Ana Sayfa Oğuzhan Durmuş

Oğuzhan Durmuş

1994 yılında Kocaeli Gölcük'te doğdu. Sinemaya olan ilgisini durduramayıp Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesinde Radyo, Televizyon ve Sinema okumaya başladı ve hala da okumaya devam ediyor. İleride kendi çekeceği filmlerin hayaliyle de yaşamaya devam ediyor.

Beautiful Boy (2018): “Vazgeçmek de Her Şeye Dahil Mi?”

Boğaziçi Film Festivali kapsamında ülkemizde de gösterilen Beautiful Boy, Felix Van Groeningen‘ın 6. uzun metrajı olarak karşımıza çıkıyor. Steve Carell‘ın canlandırdığı David Sheff tarafından yazılan “Beautiful Boy: A Father’s Journey Through His Son’s Addiction” ve Timothée Chalamet’in canlandırdığı Nic Sheff tarafından yazılan “Tweak” adlı kitaplardan uyarlanan film, bir babanın uyuşturucu bağımlısı olan oğluyla ilişkisini, mücadelesini […]

Romeo + Juliet (1996): Modern Zamanlardan Bir Orta Çağ Hikâyesi

Başarılı yönetmen Baz Luhrmann, ilk filmi Strictly Ballroom’un ardından İngiliz yazar Shakespeare’in yazdığı, tiyatro tarihinin en büyük trajedisi olarak nitelendirilen Romeo ve Juliet’in post-modern bir uyarlamasıyla karşımıza çıkar. Orta Çağ’da geçen hikâyeyi günümüze taşıyan Luhrmann, olay örgüsü ve diyaloglar konusunda değişiklik yapmaktan kaçınırken yüzyıllar sonra tekrardan vücut bulan büyük aşk için pratik yaşam üzerinden birçok yenilik […]

As Tears Go By (1988): Jarmusch Esintili İlk Wong Filmi

Hong Kong’lu yönetmen Kar-Wai Wong‘un ilk uzun metrajı olma özelliğini taşıyan As Tears Go By (orijinal adıyla Wang Jiao ka men) ilk filmin taşıyabileceği tüm eksiklikleri bünyesinde barındırıyor. Yönetmenin yakın zamanda çektiği filmlerde büyük ustalıkla kullandığı slow-motion kamera tekniği ve müzik tercihi As Tears Go By filminde oldukça kusurlu bir şekilde karşımıza çıkıyor. Kar-Wai Wong’un […]

Happy Together (1997): “Olsun Biz Yeniden Başlayalım”

William Dickson’un 1895 yılında çektiği The Gay Brothers filmi, konuya imalarla yaklaşması ve iki erkeğin birlikte vals yapmalarını göstermesi açısından queer sinemanın öncüsü olarak kabul edilir. İki erkeğin dansından bugüne kadar uzanan queer sinema çeşitli kademeler ve yolların ardından günümüz sinema camiasında en nihayetinde kabul edilir hale gelir. 60’lı yıllarda başlayan “Sinemada LGBT Hakları” meselesi […]

The Bookshop (2017): Kağıt Üstünde Cesaret, Sevgi ve İyimserlik Filmi

Üretken yönüyle tanınan Katalan yönetmen Isabel Coixet‘in, Berlin Film Festivali’nde dünya prömiyerini yapan son filmi The Bookshop ülkemizde ilk defa 37. İstanbul Film Festivali’nde gösterildi. 2018 yılında Goya ve Gaudi ödüllerinde birçok ödül alan yapım Emily Mortimer‘ın performansıyla ön plana çıkıyor.Penelope Fitzgerald‘ın aynı adlı romanından uyarlanan The Bookshop, 50’li yılların İngiltere’sinde Florence Green (Emily Mortimer) […]

Film Stars Don’t Die In Liverpool (2017): Hollywood Değişir Zarafet Baki Kalır

Victor Frankenstein, Push gibi filmlerle Luke Cage, Sherlock gibi dizilerle adını duyduğumuz 2012 yılında Emmy‘e aday gösterilen yönetmen Paul McGuigan, bu sefer karşımıza Hollywood’un iç yüzünü gösteren, zarif, dokunaklı ve bir o kadar da kırık bir aşk hikayesi olan Film Stars Don’t Die in Liverpool ile karşımıza çıkıyor.  Bünyesinde üç Bafta adaylığı bulunan yapımın başrollerinde […]