Ana Sayfa Oğuzhan Altunkurt

Oğuzhan Altunkurt

1998 Yılında Burdur’da doğdu. Marmara Üniversitesi Sinema Bölümü öğrencisi olarak hayatına devam ediyor. Büyülü Fener ile ilk tanışması ‘’Yüzüklerin Efendisi’’ sayesinde oldu ve halen bu tutkusunu devam ettirmekte. Sinemanın sonsuz hayal gücüne açılan dünyası ile birlikte Mitoloji, Fantastik Edebiyat, ve Kültür alanındaki her şey ile ilgilenmeye devam ediyor.

The French Dispatch (2021): Wes Anderson’dan Üç Marjinal Hikaye

İlk olarak 1996 yılında çektiği Bottle Rocket ile karşımıza çıkan ve sinemasında oluşturduğu karakteristik ve stilize tarzıyla geniş bir izleyici kitlesine sahip olan Wes Anderson, son filmi The French Dispatch ile Grand Budapest Hotel ve Moonrise Kingdom ile yakalamış olduğu seviyenin altına düşmeyen bir iş ortaya çıkarmış. Dünya prömiyerini 74. Cannes Film Festival’inde yapan film […]

Last Night in Soho (2021): O Eski Güzel Günler

Shaun of The Dead ve Baby Driver gibi başarılı filmleri ile tanınan Edgar Wright’ın son filmi Last Night in Soho yönetmenin önceki yapımlarının da üstüne çıkan ve belki de ‘Magnum Opus’u olmaya aday şahane bir film. Film, Eloise isimli bir kızın moda tasarımcısı olma hayali üzerinden açılıyor. Filmin girişinde seyirciyi karşılayan dans sahnesi ve Elois’in […]

Eternals (2021): Kozmik Evrene Marvel Bakışı

Marvel sinematik evreni, hayatlarımıza sistematik olarak girdiği günden beri birçok sinema eleştirmeninin, Geek’in, ortalama sinema izleyicisinin ve aksiyon bağımlılarının sinema tatminini sağlayabilecek filmler üretti. Bu filmlerin bir kısmı başyapıt seviyesinde ilgi görürken kimileri ise sıradan bir süper kahraman filmi olmaktan öteye geçemedi. Eksikleriyle ve fazlalarıyla Marvel sinematik evreni Avengers Endgame’in ardından dördüncü aşamasına girdi. Marvel […]

Undine (2020): Su Perisinin Makus Talihi

Çağdaş Alman sinemasının en önemli yönetmenlerinden biri olan Christian Petzold son filmi Undine ile mitolojik bir öykünün çağdaş bir uyarlamasını beyaz perdeye taşıdı. Gespenster, Yella, Barbara ve Phoenix gibi önceki filmleriyle seyirciyi kendisine hayran bırakan yapımlara imza atan yönetmen yine aynı sinema üslubunu koruduğu masalsı bir hikâye ile seyirciyi karşısına çıktı. Dünya prömiyerini 70. Berlin Film […]

Zhang Yimou Sineması: Hayatın Sorunlarına Göz Alıcı Sadelikte Bir Başkaldırı

Sinema bugüne kadar birçok dahi yönetmen yetiştirdi.  Bunlar arasında Batı sinemasının ve Hollywood’un gelmiş geçmiş ünlü yönetmenleri ilk akla gelir. Bu yazıda ise doğuya, en uzak doğuya has bir yönetmeni ve bu yönetmenin sinema için verdiği mücadeleyi aktaracağım. Zhang Yimou 1951 yılı 14 Kasım’da, Mao Zedong yönetimindeki komünist partinin iktidarda olduğu yıllar içerisinde doğdu.  Çocukluğunun […]

The Fountain (2006) : Bedenine Hapsolmuş Ruhlar

“Bedenlerimiz ruhlarımızın hapishaneleridir. Derimiz ve kanımız, tutsaklığımızın demir parmaklıklarıdır. Yine de korkmayın. Et çürür. Ölüm her şeyi küle çevirir ve, böylece, ölüm her ruhu serbest bırakır.”  Dünyanın en çok tanınan yönetmenlerinden biri olan Darren Aronofsky’nin 2000’de çektiği Requiem for a Dream’in ardından uğruna 6 sene üzerinde çalıştığı ve bu süre içerisinde başka hiçbir proje ile […]