Ana Sayfa Eleştiriler C’mon C’mon (2021): Çocukluktan Bugüne Giden Bir Çizgi

C’mon C’mon (2021): Çocukluktan Bugüne Giden Bir Çizgi

C’mon C’mon (2021): Çocukluktan Bugüne Giden Bir Çizgi 9.0
0

Mike Mills son filminden 5 yıl sonra 5. uzun metrajıyla, sinema takviminin en güçlü filmlerinden biri olacak C’mon C’mon ile tekrar aramızda. Mills’in hikaye anlatıcılığı kabiliyetini daha da derinleştirdiği yeni filminde Joaquin Phoenix, Woody Norman ve Gabby Hoffmann başrolleri paylaşıyor ve şimdiden yılın en iyileri arasında.

Joaquin Phoenix’in canlandırdığı Johnny’nin radyo programı için çocuklarla yaptığı röportajlarla başlayan film sonrasında uzun zamandır konuşmadığı kız kardeşi Viv’in, oğlu Jesse’ye bakması için çağırmasıyla asıl hikayesine doğru ilerliyor. Burada öncelikle Mills’in daha önceki iki filmine dönmek gerekiyor, ilki Beginners. Mills’in yüksek bütçeli ilk filmi ve üçüncü uzun metrajı olan film, yönetmenin kurduğu dünyaya ve hikaye anlatıcılığının oturduğu yere dair büyük nüanslar veriyordu. Rüya estetiğinin ve aile bağlarıyla olan çıkmazların, arayışların ve çözümlerin bütün olarak ortaya koyulduğu film Mills’in yapmak istediği sinemaya ve bunun karakterine dair net bir görüntü ortaya koyuyordu. 20th Century Women ise Mills sinemasının çatışmalarını içerse de hem kurgu hem de anlatım açısından farklı bir paletteydi.

c'mon c'mon 2021
Ayrıca İlginizi Çekebilir: Joaquin Phoenix’in En İyi 8 Performansı

2018 yılında The National, 2017 yazında çıkardığı ve büyük bir sound değişimi yaptığı Sleep Well Beast albümüyle Grammy kazanmış, albümün turu daha yeni bitmiş ve tüm bu yorgunluğun sonunda artık bir mola ihtiyacı duyarken; Mike Mills’in ortaya çıkışı ve sonrasındaki gelişmelerle son yılların en iyi işlerinden biri ortaya çıkar: I Am Easy to Find. Mike Mills 20th Century Women sonrasında neler yapabileceğine dair arayış içerisindeyken, favori gruplarından The National’ın vokali Matt Berninger’e attığı ve çok da büyük umutlar beslemediği bir şeyler yapma fikrine dair maili sonrasında Berninger’in de Mills’in sinemasını çok sevdiği ortaya çıkıyor ve artan mail trafiğiyle beraber aylar süren çalışmanın ardından çok özel bir albüm olan I Am Easy to Find ve onun kısa filmi yayınlanıyor.[1] Alicia Vikander’in canlandırdığı karakterle albümün tanıtımının yapıldığı bu kısa film, bir kadının doğumundan ölümüne kadar giden bir hikaye… Çok kişi tarafından fark edilmeyen bu kısa film[2] Mills’in en iyi işlerinden. Bireyin çelişkisini, sıkışmışlıklarını, ücretli çalışmadan arta kalan vakitte yaşama gailesini… Beginners ve I Am Easy to Find, C’mon C’mon sinemasının biçiminin oluştuğu basamak noktaları buradan aldığımız verilerle tekrar filme dönüyoruz.

Geçmişten Günümüze Bir Aile Hikayesi: C’mon C’mon
c'mon c'mon 2021

Flashback’lerle beraber Johnny ve Viv’in annelerinin hayatının son günlerine zorlu geçen zamanlara gidiyoruz, geçmişten gelen bütün yükü birbirlerine boşaltırken ettikleri kavgalarla, kardeşlerinin neden uzun zamandır görüşmediklerini öğreniyoruz. Viv, psikolojik sorunlarla uğraşan eşi Paul’le ilgilenmek için Oakland’a gitmek durumunda kalınca telefon görüşmesinde Johnny’e laf arasında yokluğunda Los Angeles’a gelip uzun zamandır görmediği yeğeni Jesse ile vakit geçirmek isteyip istemediğini soruyor, Johnny ise bunu kısa süreliğine de olsa kabul ediyor. Jesse yaşıtlarına göre farklı bir çocuk biraz da asi ve en sevdiği oyun yetim bir çocuk rolüne bürünmek. Burada Woody Norman’ın oyunculuğuna bir parantez açmak gerekiyor, tabii ki Mike Mills’e… Harika bir performans, yönetmenin açtığı alanla birlikte özgür bir performans olduğu çok belli. Jesse karakterinin yetim çocuk rolüne girdiği oyun da bu arada The National grubu üyelerinden Aaron Dessner’ın çocuğunun oynadığı bir oyunmuş buradan esinlenilmiş. Tabii filme tekrar dönersek, Joaquin Phoenix ve Woody Norman’ın aşırı uyan kimyalarıyla ruhunu bulan film, Johnny’nin radyo programı için New York’a gitmek zorunda kalmasıyla farklı bir  yöne gidiyor. Viv’den bir şekilde izin almayı başarabilen Johnny, Jesse’yi de beraberinde New York’a götürüyor, bu anlara Johnny’nin radyo programı için çocuklarla yaptığı röportajlar farklı bir derinlik getiriyor. Çocukların Amerika’ya, yaşadıkları bölgeye ve hayata dair gelecek beklentileri, filmin hikaye anlatıcılığını daha geniş bir perspektife yöneltiyor. Direkt bir senaryoya bağlı olmayan bu anlar bir şekilde filmin duygusu içinde kalmayı başarıyor, çocukların filtresiz sözleri entelektüel açıdan bir düşünme haline bile sokabiliyor. Tekrar Johnny ve Jesse’nin hikayesine döndüğümüzde, Jesse’nin röportaj yapmayı reddetmesi ve onlar sokaklarda dolaşırken ses ekipmanlarıyla sokak kayıtları alması ve bu akışla beraber gelen anlar, sizi büyük bir hafifliğe doğru götürüyor. Detroit, New York ve New Orleans tüm bu farklı bölgelerden çocukların beklentileri, hayatları ve bölgelerine aidiyetleri büyük bir kontrast yaratıyor, çocukların filtresiz gözleri Amerika’ya ve farklı bölgelerine dair samimi ve anlaşılır profiller veriyor. Filmin hikaye anlatıcılığı dışında bir derdi daha var bunu ortaya koyuş şekli de orijinal ve özel.

c'mon c'mon 2021
Ayrıca İlginizi Çekebilir: 2022 Oscar Ödülleri: En İyi Film Tahminleri

Röportajlarda olan kontrast Johnny ve Jesse arasında da var, Jesse’nin çocuk olma zorlukları ve inadına, karakteri eklenince Johnny’nin sürekli bulmaya çalıştığı uzlaşma yolları bir başka tarafı ve buradan aslında sona doğru Jesse’nin içerisinde bulunduğu psikolojik hale bir kapı açıyor. Jesse annesiyle geçirdiği vakitleri ve annesini kendi gözüyle anlatırken ki kurgu ve o platonik anlatı sinema bu dedirtebiliyor insana ama sonrasında Jesse için evin anlamını öğrendiğimizde ve bu gezinin hiç bitmemesini isteyişinde farklı bir tarafı da görüyoruz. Bu da babasıyla geçirdiği vakitleri anlatırken ortaya çıkıyor ama iyi olan anne olsa da tek başına bütün bir yaşamı ve büyüme ortamını değiştiremiyor. Jesse gezi bitmesin istiyor, eve dönmek istemiyor, sokaklarda ses kaydı almaya devam etmek istiyor çünkü babasının durumu evdeki bütün aurayı ve psikolojisini esir alıyor. Bir Mills klasiği olarak hatta kendi hayatlarımızda da bir şekilde uzlaşıya dönüyoruz. Bunu başaramaya bildiğimiz zamanlar da oluyor ama uzlaşı ve ev çoğunlukla galip geliyor, bu da insanın sonunda döndüğü şeye huzura yine eve dair bir şey. Burada kurulan bu ikilik, Mills’in sinemasının önemli bir teması diyebiliriz bunu tabii ki Amerika tarzıyla yapıyor, dili buradan kuruyor farklı olan bu alışık olduğumuz tarza giderken ki yol ve haliyle Mills filmleri de bazan tatlı acı bile olsa bir şekilde uzlaşıyla bitiyor. Bu son bize yine küçük bir mutluluk veriyor, bir huzur… buna hiç değilse ben, minnettarım. Mills, Thumbsucker’dan, C’mon C’mon’a sinemasını geliştirip, dilini zenginleştirerek bunu başarmaya devam ediyor. Ve hayat çoğunlukla eve dönmekle alakalı, C’mon C’mon’da bütün yolun ardından eve dönüşe dair harika bir film.

[1] Yazının başlığında Mike Mills’in en sevdiği ve birlikte albüm çalışması yaptığı The National grubunun Empire Line şarkısından esinlenilmiştir.

[2] Mike Mills, Alicia Vikander, and The National Made the Most Beautiful Visual Album of All Time

[3] “I Am Easy To Find” – A Film by Mike Mills / An Album by The National

Puanlama

9.0

9.0
Kullanıcı Oyu: ( 2 oylar ) 4.5

Anıl Boydağ Sosyal Antropoloji mezunuyum ve her gün sinemayla yeni bir dünya inşaa ediyor veya bu dünyadan uzaklaşıyorum. Yazarken ise bunların kompleks bir halini ortaya çıkarmaya çalışıyorum izlemeye olan tutkumla.

Bir Cevap Yazın