Ana Sayfa Eleştiriler The Northman (2022): Viking Kanı Dökülecek!

The Northman (2022): Viking Kanı Dökülecek!

The Northman (2022): Viking Kanı Dökülecek! 8.0
0

İlk uzun metraj filmi The Witch ile korku filmlerini adeta yeniden tanımlayan ve 2019’da The Lighthouse ile sinemaseverlerin tanıdığı ve sevdiği bir yönetmen haline gelen Robert Eggers’ın son filmi The Northman uzun bir bekleyişin ardından sonunda vizyona girdi. The Lighthouse’dan hemen sonra yeni projesi üzerinde çalışmaya başlayan Eggers filmin ilk çekimlerine 2020’nin mart ayında başlayacaktı ancak pandemi nedeniyle çekimler 2020’nin ağustos aylarında başladı ve o yılın sonlarında tamamlanabildi.

“İntikamını alacağım baba, seni kurtaracağım anne, seni öldüreceğim Fjölnir!”

Film, Eggers’ın sevdiği konulardan biri olan mitolojik bir hikâyeye dayanıyor. 10. Yüzyılda bir İskandinav ülkesi olan İzlanda’da genç prens Amleth’in babasının, amcası tarafından öldürülmesi ile başlayan hikâyede Viking prensinin amcasından intikam alma öyküsünü izliyoruz. Genç prens Amleth’in babasının öldürülmesi ve prensin henüz küçük bir çocukken ülkesinden tek başına kaçmak zorunda kalması, onu yıllar içinde intikam yeminleriyle babasına verdiği sözü tutmaya çalışan bir savaşçıya dönüştürüyor. Amleth film boyunca yaşadıkları ve gördükleri ile kendi kaderi ve seçmek istediği hayat arasında tercih yapmak zorunda kalıyor.

the northman 2022 filmi

Ayrıca İlginizi Çekebilir: The Lighthouse (2019): “Boşluğun Ortasına Fırlatılmış” Efendiler ve Köleler

William Shakespeare’in ‘Hamlet’ oyunundan ilham alan film senaryo anlamında çok çarpıcı bir iş ortaya koymuyor. Bugüne kadar çekilen intikam filmleri ile benzer bir hikâye yapısına sahip. Filmin sonunu en başından tahmin edebiliyorsunuz. Ancak filmin alamet-i farikası yönetmen Robert Eggers’ın klişe bir konuyu işleyiş biçiminde yatıyor.

Mitolojik öyküleri korku türü ile harmanlamakta ne kadar iyi olduğunu bildiğimiz yönetmen, İskandinav ritüellerinin ve uçsuz bucaksız kuzey topraklarının tekinsizliğini ve ürkütücülüğünü çok usta bir şekilde sinematografisinde işliyor. Filmdeki aksiyon ve dönüş sahneleri gereksiz sıkıcılıktan uzak ve yerli yerinde kullanılmış. CGI kullanılan kısımlarda ise mizansenin doğallığı bozulmuyor ve seyirci olarak filmin içine daha etkin bir şekilde dahil olabiliyorsunuz. Yönetmen, sinematografik olarak filmin bütününe yayılan karanlık bir renk paleti yerine coğrafi bölgelerin değiştiği her sahnede farklı tonlamalar kullanmış. Bu teknik filmde hikâyeyi daha iyi anlamaya yardımcı olması ve seyircinin dikkatini dağıtmaması açısından doyurucu bir nitelik kazanmış.

the northman filmi

Filmin belki de en iyi yönlerinden biri oyunculuklarıydı. Alexander Skarsgård başrolde inanılmaz bir performansa yer vermiş. Vahşi Viking stereotipini en üst seviyeye taşıyarak canlandırmış. İzlanda kralını oynayan Ethan Hawke ve kralın kahinini oynayan William Dafoe filmde kısa süre gözükmelerine rağmen film boyunca hatırlanacak bir oyunculuk ortaya koymuşlar. Özellikle William Dafoe’nun korkunç yüz ifadelerini kullandığı ve karakterini canlandırdığı sahneler filmin en gerilimli anlarından biriydi. Bunun yanında Prens Amleth’in amcasını canlandıran Claes Bang ve annesini canlandıran Nicole Kidman’ın oyunculukları filmin atmosferine uymamış, fazla teatral ve çiğ kalmış. İzlandalı ünlü şarkıcı Björk de filmin bir kısmında oynadığı cadı rolüyle filme katkı sunmuş.

Film ilk 15-20 dakikasında yüksek tempo ile seyrederken ortalarında uzunca bir süre durağanlaşıyor ve sonlara doğru bir kreşendo ile zirveye yaklaşıyor. Filmin bu temposu bütün süre içerisine yedirilse belki daha etkili olabilirmiş. Bunun yanında filmin ses kurgusu ve müzikleri oldukça başarılıydı. Bolca atılan savaş çığlıkları, ayin mırıldanmaları ve savaş müzikleri filmin atmosferine çok uygundu.

the northman

The Northman’i yönetmenin ilk iki filminden ayıran en önemli nokta durağan bir gerilimi seyrettirmek yerine bu kez aksiyonla birlikte harmanlanmış bir gerilim oluşuydu. Bilinen stilinden farklı bir şekilde gerilimi hissettirme çabası Robert Eggers için deneysel ancak başarılı bir çalışma olmuş. Makyaj, kostüm ve film içerisinde bulunan yapıların titizlikle hazırlanmış oluşuna hiç girmeyeceğim çünkü film ekibi bu konuda kuzey ruhunu gerçekten yansıtan, doğru seçimler yapmış. İskandinav mitolojisinden Valkyrie, Odin, Fenrir, Kuzgun, Valhalla gibi özneler ve unsurlar kanondaki temsilleriyle uyumlu bir şekilde doğru canlandırılmış.

Sonuç olarak söyleyebiliriz ki; Robert Eggers sinema dilini ayakları yere sağlam basar bir şekilde geliştirmeye devam ediyor. Mitolojiyi temel alarak yarattığı korku ve gerilimli atmosferi ilerideki filmlerinde daha da üstüne koyarak devam ettirirse yarattığı stili bir sonraki nesil için sinema derslerinde bile okutulabilir.

Puanlama

8.0

8.0
Kullanıcı Oyu: ( 0 oy ) 0

Oğuzhan Altunkurt 1998 Yılında Burdur’da doğdu. Marmara Üniversitesi Sinema Bölümü öğrencisi olarak hayatına devam ediyor. Büyülü Fener ile ilk tanışması ‘’Yüzüklerin Efendisi’’ sayesinde oldu ve halen bu tutkusunu devam ettirmekte. Sinemanın sonsuz hayal gücüne açılan dünyası ile birlikte Mitoloji, Fantastik Edebiyat, ve Kültür alanındaki her şey ile ilgilenmeye devam ediyor.

Bir Cevap Yazın