Ana Sayfa İnceleme As Tears Go By (1988): Jarmusch Esintili İlk Wong Filmi

As Tears Go By (1988): Jarmusch Esintili İlk Wong Filmi

As Tears Go By (1988): Jarmusch Esintili İlk Wong Filmi 5.2
0
Hong Kong’lu yönetmen Kar-Wai Wong‘un ilk uzun metrajı olma özelliğini taşıyan As Tears Go By (orijinal adıyla Wang Jiao ka men) ilk filmin taşıyabileceği tüm eksiklikleri bünyesinde barındırıyor. Yönetmenin yakın zamanda çektiği filmlerde büyük ustalıkla kullandığı slow-motion kamera tekniği ve müzik tercihi As Tears Go By filminde oldukça kusurlu bir şekilde karşımıza çıkıyor. Kar-Wai Wong’un senaryosunu Jeffrey Lau ile birlikte yazdığı film, Jim Jarmusch‘un 1984 yapımı Stranger Than Paradise filmiyle aynı hikaye iskeletini taşıyor.

As Tears Go By’ın konusuna gelecek olursak Wah (Andy Lau), yalnız yaşayan ve mafyatik işlerde eli olan karanlık bir karakterdir. Kardeşi olarak gördüğü Fly (Jacky Cheung) ile bu işleri başta birlikte götürürken zaman ilerledikçe Fly’a bir nevi ağabeylik yapmaya başlar ve onu bu karanlık dünyadan uzak tutmaya çalışır. Wah’ın hayatı, kuzeni Ngor’un (Maggie Cheung) gelmesiyle alt üst olur ve işler Wah için daha da karışık bir hal almaya başlar.

As Tears Go By, büyük bir ölçüde Jim Jarmusch‘un 1984 yılında çektiği Stranger Than Paradise filmini akla getiriyor. Stranger Than Paradise’ın Willie’siyle As Tears Go By‘ın Wah’ı, Eva’sıyla Ngor’u, Eddie’siyle de Fly’ı büyük ölçüde benzerlik gösteriyor. Jarmusch’un baş karakteri Willie, hayattan bir beklentisi veya amacı olmayan bununla birlikte hayatını idam ettirebileceği işi dahi olmayan bir karakterdir. Tıpkı Wong’un baş karakteri Wah gibidir. Willie’nin de hayatı Wah gibi oldukça durağan ilerlerken kuzeni Eva’nın gelmesiyle hayatı renklenmeye başlar. Aynı durumu Wah için de görürüz. Wah çetrefilli bir hayat sürmesine rağmen kuzeni Ngor geldikten sonra dünyası adeta değişir. Benzer bir durum, filmin üçüncü karakteri için de geçerli olmuş olur. Wah için Fly neyi ifade ederse Willie için de Eddie aynı şeyi ifade eder. Eddie, Willie’ye ne kadar bağlıysa ona ne kadar minnet borçluysa aynı şekilde Fly da Wah’ya borçludur. Bunun yanı sıra her iki filmin de uzaktaki akrabanın aramasıyla başlaması ve telefonun ardından kısa süreliğine kadın kuzenlerinin baş karakterlerin evinde kalacak olmaları ve sonrasında iki filmdeki karakterin de kuzene ilgi duymaya başlaması hikayenin çıkışı için aynı yolu tercih ettiklerini gösterir. Willie ve Wah için bir ortak nokta ise ikisinin de yasa dışı işlere mensup olmasıdır. Wah, mafyatik ilişkilerde bulunurken Willie’nin de kumar hayatı vardır. Gelişme ve sonuç kısımlarında birbirlerinden ayrılmış olsa da girişlerinin aynı mantıkta ilerlediğini söyleyebiliriz.



Yaptığı slow-motion teknikleriyle kendine hayran bıraktıran, duyguyu çok daha iyi aktaran hatta bununla şiirsel bir dil oluşturan Kar-Wai Wong, ne yazık ki ilk filmi As Tears Go By’da bunu gösteremiyor. Kullandığı tüm ağır çekimler sebepsiz bir hale dönüşürken filmin büyüsünden de uzaklaştırıyor. Bunun yanında baskın müzik kullanımı da şiirsel dili desteklemezken seyirciyi filmin büyüsünden bir kez daha uzaklaştırıyor. Özellikle Wah ve kuzeni Ngor’un yakınlaşma sahnelerinde tercih edilen müzikler B sınıfı bir dramaya adeta davetiye çıkartıyor.

İşin aksiyon kısmında da büyük tutarsızlıkların olduğunu söyleyebiliriz. Filmin ikinci yarısından sonra Wah’ın mafyatik işlerden hoşlanmadığını anlarız, tekrardan ya da mecburen bu ortamlara girmesinin tek sebebinin Fly olduğunu görürüz. Fly, mafya liderini öldürmek için yola çıkar ama bu esnada görevini gerçekleştiremez. Wah ise Fly’ın yarıda bıraktığı görevi tamamlar ve mafya liderini öldürür. Wah’nın Fly’ı koruyup kollamak için girdiği karanlık dünyaya Fly’ın ölümünden sonra da devam etmesi büyük bir soru işaretine dönüşür. Hikaye o dakikadan sonra Wah’ın katil olma potansiyelini seyirciye aktaramaz ve böylece finali havada kalır.

Jarmusch esintileri, ağır çekimler ve baskın müzik derken birçok açıdan kusurlu olduğunu söyleyebileceğimiz As Tears Go By, usta yönetmen Kar-Wai Wong’un çıkışını bir süre daha ertelemesine sebebiyet veriyor.

Puanlama

5.2

5.2
Kullanıcı Oyu: ( 0 oy ) 0

Oğuzhan Durmuş 1994 yılında Kocaeli Gölcük'te doğdu. Sinemaya olan ilgisini durduramayıp Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesinde Radyo, Televizyon ve Sinema okumaya başladı ve hala da okumaya devam ediyor. İleride kendi çekeceği filmlerin hayaliyle de yaşamaya devam ediyor.

Bir Cevap Yazın