Ana Sayfa Eleştiriler A Quiet Place (2018): Çaresizlik ve Kabullenilmiş Sessizlik

A Quiet Place (2018): Çaresizlik ve Kabullenilmiş Sessizlik

A Quiet Place (2018): Çaresizlik ve Kabullenilmiş Sessizlik 7.5
1
Türü korku-gerilim olan filmlerde ses en önemli etkenlerden biridir. Çünkü ses çıkarırsanız ölürsünüz ya da sesinizi duyuramazsanız ölürsünüz. Bundan önce çektiği iki başarısız komedi filmiyle adını duyuramayan John Krasinski. Oyunculuğuyla hatırı sayılır olmasa da sinema sektöründe yer edinmeyi başardı. Komedi türünde çok başarılı olmadığını kendi de fark etmiş olacak ki bu sene korku-gerilim türünde şansını denemeye karar verdi. Oyuncu olarak da komedi menşeli olan Krasinski’ye Bryan Woods ve Scott Beck’de senaryo kısmında eşlik ediyor. Filmin başrolünde de yer alan John Krasinski’ye Emily Blunt eşlik ediyor.

Gözlerimizi Abbott ailesinin sessiz sedasız bir süpermarkette gerekli olduklarını düşündüğü eşyaları alırken buluyoruz. Markette onlardan başkası yok. Çünkü nereden geldikleri belli olmayan yaratıklar bütün şehri hatta dünyayı istila etmiş. Yaratıkların özellikleri ise rutin olmayan bir ses duydukları zaman o sese yönelip, etrafında ne var ise vahşice yok ediyor olmaları. Bu yüzden olabildiğince sessiz olmak zorundalar. O günün sonunda Abbott ailesinin bütün hayatını etkileyecek kötü bir olay başlarına geliyor. Hikayenin geri kalanı o olay üstünden bir yıl geçtikten sonraki zaman dilimine odaklanıyor.

Abbott ailesi yaratıkların hayatlarında olduğu bir düzen kuruyorlar. Çok düşük bir seste yaşamaya adapte olmuş bir şekilde karşımıza çıkıyorlar. Kahkaha dahi atamıyorlar, birbirlerine kızamıyorlar. Kısacası hiçbir duyguyu dozajında yaşayamıyorlar. Bu durum izleyiciyi dahi germeyi başarıyor. Ama diğer yandan günlük hayatlarını da devam ettirmekten geri kalmıyorlar. Abbott çifti yeni bir bebek bekliyorlar, aynı zamanda çocukların eğitimlerine devam etmesi için temel düzeyde bilgi alışverişinde bulunuyorlar.

Çocuklarımızı bile koruyamıyorsak biz kimiz?

Film daha çok ebeveynlik içgüdüsü üzerine kurulu demek yanlış olmayacaktır. Film başta ne kadar bireylerin hayatta kalma mücadelesi üzerine kurulu olsa da daha çok çocukları koruma temalı bir filme evriliyor.


Filmde kimilerine göre mantık hatası olarak görülebilecek kısımlar mevcut. Bu mantık hatasının başlangıcı yaratıkların nereden geldiği veya nasıl ürediği ile ilgiliydi. Aslında burada doğru bir tavır izleniyor. Klasik canavar temalı anlatılarda bu tip gereksiz ayrıntılarla izleyici boğuluyor. A Quiet Place, Dünya’nın maruz kaldığı istiladan ziyade ailenin kapana kısılmış hissinden besleniyor. Bu da türdeşlerinden farklı olmayan senaryoyu biraz farklılaştırmaya yetiyor. Karşımızdaki yaratıkların fiziksel tasviri iddialı ya da heybetli bir kıvamda çıkmıyor. Bu yüzden daha baş edilebilir gibi duruyor. Yine klasik anlatılarda bu tip canavarlara devletlerin orduları müdahale ederken görüyorduk. Bu durumu tehdidin çok büyük olduğu şeklinde yorumlayıp fazla takılmayabiliriz. Ayrıca filmde Abbott ailesinin yaratıklarla mücadele etmek için bulduğu yöntemi de oldukça basit ve yavan bulabilirsiniz. 400 küsür gündür hiçbir kimsenin böyle bir yöntemi bulmaması sizi şaşırtabilir.

A Quiet Place, özgün bir duruş sergilemiyor. Ron Underwood’ın yönettiği Tremors adlı filmde de yaratıklar sese karşı tepkililerdi. Ses onlar için hedef haline gelebiliyordu. Aynı zamanda A Quiet Place’de yaratıklara karşı bulunan çözüm bize Tim Burton’ın yönettiği Jack Nicholson, Pierce Brosnan gibi yıldızların oynadığı Mars Attacks!’i anımsatıyor. Bütün bunları kenara bırakırsak A Quiet Place klasik korku-gerilim unsurlarını bünyesinde barındıran ve üzerine kurulu olan ses faktörünü çok iyi kullanan bir yapım. İdeal süresi de filmi daha cezbedici kılıyor.

Puanlama

7.5

7.5
Kullanıcı Oyu: ( 1 oy ) 5.4

Hürrem Celil Erdoğan Denizli’de doğup büyüdükten sonra üniversite okumak için aynı zamanda şu anda yaşadığım şehir olan İzmir’e geldim. Ege Üniversitesi Matematik Bölümünü stresli uzun bir yolculuktan sonra bitirdim. Sinemaya olan ilgim ise, sinemanın dertleri unutturan tarafını keşfetmekle oldu ve ben de bu sayede sinemanın büyülü dünyasına kapılanlar tarafına geçtim. Bu büyülü dünyayı somutlaştırmak içinse birdunyafilm.co’yu kurdum.

Yorum(1)

Bir Cevap Yazın