Yazarın Arşivi: Tuncay Uravelli

91 doğumlu. Pamukkale Üniversitesi Gıda Mühendisliği bölümü mezunu. Ankara'da yaşıyor. Lise döneminde Fight Club'ı izledikten ve dövüş filmi olmadığını anladıktan sonra sinemaya ilgisi tutkuya dönüştü. Bu tutku üniversitede edebiyata yönelse de film bitip jenerik aktığında sinemasız yapamayacağını her seferinde yeniden idrak ediyor. (Ayrıca) Je est une autre.

Apocalypse Now / Kıyamet (1979): İçimizdeki Dehşet ve Ortaya Çıkışı

MV5BOTQyMTk3Njg3NF5BMl5BanBnXkFtZTcwMjUxMTkzNQ@@._V1_SX1777_CR0,0,1777,754_AL_

Yolculuk temasına, karakterin yolculuğun sonunda kendini keşfetmesine, aradığı şeyin aslında kendisi olduğunu fark etmesine doğu klasik edebiyatından alışığız. “Mantıku’t-Tayr” ve “Hüsn ü Aşk” bu konuda ilk akla gelen önemli eserler. Her ne kadar yönetmen Francis Ford Coppola’nın, doğu, doğa ve mistisizm gibi kavramlarla pek alakası olmasa da, filmin uyarlandığı “Heart of Darkness” romanının göz önünde bulundurulmasını, bu sebepten de filme ...

Devamını okuyun »

La Strada / Ümitsiz Bir Yol (1954)

La Strada

İtalyan Sineması diyince akla ilk gelen yönetmenlerden Federico Fellini’nin ’60 öncesi filmlerinin en bilineni ve ilk büyük filmidir La Strada. Gümüş Aslan ve Oscar En İyi Yabancı Film ödüllü bu film kimi eleştirmenler tarafından İtalyan Yeni Gerçekçiliği’ne dahil edilip bu akımın son filmi olarak nitelendirilirken kimi eleştirmenler tarafından ise Fellini’nin kendine has anlatım tarzı sebebiyle akıma ihanet olarak görülür.Öncülü Şiirsel ...

Devamını okuyun »

The Thin Red Line / İnce Kırmızı Hat (1998)

Ekran Alıntısı

Doğa, kendi içinde sürekli savaşım halindedir. İnsanın bunu durdurmasına imkan yoktur. Bu doğal bir döngüdür ve hayatın devamlılığı için önemli bir kanundur. Çünkü yaşam dünyanın şartlarına göre doğadan gelişmiştir. İnsanların yaptığı katliamlarla, doğanın doğal savaşı aynı kefeye konamaz. Eğer doğadan ve hayvanlardan üstün görüyorsa kendini, doğayla barışıp en azından kendi arasındaki savaşı durdurabilmelidir insanoğlu. Aksi takdirde çevreye verdiği zararların uzun ...

Devamını okuyun »

Inside Llewyn Davis / Sen Şarkılarını Söyle (2013)

MV5BMTg1MzAwMTA2NF5BMl5BanBnXkFtZTcwMjEyNTg3OQ@@._V1_SX1500_CR0,0,1500,999_AL_

Filmde folk şarkılarını nitelemek için kullanılan ifadeyle, “hiçbir zaman yeni olmayan, hiç de eskimeyen” filmlerin yönetmen(ler)i Coen Biraderler, esas başarılarını No Country for Old Men ile elde etseler de benim için en iyi filmleri hala Fargo’dur. Kendilerine has biçimin en net görüldüğü ve hedefi onikiden vurdukları tek filmdir belki de. Taze filmleri “Sen Şarkılarını Söyle”, Fargo’dan 17 yıl sonra benzer bir his bırakmayı ...

Devamını okuyun »

Neruda(2016): Şairin Romanı

neruda3

2016 senesinde iki filmi birden gösterime giren Şilili yönetmen Pablo Larraín, sinema seyircisi tarafından gün geçtikçe daha çok tanınan ve sevilen bir yönetmen hâline geldi. Bu durumun oluşmasında 2012 yapımı No filminin etkisi büyük. Özellikle ülkemizde, her siyasi karışıklıkta veya oylama döneminde akıllara gelen ve sık sık referans olarak gösterilen bu film, Larraín’in sinema yönetmeni olmadan evvel reklam filmleri yönetmesi ...

Devamını okuyun »

The Lobster (2015): İnsanın Yalnızlığı ve Aşk İhtimali

lobster1-bdf

Kynodontas filmi ile ismini sinema dünyasına duyuran Yunan yönetmen Yorgos Lanthimos’un son filmi The Lobster, yönetmenin İngilizce çektiği ilk film olma özelliğini taşıyor. Dogtooth ile eleştirisini bir aile üzerinden iktidara ve iktidarın oluşturduğu tahakküm diline yönelten yönetmen, The Lobster’da ise modernizmin insanı ve insan ilişkilerini getirdiği noktayı irdeliyor.Eşinin kendisine başka bir partner bulmasıyla yalnız kalan başkarakterimiz David, şehirdeki yaşamını terk edip yeni bir eş bulmak ...

Devamını okuyun »