Ana Sayfa Arzu Şahin

Arzu Şahin

Edebiyat Öğretmeni…Küçük bir ‘’Çağın Asya’’ annesi… İlk 15 dakikada uyumadığı bir filmin iyi olduğuna inanır. Hayata dair en ince tutkusu yazmak. Şehirler değiştirdi, ama kalemi hep valizindeydi. Okuduğunu yazdı hep, artık izlediğini de yazıyor.

Dönersen Islık Çal (1993): Ayrık Otlarına Bir Güzelleme

‘’Bu barda yıllardır envai çeşit insan tanıdım;  çoğu senden daha kadın, benden daha cüceydi.’’Kabul görenler, normal olanlar, çizgide yürüyenler, dengeyi bozmayanlar…Kabul gör(e)meyenler, anormaller, çizgiden sapanlar, dengeyi umursamayanlar…Ait olduğunuz yeri siz mi seçersiniz, yoksa sizin seçme şansınız hiç olmadı mı?‘’Dönersen ıslık çalarsın,  Yol uzun, su karanlık,  Otur bir çardak altına  Bırak biraz yağmur yağsın.’’Uzun bir yalnızlık […]

Pelin Esmer Sineması: Duran, Kuşa Bakan, Onu Hisseden Bir Kadın

‘’Kuş ölür, sen uçuşu hatırla.’’    FÜRUĞ FERRUHZADHayat  üç-beş temel hikâyeyle çevrelenmiş bir süreçtir diye düşünürüm hep. Bizlerin yaşadıkları ise bu hikâyelerin bir tür çeşitlemesidir. Hayat döngüsünün bu ana çerçevesindeki tüm sorulara kendi izdüşümlerimizle cevap veririz. Sokakta yürüyen bir adamda, intihar eden bir roman kahramanında, sahnede aşkı anlatan bir tiyatro oyuncusunda ya da ayrılık üzerine bestelenmiş […]

Au Hasard Balthazar (1966): Bir Eşek, Bir Genç Kız ve Diğerleri

“Cinema is the art of showing nothing.“   Robert BressonBazı senaryolar, sıradan yaşamın kısır döngüsü içerisinde, bizlere geniş pencerelerden farklı dünyaları seyredebileceğimiz bir alan bırakmaz. Bazı senaryolarsa günlük hayatta çok da eşleşmeyecek figürleri kompoze edip bizi tuhaf bir olay örgüsünün içerisine sokuverir. Tüm bu karmaşayı seyrederken, hem zihnimizde doğru parçaları eşleştirmek için efor sarf eder, […]

Django Unchained (2012): “Çünkü Ayaklara Takılan Zincirler, Ruhu Esir Alamaz”

‘’ Hep yalnız mıydın sen Tekrar sevmedin mi kimseyi Sevgi devam edecek Hayat devam etmeli Geçiremezsin pişmanlıkla hayatını Bir kez onu sevdin Şimdi onu yitirdin Hem de sonsuza dek yitirdin Django… ‘’Köle, başka bir insanın malı olan, herhangi bir eşya gibi alınıp satılabilen kişidir. Kölelik, insanın en eski tarihinden beri var olagelmiş bir olgudur. Köleler, […]

Vazgeçmeyen Bir Kadının Öyküsü: Fahriye Abla

‘’Hava keskin bir kömür kokusuyla dolar,Kapanırdı daha gün batmadan kapılar.Bu, afyon ruhu gibi baygın mahalleden,Hayalimde tek çizgi bir sen kalmışsın, sen!Hülyasındaki geniş aydınlığa gülenGözlerin, dişlerin ve ak pak gerdanınlaNe güzel komşumuzdun sen, Fahriye abla!’’Ahmet Muhip Dıranas’ın kalemiyle can bulan ‘’Fahriye Abla’’şiirindeki kadın figür teni buğdaysı, boyu başak kadar olan –güzel komşu- ‘’Fahriye Abla’’ okuyucunun imge […]

Trois couleurs: Bleu / Üç Renk: Mavi (1993)

Polonyalı başarılı sinemacı Krzysztof Kieslowski’nin üçlemesinin ilk filmi olan 1993 yapımı Mavi, özgürlük temini ve bireyin iç çatışmalarıyla örülü yaşam kaosunu ele alır. Mavi, filme adını veren renk olmak dışında rengin yüklendiği anlamlar ile de filmde yerini ustaca alır. Filmdeki ana öğe ‘’mavi renk’’ ile anlatılan  bireyin toplumdan ayrışan ve kendi özünü bulması için önkoşul […]