Ana Sayfa Semih Alkan

Semih Alkan

1985 yılında Ankara da zaman hokkasının içerisindeki farklı renklerin arasında yerimi aldım.Fotoğraf sanatı ile iştigalim.Hikaye anlatmanın kısırlaştığı bir çağda , modern çağın en önemli hikaye anlatma aracı olan sinema ile “Açık hava sinemalarının” son demlerine yetişerek tanıştım.İnsan,zaman hokkasına daldırdığı divit ile hikayesini anlatmaya devam etmekte;sözle-yazıyla- mercekle.Senin hikayen ne ?

Les Anges Du Peche (1943): Kutsal Bir Mekânda Siyah Beyaz Dualar

Les Anges Du Peche (Günah Melekleri) Robert Bresson’un ‘sanat sineması’ olarak adlandırılacak insana ve eşyaya farklı bir yorumla (Hermanötik) ve elbette zihin dünyası-kadraj ile baktığı ve bakacağı bu yorumsamanın temellerini attığı ilk (debut) filmi. Hikâyenin merkezi yani hikâyenin olay örgüsünün hem başladığı hem de bittiği yer  bir Manastır. Sosyolojik ve metafizik olarak ‘dışarıda’ kalmış/bırakılmış (Fransada […]

Journal D’un Curé de Campagne (1951): Bir Taşra Papazının Ruhu

Fransız muharrir Georges Bernanos‘un 1936 yılında yayımladığı Journal D’un Curé de Campagne (Bir Taşra Papazının Güncesi) isimli romanının Robert Bresson‘un esere tamamıyla sadık kalarak romanın dilinde ve kurgusunda varolan ‘gerçekliği’ bozmadan ve dahi bu gerçekliğin ‘görüntülerle’ daha da realize edilmesiyle, romanın değerinden herhangi bir eksiltmeye ve hikâye bütününde yamulmaya imkan vermeyen bir hassasiyetle 1951 yılında […]

Loveless / Nelyubov (2017): Ortega Y. Gasset ve Roland Barthes Pasajlarında Birey, Toplum, Aşk*

Bir evin birbirinden uzaklaşan odaları ve bu odalara girmeyi zorlaştıran sürekli değiştirilen şifreler, her oda dünya haritası renklerinde; kadın ve çocuğun (çocukların) odası mavi erkeğin odası koyu kahverengine boyanmış . Birbirinden uzaklaşan bu odaların ‘renklerin’ (birey toplum devlet) ahenksizliğinin gürültüsü.“Göğ şehre beyaz tüllerini asmadan narın hezar pâre bölündüğü o bayramda Protohronia bayramına birkaç saat kala […]

Pulp Fiction (1994): Bidayeti Ne İse Nihayeti O Olacak Ucuz Bir Hikâye

1900’lerin başında henüz emeklemekte olan, trenlerle çizilmiş modern ve kapitalist Amerikasının şiddet haritasından, 1990 ve sonrası ışık hızından yavaş da olsa ulaşım araçları, arabalar ve uçaklar ve benzeri teknolojinin birdenbire gelişen ürünleri ile değil bambaşka bir ‘iletişim ve ulaşım’ aracı ‘tivi ve sinema’ ile sadece dünyada değil kozmosta estetize edilmiş şiddet haritasının sunumu izlendi ve […]

Gölge Oyunu (1992): Mağara* Duvarlarında İzlenilen Raks

Gülşen-i  Raz‘ın  yorumcularından  biri, Zahir’i  görenin  çok geçmeden  Gül’ü  de  göreceğini  söyler;  bunu  söyleyerek  arkasından  Attar’ın  Esrârnâme‘sinde  geçen  bir  dizeyi  aktarır:  ‘Zahir,  Gül’ün  Gölgesi  ve  Perde’nin  Açılması’dır.’ J.L. Borges – ZâhirZaman ve mekanın adem olduğu ve fakat sayılamayacak çoklukta gözün ki bu bahçede su verdiğin ağaçtır ve âdem olarak sadece bakmakla ‘sınırlı’ kaldığın ‘şeyler’ tarafından ‘görüldüğün’ […]

Stromboli (1950)

“Eski savaş silah tüccarlarını zenginleştirirken ve bu kazanç bazı ticari alışverişlerin geçici olarak kesintiye uğramasını kısmen önemsiz hale getirirken; yeni savaş gene silah tüccarlarını zenginleştirmekte, ama hava taşımacılığını, eğlence ve turizm sektörlerini, medyayı (reklam kaybı) ve genel olarak sistemin belkemiğini oluşturan tüm ikincil üretim sanayini ? inşaat piyasasından otomobile ? sekteye uğramaktadır (üstelik tüm dünyada).” […]