Ana Sayfa Ali Rıza Koçak

Ali Rıza Koçak

1995 yılında İstanbul’da doğdum. Sinemaya olan ilgim küçük yaşlardan itibaren başladı. Hayatın sıkıcılığından uzaklaşmak için izlediğim sinema filmleri, bana yeni hayat tecrübeleri kazandırdı. Aslında sinema hep bizle birlikteydi, hayatımızın bir parçasıydı ancak onu bulup keşfetmek biraz zaman istiyordu. Ne mutlu bana ki onu erken keşfedenlerdenim.

Henry V (1989): Epikliğin Gölgesinde Kalmış Duygular

Sinemaya cesurca giriş yapmayı hedefleyen Kenneth Branagh, Shakespeare’in ─diğer eserlerine göre kıyasla popülerlik ve konu açısından daha bir mütevazı yer tutan─ Henry V eserini sinemaya uyarlayıp filmin yönetmenliğini ve başrolünü üstlenerek büyük bir işe imzasını atmıştır. Kenneth Branagh, çoğunlukla eserin orijinal metnine sadık kalmış, tiyatro oyununu hemen hemen olduğu gibi beyaz perdeye aktarmıştır. Filmdeki tiyatral oyunculukların sinema […]

Ant-Man and the Wasp (2018): Gittikçe Küçülen Süper Kahraman

Birinci filminde olduğu gibi Ant-Man ve Wasp filminde de yönetmen koltuğunda Peyton Reed var. Filmin senaryosuna oluşturan ekibe baktığımızda ise filmin başrolü Paul Rudd hariç tamamen değiştiğini görüyoruz. İlk filmde Edgar Wright, Adam McKay gibi önemli isimler filmin senaryosunu üstlenmişti. Ancak Edgar Wright ve Adam McKay yerine bu filmde ise Örümcek-Adam: Eve Dönüs filminin senaryo […]

I Was Born, But… (1932): Çocuklar İçin Ders 1: Kapitalizm

Japon sinemasının öncü ismi Yasujirô Ozu’nun 1932 yılında gösterime giren filmi “I Was Born, But…”, orijinal ismiyle Otona no miru ehon – Umarete wa mita keredo, çocukları merkeze alarak onların iç dünyasını konu alıyor. 1929 yılında dünyada sesli film teknolojisine geçilmiş olmasına rağmen Ozu, bu filmi sessiz çekmeyi tercih ederek iki kardeşin aileleriyle ve diğer […]

Mudbound(2017): Bir Hayalim Var!

“Bir hayalim var: Gün gelecek eski kölelerin evlatlarıyla eski köle sahiplerinin evlatları, Georgia’nın kızıl tepelerinde kardeşlik sofrasına birlikte oturacaklar. Bir hayalim var: Gün gelecek, adaletsizliğin ve eziyetin sıcağıyla bunalıp çölleşmiş olan Mississippi Eyaleti bile, bir özgürlük ve adalet vahasına dönüşecek…” Martin Luther King, 1963 yılındaki yaptığı konuşmada Mississippi Eyaleti için bu sözlerle bahsediyor. Hillary Jordan’ın Mudbound […]

The Darjeeling Limited (2007): Modernite ve Darmadağın Bir Aile

Wes Anderson, hem kendine özgü senaryosuyla hem de sinematografisiyle 21. yüzyılın saygı duyulan yönetmenleri arasında olarak gösterilmesi aslında boşuna değil. Anderson’ı diğer yönetmenlerden ayıran şey, kendine ait geliştirdiği özgün sinema anlayışıdır. Anderson, sinemada daha önce görülmemiş bir sanat akımı geliştirerek sadece beğeni toplamamış, bu akımın hem öncüsü olmuş hem de diğer sinemacılara esin kaynağı olmuştur. […]

A Ghost Story (2017): Varoluş mu Yoksa Hiçlik mi?

Hollywood’un potansiyel sinemacılarından gösterilen 1980 doğumlu David Lowery, son filmiyle eleştirmenler tarafından yüksek not aldı. Filmin senaryosunu kendisinin yazdığı, yönetmenin 92 dakikalık filmi 100 bin dolarlık bir bütçeyle çektiğini söylemek, önemli bir detay olacaktır. Başrollerde, Lowery’nin 2013 yılında gösterime giren filmi Ain’t Them Bodies Saints’te de boy göstermiş Rooney Mara ve yine aynı filmde rol […]