Ana Sayfa Ziya Aydı

Ziya Aydı

1993, Bursa doğumlu. Galatasaray Üniversitesi Felsefe Bölümü mezunu. Lisansüstü eğitimine Belçika’da devam ediyor. Film izliyor, düşünüyor, eleştiriyor, arada bir de şiir yazıyor.

24 Frames (2017): Kiyarüstemi’den Suskun Bir Veda Hutbesi

Yuhanna 1:1 şöyle der: ‘’Başlangıçta söz vardı. Söz Tanrı’yla birlikteydi ve söz Tanrı’ydı.’’ Faust ise bu başlangıçtan pek memnun kalmaz ve İncil’in ilk cümlesini şöyle çevirir: ‘’Başlangıçta eylem vardı.’’ Şüphesiz Kiyarüstemi sineması, Goethe’nin Faust’unun edebi ayak izlerini görsel bir biçimde takip edercesine eylemin sinemasıdır. Onun filmlerinde, içerikten ziyade form ve formun belirlenmesini sağlayan eylemsellik her […]

My Own Private Idaho (1991): Gus Van Sant İyi Günler Diler

Gus Van Sant, antidepresan yapaylığındaki klasik Hollywood yapımı Good Will Hunting ile ruhunu şeytana satmadan önce; filmlerinde sokak serserilerini, eşcinselleri, uyuşturucu bağımlılarını, kısaca toplumun beyaz perdeye layığıyla yansıtılmayan kesimini anlatıyordu. 80’lerin sonunda Mala Noche ve Drugstore Cowboy gibi iki marjinal güzellik ile sektöre giriş yapmış, günümüzde Harmony Korine (ya da daha yakın geçmişten Sean Baker) […]

Ohayô (1959): Japonya Değişiyor, Kamera Sabit

Japon sinemasının öncülerinden biri olan Yasujirô Ozu, tıpkı Bresson gibi seyirciden ziyade sinemacıların, eleştirmenlerin ve akademik çevrelerin bağrına bastığı bir isim olmuştur. Tarkovski, Kiyarüstemi, Jarmusch ve Ceylan gibi birçok başarılı isme de ilham kaynağı olan yönetmenin sinema tarihi üzerindeki etkisi büyüktür. Wim Wenders’in Ozu sinemasına bir saygı duruşu niteliğindeki belgeseli Tokyo-Ga (1985) ve Finlandiyalı yönetmen […]

Thelma (2017): Manipülasyon Parantezinde Marjinal vs Muhafazakar

Son yıllarda yeni kuşak Norveç sinemasının bayrak ismi haline gelen Joachim Trier, başarısız sayılabilecek Amerikan sularına açılma denemesinin ardından özüne geri döndü. Louder Than Bombs’da ilk defa İngilizce bir filmde Hollywood orijinli oyuncular ile çalışan Trier beklentileri karşılayamamıştı. Lezbiyen korku-drama olarak tanıtılan yeni filmi Thelma ise, medya tarafından üzerine yapıştırılan bu etiketler nedeniyle dahi yeterince […]

Procès de Jeanne d’Arc (1962): Ortaçağ’dan Bir Dava Hikayesi

15. yüzyılın başında Fransa’nın kuzey doğusundaki Domrémy isimli küçük bir köyde çiftçi bir ailenin kızı olarak dünyaya gelen Jeanne d’Arc, Avrupa tarihinin kaderini değiştirecek iradesi ve inancı sayesinde günümüzün en çok bilinen tarihi karakterlerinden bir tanesi haline gelmiştir. İngiltere ve Fransa arasındaki Yüz Yıl Savaşları’nın son döneminde Fransa kralı Charles’a verdiği destek ile İngiliz dominasyonunun […]

The Disaster Artist (2017): Cehaletin Beklenmeyen Bir Diğer Erdemi

Nerede doğduğu, kaç yaşında olduğu ve nasıl para kazandığı bilinmeyen bir adam 2003 yılında The Room adında bir film çekti. Sadece filmi yönetmekle kalmayan bu adam aynı zamanda The Room’un senaristliğini, yapımcılığını ve baş rolünü de üstlendi. Film o kadar kötüydü ki zaman içinde kendisine sadık bir izleyici kitlesi edindi ve kült bir yapıma dönüştü. […]