Etiket Arşivi:savaş

War for the Planet of the Apes (2017)

1960’lı yıllarda farklı bir tarzda bir öykülemeyle karşımıza çıkan Franklin J. Schaffner’in Planet of the Apes’i yıllar geçtikçe üstüne koydu. Üstüne koyarak geldiği yıllarda adını sinema tarihine yazdırdı, sektör ve hayran kitlesi bunu arzuluyor ki sürekli bir yenisi çıktı. Son olarak 2011 yılında Rupert Wyatt’ın yönetmenliğinde bir üçlemenin ilk halkası olan Rise of the Planet of the Apes ile güzel ...

Devamını okuyun »

The Thin Red Line / İnce Kırmızı Hat (1998)

Doğa, kendi içinde sürekli savaşım halindedir. İnsanın bunu durdurmasına imkan yoktur. Bu doğal bir döngüdür ve hayatın devamlılığı için önemli bir kanundur. Çünkü yaşam dünyanın şartlarına göre doğadan gelişmiştir. İnsanların yaptığı katliamlarla, doğanın doğal savaşı aynı kefeye konamaz. Eğer doğadan ve hayvanlardan üstün görüyorsa kendini, doğayla barışıp en azından kendi arasındaki savaşı durdurabilmelidir insanoğlu. Aksi takdirde çevreye verdiği zararların uzun ...

Devamını okuyun »

Full Metal Jacket (1987)

Hollywood üzerinde savaş veya savaş karşıtı olarak çekilen filmlerin genel olarak esinlendiği konu ya II. Dünya Savaşı yada Vietnam Savaşı olmuştur. Bana sorarsanız Stanley Kubrick’in Full Metal Jacket’i de ne tam olarak savaşı öven ne de savaş karşıtı bir film.  Ama bir tür olarak ifade edilmesi gerekirse filmde bir savaş karşıtlığı çok daha ön plandadır. Full Metal Jacket ile aynı ...

Devamını okuyun »

Er Ryan’ı Kurtarmak / Saving Private Ryan (1998)

  Er Ryan’ı Kurtarmak, İkinci Dünya Savaşı’nı konu alan, yönetmenliğini Steven Spielberg’in üstlendiği 1998 yapımı bir savaş filmidir. 98 senesinde en iyi yönetmen ödülü dahil 5 tane Oscar kazanan bu film özellikle Normandiya Çıkarması sahneleri ile sinemaseverlerin hafızasında yer edinmiştir. Başroldeki Tom Hanks’e, Tom Sizemore,  Edward Burns, Barry Pepper, Adam Goldberg, Vin Diesel ve Matt Damon gibi usta isimler eşlik ...

Devamını okuyun »

Çizgili Pijamalı Çocuk / The Boy in the Striped Pyjamas (2008)

Bir çocuğun gözlerinde masumiyet asla kaybolmaz. Bir çocuk için esir olmak demek, çizgili pijama giyip üzerlerindeki numaralara göre bir oyuna dahil olmaktır. Ve çocuk için esaretlik, gittiği yer bir esir kampı bile olsa, olan biteni algılayamayıp oyun arkadaşları bulmaya çalışmaktır. Çünkü büyüdükçe kararır görüşler, değişir tüm bakılan açılar ve masumiyet de en derinlere gömülüp çürümeye bırakılır. Edwin Starr sorar: “Savaş ...

Devamını okuyun »