inherent vice

Gizli Unsur / Inherent Vice (2014)

1990 sonrası film çekmeye başlayan yönetmenler arasında Paul Thomas Anderson şüphesiz en kendine özgü yönetmenlerdendir. 1970 doğumlu yazar-yönetmen daha önce “Magnolia”, bana göre başyapıtı olan ”There Will Be Blood” ve “The Master” ile zaten kendini kanıtlamıştı. Bu kez de Amerikalı postmodern yazar Thomas Pynchon’un 2009 tarihli aynı adlı romanından uyarladığı son filmi  “Inherent Vice” ile seyirciyle buluşuyor.

Filmin sinopsisi ise şöyle: 1970lerin California’sında özel dedektiflik yapan kafası her zaman dumanlı Larry “Doc” Sportello (Joaquin Phoenix) bir gün evindeyden karşısında eski kız arkadaşı Shasta Fay Hepworth (Katherine Waterston)ü bulur. Shasta uzun bir aradan sonra gizlice Doc’un evine gelmiştir ve Doc’a yeni sevgilisi olan emlak zengini Michael Z. Wolfman(Eric Roberts)’ın karısı ve karısının sevgilisi tarafından gizli bir komplo ile akıl hastanesine kapatılması kumpasından haberdar olduğunu söyler ve bu konuda kendisine yardım etmesini ister. Doc yardım etmeyi kabul eder ve olayların üzerine gittikçe karşısına gizli bir dini tarikat, golden fang (altın diş) isimli ne olduğu muğlak (örgüt?,gemi?,dişçi zinciri?,akıl hastanesi?) birşey, yüzünde gamalı haç olan insanlar, Aryan kardeşliği, siyahi örgütler, esaret altındaki bir muhbir…  çıkar.inherent vice-3

İçerisinde barındırdığı özellikler ile(uyuşturucu, hippiler, seks, neo-naziler, siyahi gruplar, Charles Manson, Richard Nixon, FBI…)Paul Thomas Anderson’un filmografisinde daha ayrıksı bir yerde duran “Inherent Vice” son zamanların ve yönetmenin en kafası dumanlı filmi, hatta saykodelik bir neo-noir olarak adlandırılabilir. Kesinlikle sakin kafayla izlenilmesi gereken filmin takip etmesi bir süre sonra zorlaşmaya başlıyor ve gittikçe karmakarışık bir hal alıyor. 1970lerin Los Angeles’ında geçen filme bir de Coen kardeşlerin kült filmi “The Big Lebowski”deki “dude”(ahbap) ruh hali ve Coenlerin kendine özgü kara mizahı hatta yer yer Hunter S. Thopmson! ruh hali ekleniyor. Bunun dışında film noirin en başarılı örneklerinden Howard Hawks’un yönetmeni olduğu “The Big Sleep” ve Robert  Altman’ın “The Long Goodbye” filmi bu filmin önemli 2 referansı noktası olarak göze çarpıyor. Karakterlerinin çokluğu, karmaşık bir senaroya sahip olması  –kuşkusuz bunda uyarlanması neredeyse imkansız denen bir yazar olan Thomas Pynchon ve onun  zor romanının etkisi büyük-  ve eşelenen her toprağın altından yeni birşeylerin çıkması olay örgüsünün genişledikçe genişlemesine ve filmin takibinin zor bir hal almasına neden oluyor.
inherent vice-2
Filmin biçim yönüne gelecek olursak kesinlikle dört dörtlük bir sinematografisi olduğunu söyleyebiliriz. Filmin muhteşem görselliğini oluşturan kişi daha önce Paul Thomas Anderson’ın birçok filminde de çalışmış Oscar ödüllü görüntü yönetmeni Robert Elswit. Ayrıca çok ince ve detaylı işlenmiş sanat yönetmenliği de dönemin ruhunu ve atmosferini etkili bir şekilde yansıtıyor. Bunun dışında özenle seçilmiş müziklerin de filmin atmosferiyle  çok uymlu olduğunu söylemekte fayda var. Oldukça güçlü olan oyuncu kadrosunda Doc karakterine hayat veren ve filmin başrolü olan Joaquin Phoenix ve Josh Brolin üst düzey oyunculuklarıyla göz dolduruyor.

Sonuç: Biçim yönünden son derece üst düzey olan filmde içeriğin karmakarışık ve muğlak yapısı ,olayların sürekli genişlemesi gibi nedenler filmi izlemeyi zorlaştıran nedenler. Anderson “The Master” ile bunun sinyalini daha önceden vermiş ve “Inherent Vice” ile uç noktaya varmıştır. “Inherent Vice” yönetmenin filmografisinde biçim-anlatı açısından ayrıksı bir yerde bulunuyor.
1990 sonrası film çekmeye başlayan yönetmenler arasında Paul Thomas Anderson şüphesiz en kendine özgü yönetmenlerdendir. 1970 doğumlu yazar-yönetmen daha önce “Magnolia”, bana göre başyapıtı olan ”There Will Be Blood” ve “The Master” ile zaten kendini kanıtlamıştı. Bu kez de Amerikalı postmodern yazar Thomas Pynchon’un 2009 tarihli aynı adlı romanından uyarladığı son filmi  “Inherent Vice” ile …

Genel Puanlama

Senaryo - 60%
Yönetmen - 70%
Oyunculuk - 81%
Teknik - 82%
Müzik - 80%

75%

Okuyucu Oylaması İlk olun!
75

İrfan Yalçın Hakkında

Sanat tutkunu,7. Sanat aşığı.Sinemanın düşündüren,sorgulatan,felsefi ve farlılıkları görmemizi sağlayan yanını seven ,sinemanın en güçlü sanat dalı olduğuna inanan sinefil.Eğitimine Erciyes Üniversitesi İletişim Fakültesie Radyo,Sinema ve Televizyon bölümünde devam etmekte.

Bir Cevap Yazın