Ana Sayfa Salih Alp Gökçek

Salih Alp Gökçek

16.08.1993 İzmir/Karşıyaka doğumlu. Küçüklüğünden beri çeşitli şehirlerde yaşadıktan sonra, şu an ikamet ettiği Malatya’ya geldi. Bu süreçlerde ise sinemaya olan ilgisi hep arttı, özellikle Avrupa Sineması üzerine ilgili. İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde eğitimine devam ediyor.

Dogman (2018): İçkin Dönüşüm ve Köpekleşme

2018, İtalyan Sineması adına genel anlamda verimli bir yıl oldu denebilir. 71. Cannes Film Festivali’nde, Lazzaro Felice (2018) En İyi Senaryo Ödülü’nü alırken; Dogman (2018) de Marcello Fonte’nin muazzam performansıyla, festivalden En İyi Erkek Oyuncu Ödülü’yle ayrıldı. Sinema adına ne vadettiği ve içerik bakımından farklı ne söylediği tartışmalı olan Dogman: Gücünü ziyadesiyle başrol performansından alan, […]

The Kindergarten Teacher (2018): Yaşamın Körleştirdiği Gözler ve Yeteneğin Var Olma Çabası

Yazıda, filmin içeriğine dair birçok sürprizbozan yer almaktadır, dilerseniz ilk ve son paragrafları okuyarak film hakkında genel bir bilgi edinebilirsiniz.Yetenek kavramı, kişilerin düz bir satıhtaki fark edilir unsurlar olmalarını sağlarken; bir yandan da bu ‘’farklı’’ olma durumu, kişi çevresindeki atmosferi çeşitli yollardan etkileyebilir. Şahıs çevresinde oluşan reaksiyonlar, yetenek sahibini destekleyen ve hatta onun bu yönünü […]

Falstaff (1965): Sorumluluk ve Dostluk Arasındaki Kalın Çizgi

Yazıda, filmin içeriğine dair birçok sürprizbozan yer almaktadır.Orson Welles, kuşkusuz ki sinema tarihinin en büyük dehalarındandır. Sanatın birçok dalıyla henüz çok genç yaşta tanışan yönetmen, aynı zamanda da usta bir aktördür. Orson Welles’in Shakespeare ile olan kadim bağı ise, yönetmenin günümüze ulaşan birçok uyarlamaya imza atmasına vesile olmuştur.Shakespeare uyarlamaları konusunda en önemli isimlerden olan Welles’in, […]

Hamlet liikemaailmassa (1987): Soyluluğa Plastik Ördek Alegorisi

Yazıda, filmin içeriğine dair birçok sürprizbozan yer almaktadır.Sinemada uyarlamalar her zaman tartışma konusu olmuştur. Sinemanın ilk dönemlerinden itibaren birçok edebi eser beyazperdeye uyarlanmış, bu eserlerden kimi çok önemli başyapıtlar arasında yerini alırken; kimi de niteliksiz eserler olarak zayıf bulunmuştur. Uyarlamalar, henüz çok genç olan sinema sanatının önemini ispatlamasında da büyük katkılar sağlamıştır. Edebiyat ile sinema […]

Days of Being Wild (1990): Bir Dakikaya Sıkışmış Aidiyet

Dikkat, bu film ve yönetmenin bir diğer filmi 2046 hakkında sürprizbozan içerir!‘’Gerçek bir ilişkiye girmeye cesareti olmayan kişinin başka birisiyle yakınlaşmaya çalışması, Wong’un filmlerinde yinelenen bir temadır. Vahşi Günler, Chungking Ekspres, Düşkün Melekler, Mutlu Beraberlik ve Aşk Zamanı gibi filmlerde insanlar kararsızlığa adeta saplantıyla yapışıp kalır. Vahşi Günler’de Yuddy (Leslie Cheung) kız arkadaşlarına karşı sorumsuzca davranır […]

Le Havre (2011): Sarının Tonlarında Bir Arayış

(Yazıda filmin içeriğine dair, sürpriz bozabilecek bilgiler yer almaktadır)Aki Kaurismäki, İskandinav Sineması’nın, nevi şahsına münhasır yönetmenlerinden biri olarak anılır. Sosyolojik dinamiklere ışık tutma biçimi ve evrensel sinema diliyle, birçok farklı kitleye hitap edebilen yönetmen, soğuk insanlarıyla meşhur olan kuzey coğrafyasında anlattığı iç ısıtan hikayelerle de anlatısında kontrast oluşturur. İşçi sınıfının, toplumun görece daha alt kesiminin […]