La tortue rouge / Kırmızı Kaplumbağa (2016)

2014 senesinde uzun metraj çalışmalarına son verdiğini açıklayan Studio Ghibli, jübilesini de ”The Tale of The Princess Kaguya” ve ”When Marine Was There” yapımlarıyla yapmıştı. Yönetiminde Isao Tahakata, Hayao Miyazaki, Hiroyuki Morita ve Goro Miyazaki gibi animenin usta isimlerini bulunduran bu stüdyonun kepenk indirmesi türün meraklılarını fazlasıyla üzmüştü. Üstelik stüdyoyla özdeşleşen Hayao Miyazaki’nin emekliye ayrılması da acımızın ikiye katlanması için son nokta oldu…  

ıkçası Ghibli’nin yokluğunda geçen birkaç sene karşımıza çok fazla nitelikli işler çıkaramadı. En azından o stüdyodan çıkan filmlerin hissiyatına tam olarak ulaşamadığımızı düşünüyorum. Ancak geçtiğimiz sene Ghibli’nin yeniden faaliyetlere başlayacağını, Ocak ayında da Hayao Miyazaki’nin yeni bir filme yoğunlaştığı haberlerini almak bizler kadar Ghibli ustalarının da bu sevdadan kolayına kopamayacağını bir nevi kanıtlamış oldu.
theredturtle1
Kırmızı Kaplumbağa – The Red Turtle; Studio Ghibli’nin başka bir stüdyoyla gerçekleştirdiği ilk ortaklık. Wild Bunch stüdyosuyla ortaklaşa gerçekleşen ve genel hatlarıyla Isao Takahata’nın koordinatörlüğünde şekil alan filmin yönetmeni ise Michael Dudok.

Cannes Film Festivali’nin ”Belirli Bir Bakış” bölümününden ” Jüri Özel Ödülü” ile ayrılan The Red Turtle, yönetmenin ilk uzun metraj olmasıyla da şaşırtıyor. Keza, 63 yaşındaki yönetmen ilk adımı olmasına rağmen hikayesini ustalıkla kotaran sağlam bir mizansene dönüştürmüş.- ki bu noktada film boyunca neden şu zamana dek hiç film çekmediğini sorgulama sebebimiz de oluyor.-  Daha önce 2000 yapımı 9 dakikalık kısa animasyonu Father and Daughter ile en iyi kısa animasyon ödülünü kazanan Dudok, aradan geçen uzun seneler sonrası ortaya çıkardığı ilk uzun metrajını usta dokunuşlar sayesinde naif bir animasyon esintisine dönüştürmüş. Filmin temelinde ise ıssız bir adada mahsur kalan bir adamın kurtulma çabaları ve onu engelleyen kaplumbağanın aniden kadına dönüşü yer alıyor…
theredturtle2
Aslına bakacak olursak, vurgulanmak istenen tema insanın kendi çaresizliğinden sığındığı mecburi dünyalar. Dudok’un karakteri üzerinden aktardığı mesele ise, o dünyayı daha çok metaforlarla beslenen bir fanteziyle önümüze sunuyor. Üstelik daha önce sinemada birçok kez denenmiş ıssız ada mahkumiyetlerinin aksine, bu animasyon çok daha soyut ve sorgulatıcı özellikler taşıyor. İnsanın dünya üzerindeki varoluş gerekçeleri, doğma, büyüme, öğrenme ve gidiş gibi olgular The Red Turtle’nın öykü düzeneğinde dengeli bir yer edinmiş. Zaten filmin arka plan tasarımında olan Isao Takahata’nın sihirli elleri de hemen hemen her sahnesinde kendisini hissettiriyor. Bu da öyküyü yüreğe dokunan bir somutluğa dönüştürüyor. Zira, en son 2014 senesinde Takahata’dan izlediğimiz The Tale of The Princess Kaguya da tıpkı The Red Turtle gibi estetik ve duru anlatımına vurucu bir final kazandırmıştı.

Sonuç olarak Kırmızı Kaplumbağa Ghibli yapımlarına hasretlik çekenler için aranan kan. Naif dokusu, diyalogsuz ama hızlı geçen sahneleri ve içimizi ısıtan desenleriyle finale nasıl ulaştığınızı fark edemeyeceksiniz. Ancak şunu da kesinlikle belirtmek gerekir ki, kültleşmiş Ghibli animasyonlarında var olan masalsı dokudan ziyade, The Red Turtle ile çok daha gerçekçi bir büyüme öyküsü izleyeceksiniz.
2014 senesinde uzun metraj çalışmalarına son verdiğini açıklayan Studio Ghibli, jübilesini de ”The Tale of The Princess Kaguya” ve ”When Marine Was There” yapımlarıyla yapmıştı. Yönetiminde Isao Tahakata, Hayao Miyazaki, Hiroyuki Morita ve Goro Miyazaki gibi animenin usta isimlerini bulunduran bu stüdyonun kepenk indirmesi türün meraklılarını fazlasıyla üzmüştü. Üstelik stüdyoyla özdeşleşen Hayao Miyazaki’nin emekliye ayrılması …

Genel Puanlama

Senaryo - 94%
Yönetmen - 90%
Müzik - 81%
Teknik - 80%

86%

Okuyucu Oylaması İlk olun!
86

konuk yazar Hakkında

Bir Cevap Yazın