucu satıcısına aşık olup bununla hayatını dengelemeye çalıştığı film, Shannon Murphy’nin beyaz perdedeki ilk yönetmenlik denemesi. İyi performanslara sahip, dinamik, eğlenceli ve hüzünlü olan bu filmin başarılı bir ilk film olduğunu söylemek gerek. Tüm performansların çok iyi olduğu filmde özellikle Eliza Scanlen ve Toby Wallace dikkat çekiyordu. 7/10



Moffie (Orizzonti)

1980’lerde Güney Afrika’da geçen aynı isimli bir romandan uyarlanmış bu hikâye, 19 yaşındaki Nicholas’ın eşcinselliğini gizlemeye çalışırken zorunlu olarak askere gidişini ve burada yaşadığı zorlukları konu alıyor. Başroldeki Kai Luke Brummer’ın Nicholas’ın utangaç bir gençten birçok açıdan sınanmış bir yetişkine dönüşümünü muhteşem bir performansla ortaya koyduğu film, gerilim dolu ve etkileyici anları, harika müzik kullanımı ve başarılı yönetmenliğiyle özel bir büyüme hikâyesi sunuyor. Hem Julia Ducournau‘nun Raw filmini hem de Barry Jenkins’in Moonlight’ını hatırlatan anlara sahip olan film, yılın en dikkat çekici LGBT hikâyelerinden biri. 8/10
Sesil Yersu Uncu İstanbul’da doğup büyüdüm. İstanbul Teknik Üniversitesi’nde sevdiğim iki bölümü okumaktaydım. İlk bölümüm İşletme Mühendisliği’nden yeni mezun olmuş durumdayım. Makine Mühendisliği’ne ise devam etmekteyim. Müzik, sinema ve spor üçlüsünün olmadığı bir hayatı asla düşünemeyen biriyim. Sinemanın büyülü dünyasına ise daha çocukken gittiği filmlerle kapılmış ve her zaman güvenebileceği bir dünya olduğunu bulmuş bir sinemaseverim.

Bir Cevap Yazın