Ana Sayfa Eleştiriler Beautiful Boy (2018): “Vazgeçmek de Her Şeye Dahil Mi?”

Beautiful Boy (2018): “Vazgeçmek de Her Şeye Dahil Mi?”

Beautiful Boy (2018): “Vazgeçmek de Her Şeye Dahil Mi?” 7.5
0
Boğaziçi Film Festivali kapsamında ülkemizde de gösterilen Beautiful Boy, Felix Van Groeningen‘ın 6. uzun metrajı olarak karşımıza çıkıyor. Steve Carell‘ın canlandırdığı David Sheff tarafından yazılan “Beautiful Boy: A Father’s Journey Through His Son’s Addiction” ve Timothée Chalamet’in canlandırdığı Nic Sheff tarafından yazılan “Tweak” adlı kitaplardan uyarlanan film, bir babanın uyuşturucu bağımlısı olan oğluyla ilişkisini, mücadelesini ve yol ayrımlarını kendine konu ediniyor.

Call Me by Your Name ile kendine büyük bir hayran kitlesi oluşturan Timothée Chalamet ve son yıllarda dram türünde (Last Flag Flying, Battle of the Sexes, Foxcatcher) gösterdiği önemli ve başarılı oyunculuklarla adından sıkça söz ettiren Steve Carell’ı birleştiren Beautiful Boy, hakkında çıkan ilk haberlerle birlikte büyük bir çoğunluk tarafından merakla beklenmeye başlandı. Filmin sinopsisi ve fragmanı klasik bir hollywood filmi izlenimi verse de durumun böyle olmadığı filmi görünce anlaşıldı. Uyuşturucu bağımlısı Nic’in inişli çıkışlı hayatı yerine baba David’in oğluyla mücadelesini ve oğlunun en saf haliyle hatırlamasını kendine konu edinen Beautiful Boy’un gerek flashbacklerle gerek babanın kurduğu imgelerle parçalı anlatıma sahip olduğunu söyleyebiliriz. Bu noktadan sonra söylemekten veya göstermekten daha çok hissettirmenin filmi oluyor. Sevginin, belki de en zoru olan vazgeçmeye götüren yollarını açıyor. Anlatım dili ve kurgusuyla bir babanın oğluyla gurur duyduğu günlerin hayalini hissetmeye, bir nevi empati kurmaya başlıyoruz.

Felix Van Groeningen’ın, oldukça dinamik bir film olan Belgica’nın ardından Beautiful Boy gibi bir filme imza atmasını The Broken Circle Down sularına geri dönmesi olarak açıklayabiliriz. Bir kez daha aile kurumunu ele alan Felix Van Groeningen, Beautiful Boy ile daha çok oyuncu yönetimiyle iz bırakıyor. Başta Steve Carell ve Timothée Chalamet arasında kurulan kimya akıllarda yer etse de toplu performansında filmi bir tık daha yukarı taşıdığını söyleyebiliriz. Hikayedeki kadın karakterler derinlikli olmamalarına karşın filme dair birçok ipucuyu veriyor, sebep-sonuç ilişki kurmamıza daha çok yardımcı oluyor. Maura Tierney tarafından hayat bulan, David Sheff’in ikinci eşi, Nic’in üvey annesi olan Karen karakteri filmin en can alıcı kısmı olan “vazgeçiş” noktasında büyük bir pay oynuyor. Sözlü olarak vazgeçiş motivasyonunu Karen’dan duyamasak da görsel anlamda bunu defalarca görüyoruz. Özellikle, ve benim şahsi fikrim olarak, filmin en akılda kalıcı sahnesi olan ailecek gittikleri plajda kendi oğlu olan Jasper’ın, üvey oğlu Nic ile sörf yapmasına izin vermemesi Karen karakteri için pek çok şeyi anlatıyor. Bir diğer kadın karakter Vicki (Amy Ryan) ise Nic’in hayatına dair pek çok ipucuyu bizlere sunuyor. Nic’in neden bağımlı olduğunu ve bundan niye vazgeçemediğini Vicki karakterini tanıdıkça daha iyi anlıyoruz. Bu anlamda her karakter üzerinden ayrı ayrı okuyup-yorumlanacak bir film oluyor Beautiful Boy.

Kurduğu anlatım dili ile hikayeyi ajite etmeyen Groeningen, ne yazık ki aynı başarıyı müzik kullanımında gösteremiyor. Massive Attack‘tan Nirvana‘ya, David Bowie‘den John Lennon‘a uzanan müzik skalası o kadar baskın kullanılmış ki yer yer seyirciye ne hissetmesi konusunda yönlendirme bile yapabiliyor. Baba-oğul ilişkisinde müziğin ne kadar önemli olduğunu birçok sahnede görüyoruz. Bu yüzden müzik kullanmamak doğru bir seçim olmazdı. Yalnız bu müziğin daha düzeyli ve tutarlı kullanılması, göstermekten ziyade hissettirmenin filmi olan Beautiful Boy’un değerini daha da çok arttırıyor olacaktı.

Hislerin ön planda olduğu Beautiful Boy, seyirciyi bir yerden yakalıyor ve duygu seline doğru sürüklüyor. Büyük-küçük herkesin kendinden bir şeyler bulabileceği veya empati kurabileceği yapımın adını ilerleyen günlerde daha da sık duyabiliriz. Ödül sezonunun başlamasıyla başta oyunculuk sonrasında ise uyarlama senaryo ve film kategorilerinde Beautiful Boy, 2018 yılının en çok konuşulacak filmlerinde biri olabilir.

Puanlama

7.5

7.5
Kullanıcı Oyu: ( 0 oy ) 0

Oğuzhan Durmuş 1994 yılında Kocaeli Gölcük'te doğdu. Sinemaya olan ilgisini durduramayıp Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesinde Radyo, Televizyon ve Sinema okumaya başladı ve hala da okumaya devam ediyor. İleride kendi çekeceği filmlerin hayaliyle de yaşamaya devam ediyor.

Bir Cevap Yazın