Ana Sayfa Eleştiriler Searching (2018): Kayıp Bir “Profil”

Searching (2018): Kayıp Bir “Profil”

Searching (2018): Kayıp Bir “Profil” 7.0
0
“Kim” ailesi küçük kızları Margot ile mutlu bir yaşam sürerken, annenin ölümü ve Margot’un ortadan kaybolmasıyla birlikte bu mutluluk sekteye uğrayıp, Margot’un bulunması için verilen bir çaba başlıyor. Aneesh Chaganty ‘nin ilk filmi olan Searching (Kayıp Aranıyor), bu basit ve bilindik polisiye öyküyü, kullandığı yenilikçi teknikle sıradan olmayan bir yapıya dönüştürüyor.

David’in, ailesine oldukça düşkün bir baba olarak, hayatındaki iki kadını kaybetmesi fazla dramatize edilmeden sunuluyor filmde. 16 yaşındaki Margot’un aniden ortadan kaybolmasından sonra kızının internet hesaplarına erişen baba, bu süreçte aynı evde yaşamalarına ve mutlu bir baba-kız tablosu çizmelerine rağmen kızını hiç tanımadığı gerçeğiyle yüzleşiyor. Klasik ama sürükleyici bir hikayesi olan film, giriş-gelişme-sonuç yapısına uygun bir şekilde ilerlerken, odak noktalarını klasik anlatıdan biraz saptırıyor. Dedektif Vicky ve gönüllülerden oluşan arama ekibinin çabaları boyunca, hız ve internet çağının günümüzde vardığı boyut gözler önüne seriliyor.

Filmin en önemli noktası zaten hikaye ve oyunculuk performansından ziyade çağımızın robotlaşan toplumsal sistemini “yapay zeka” teknolojisini bir anlatım aracı olarak seçmesinden geliyor. Bu anlamda izleyicinin kendi ekranından “dikizlediği” hikaye, telefon ve bilgisayardaki ekran görüntüsüyle anlatılan film sayesinde ikinci kez dikizlenmiş oluyor. Margot’un bilgisayara kullanıcı adını girmesiyle açılan film, yine ekranlarla gelişerek, bir masaüstü fotoğrafıyla kapanıyor. Bu açıdan yönetmen, teknolojinin en mutlu olduğumuz anlardan, en kötüsüne, haberleşmeden, gözetlemeye kadar her anımıza nüfus ettiğinin altını çiziyor.

Searching,  polisiye türünde bir filme yeni bir soluk getirerek, teknolojinin avantaj ve dezavantajları, bireylerin birbirini sosyal medya hesapları üzerinden tanıması gibi çağımız sorunlarını, sürprizli bir sondan oluşan hikayesiyle anlatan yalın bir film olmayı başarıyor.

Puanlama

7.0

7.0
Kullanıcı Oyu: ( 0 oy ) 0

Pelin Oduncu 1992 doğumlu, büyülü fenerle yolunu aydınlatmaya çalışan bir sinema öğrencisiyim. Nietzsche'nin Zerdüşt'ü gibi büyük bir sinema ormanında kaybolarak, yeni yollar ve düşünceler arıyorum. Kayboldukça daha çok şey öğreniyorum. Yazıyorum ve dünyada beni hatırlayacak son kişiye ulaşıncaya kadar yazacağım

Yorum Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir